Direksiyon başında kilometrelerce yol giden ve posta kutusunda gördüğü o soğuk radar cezasıyla sarsılan sürücüler için hesaplar sil baştan olacak.
"Acaba radar yanlış mı ölçtü?" şüphesiyle hakkını aramak isteyen ancak bürokrasinin kalın duvarlarına çarpan vatandaşın haklı feryadı nihayet Ankara'dan duyuldu.
Artan trafik cezaları cüzdanları yakarken, hız ihlali yaptığı gerekçesiyle ceza yiyen ancak cihazın doğruluğundan şüphe eden bir sürücünün başlattığı hukuk mücadelesi, milyonlarca araç sahibine derin bir nefes aldırdı.
Sır Gibi Saklanan Belgelere İtiraz
Olay, hız limitini aştığı gerekçesiyle idari para cezası kesilen bir vatandaşın, ceza tutanağında ihlali ispatlayan hiçbir belgenin bulunmadığını fark etmesiyle patlak verdi.
Cezanın iptali için soluğu sulh ceza hakimliğinde alan sürücünün ilk itirazının "Radar cihazının kalibrasyonunun güncel olduğu" gerekçesiyle reddedildiği aktarıldı.
Pes etmeyen vatandaşın, radar cihazının türü, modeli ve en önemlisi kalibrasyon belgelerini doğrudan emniyetten talep ettiği ancak kapıların yüzüne kapandığı kaydedildi.
Emniyet "Sadece Mahkemeye Veririz" Dedi
Bilgi edinme hakkının açıkça gasp edildiğini savunan sürücünün dosyası bu kez Kamu Denetçiliği Kurumu'nun (KDK) masasına geldi.
Kurumun, cezanın kesildiği il emniyet müdürlüğünden derhal savunma istediği ifade edildi.
Emniyetten gelen resmi yazıda yer alan ifadeler ise oldukça netti. Kurumun, kalibrasyon belgelerinin idarenin iç düzeni ve teknik altyapısına ait olduğu gerekçesiyle bireysel paylaşıma kapalı tutulduğunu, gerekli görülmesi halinde yalnızca yargı mercilerince resen talep edilebileceğini savunduğu vurgulandı.
Maskelenerek Verilmesi Şart
Dosyayı titizlikle inceleyen KDK, vatandaşı haklı bularak İçişleri Bakanlığı'na emsal niteliğinde bir tavsiyede bulundu.
KDK kararında, "Başvurana doğrudan uygulanan idari para cezasının hukuka uygunluğunu denetleyebilmesi için radar cihazının kalibrasyonuna ilişkin asgari bilgilerin kendisiyle paylaşılması gerekmektedir" denildi.
Cihaz seri numarası veya görevli personel gibi kamu güvenliğini ilgilendiren hassas verilerin ayıklanması veya maskelenmesi suretiyle asgari düzeyde bilgi verilmesinin pekala mümkün olduğu, bu imkan varken talebin tümden reddedilmesinin ise bilgi edinme hakkının özüne dokunan ölçüsüz bir müdahale olduğu ifade edildi.,
İçişleri Bakanlığı'nın bu tarihi tavsiye kararına vereceği resmi yanıt ve iptal davalarının seyrini değiştirecek yeni uygulamalar merakla bekleniyor.