Gündem

Tatili nasıl değerlendirmek gerekir

Tatili nasıl değerlendirmek gerekir?

Abone Ol

Bir eğitim öğretim döneminin yarısını daha 22.01.2010 Cuma günü itibariyle bitirdik. Milyonlarca öğrenci 15 günlük bir aranın ardından 08.02.2010 Pazartesi günü ders başı yapacaklar. Öncelikle belirtmeliyim ki alınan karneler bazı öğrenci ve velilerimizi sevindirirken bazılarını ise elbette üzecektir.

Karnesi iyi gelenler elbette sevinecekler fakat 2. dönemi unutmadan. Karnesi zayıf gelenler ise üzülmek yerine kendi içlerinde bir durum değerlendirmesi yapmalıdırlar. Derslerin toparlanabileceği bir dönem daha var. Eğer 2. dönemi daha iyi değerlendirirlerse başarılı olacaklarına eminim.

Tatili nasıl değerlendirelim

Okulların yarıyıl tatiline girmesi bir dönem boyunca yeni bilgi ve beceriler kazanmış öğrenciler için bir dinlenme ve soluk alma dönemidir.

Birçok öğrenci bu dönemi bol bol televizyon izleyerek, gece geç saatlere kadar bilgisayar başında oyun oynayarak ve ya bütün gün arkadaşlarıyla beraber olmak şeklinde geçirmek isteyebilir. Bunu hem kendisi hem de ailesi bir hak olarak görecektir şüphesiz. Kitaplar 15 gün sonra yerlerinden inmek koşuluyla raflara kaldırılacaktır.

Fakat yapılan araştırmalar gösteriyor ki böyle bir tatil anlayışı öğrenciyi dinlendirmekten ziyade yormaktadır. Özellikle fizyolojik ve psikolojik olarak öğrenci etkilenecektir.

Fizyolojik yapı ilk günlerde bu yeni duruma alışmakta güçlük çeker. Daha sonra ise tembelliğe alışan insan vücudu ve beyni tatilin bitmesiyle başlayacak olan aktif hayata uymakta türlü sıkıntılarla karşı karşıya kalacaktır.

Tatilini hiç bir şey yapmadan geçiren öğrenciler yeni duruma uyum sağlayamazlar. Bu da öğrencinin derslerden ve okuldan uzaklaşmasına neden olacaktır.

Peki, ne yapmalı?

Özellikle öğrenciler kendilerine bir ara dönem programı yapmalıdırlar. Bu program hem eğlenme ve dinlenmeyi, hem de ders çalışmayı ön plana alan bir program olmalıdır. Böyle bir program öğrencinin aktif dinlenmesini sağlarken aynı zamanda okul sürecinden de kopmasına engel olur.

1) Tatilde ders çalışma

Her öğrenci programı yaparken kendi özelliklerini dikkate alan bir stratejiyi uygulamalıdır. Günlük,  haftalık ve 15 günlük hedefler belirlenmeli ve bu hedeflerden taviz verilmemelidir. Hedef belirlemek kişinin motivasyonunu üst düzeye çıkaracaktır. İyi bir çalışma programı şu dört temel ilkeye göre hazırlanabilir:

2) Konu tekrarı yapmak

Kişi öğrendiklerinin % 70‘ini bir hafta içinde, % 50‘sini de birkaç saat içerisinde unutmaktadır. Ayrıca yeni öğrenilen konular eski öğrenilen konuları bozmaktadır. Dolayısıyla unutmanın ve bilgi bozulmasının önüne geçmek için mutlaka okulda görülen konular tekrar edilmelidir. Bunun için en uygun dönem ise şüphesiz yarıyıl tatilidir.

Eksik konuları tamamlamak: Konu eksiklikleri fazla olan,  konularını sınava yetiştiremeyeceğini düşünen bundan dolayı kaygılanan öğrenciler için bulunmaz bir fırsat dönemi. Bu tür öğrenciler ki bunların sayısı hiçte az değil öncelikle tam öğrenemedikleri konuları tamamlamalıdırlar. Sakın erteleme yapmayın. Çünkü böyle bir ara dönem bir daha olmayacaktır. İkinci dönem hem yoğun hem de hızlı geçecektir.

3) Kitap okumak

İşte size bir fırsat daha... Uzun zamandır kitap okuyamıyorsunuz. Hâlbuki hem kişisel gelişiminiz için hem de başarılı olabilmeniz için olmazsa olmazdır kitap okumak. Programın özellikle akşam saatleri kitap okumaya ayrılabilir.

4) Eğlenmeye vakit ayırmak

Ara dönemin bir diğer olmazsa olmazı da şüphesiz dinlenmektir. Bu dönem yorulan bedene ve zihne kendisini toparlayabilmesi için bir fırsat sunmaktadır. Yapmak istediğiniz fakat ders yoğunluğundan vakit bulamadığınız faaliyetler mutlaka vardır. Fakat bunları yaparken mutlaka ölçülü davranmak gerekir. Özellikle öğrencinin sağlığına dikkat etmesi önemlidir.

Anne babalara öneriler

Öncelikle çocuğunuz eğer düşük notlar almışsa bunun nedenlerini karşılıklı konuşarak çözümler bulmaya çalışın. Çocuklarınızın bu dönemi verimli bir şekilde geçirmelerine yardımcı olun. Onun yapmış olduğu aktivitelere katılın. Eğer çocuğunuz herhangi bir aktivitede bulunmuyorsa onu o konuda hareket etmeye teşvik edin.

Bu dönem çocuğunuzla vakit geçirebilmeniz için önemli bir fırsattır. Çocuğunuzla olabildiğince vakit geçirin. Onu anlamaya, tanımaya çalışın istek ve beklentilerini öğrenin. Unutmayın insan ilişkilerinde yaşanan birçok problemin kaynağında iletişimsizlik vardır.

Çocuğunuzun gösterdiği performansı başkalarıyla kıyaslamayın.

Çocuğunuzu ikinci döneme hazırlarken onu tehdit etmeyin. Örneğin; "bu dersleri ikinci dönem düzeltmesen görüşürüz" vb ifadeler çocuğunuz üzerinde gereksiz kaygı ve stres oluşturatacaktır. Çocuğunuza onu koşulsuz sevdiğinizi hissettirin. Unutmayın "vakit nakittir!"