Washington ve Tahran hattında aylardır süren gerilimde, Beyaz Saray'dan ezberleri altüst eden, bölgedeki tüm dengeleri sarsacak nitelikte bir açıklama geldi. Paris'te havalimanında gazetecilerin karşısına geçen ABD Başkanı Donald Trump, Orta Doğu politikasında radikal bir makas değişikliğinin sinyalini verdi. Yıllardır İran'a yönelik yaptırımların ve diplomatik krizlerin merkezinde yer alan balistik füze programı konusunda Trump'ın sergilediği esnek tutum, uluslararası ilişkiler uzmanlarını da şaşkına çevirdi. Bölge başkentlerinde kafalar karışırken, gözler iki gün içinde atılması beklenen imzalara kilitlendi.
Tarihi İmza İçin 48 Saat Süre Verildi
Paris'ten ayrılmadan önce uçak başında gündemi değerlendiren Trump, ABD ile İran arasında uzun süredir kapalı kapılar ardında yürütülen mutabakat metninin ne zaman ilan edileceğine dair çok net bir takvim verdi. Metnin üzerindeki son rötuşların yapıldığını kaydeden ABD Başkanı, "48 saat derdim. Henüz tam kesinleştirmedik. Şu anda son hali bu şekilde" ifadesini kullandı. Washington'ın Orta Doğu'daki askeri varlığının geleceğine dair soruları ise geçiştirmeyi tercih eden Trump, "Bir süre bekleyelim, bakalım süreç nasıl gelişecek. Bence her şey yolunda gidecek ama göreceğiz" diyerek temkinli bir iyimserlik sergiledi.
Sadece İran'a 'Hayır' Demek Adil Değil
Trump’ın basın toplantısına damga vuran ve Riyad ile Doha başta olmak üzere bölge başkentlerinde yankı uyandıran asıl çıkışı ise askeri dengeler üzerine oldu. İran'ın elinde sınırlı sayıda da olsa balistik füze bulundurmasının kendisi için bir problem teşkil etmeyeceğini açıkça ilan eden Trump, adalet vurgusu yaptı. Coğrafyadaki pek çok aktörün bu silahları envanterinde bulundurduğunu hatırlatan Trump, sadece İran'ı hedef tahtasına koymanın rasyonel olmadığını savundu.
Nükleer ile Balistik Füze Aynı Şey Değil
Körfez ülkelerinin askeri kapasitelerine atıfta bulunarak rıza gösteren bir yaklaşım sergileyen Trump, sözlerini şu çarpıcı kıyaslamayla tamamladı:
"Balistik füzeler, nükleer silahlarla aynı şey değil. Suudi Arabistan ve Katar gibi ülkeler bunlara sahipse, nispi orantı içinde bakıldığında bunun İran'da da olmasının sorun olmadığını söyleyebilirim."
Bu açıklamayla birlikte ABD, nükleer silahlanmaya kırmızı çizgi çekmeye devam ederken, konvansiyonel füze programları konusunda Tahran'a yeşil ışık yakmış oldu. İki ülke arasındaki nihai anlaşmanın detayları merakla beklenirken, Trump'ın bu esnek hamlesinin ardından Orta Doğu'daki geleneksel müttefiklerin nasıl bir pozisyon alacağı tartışılıyor.