Türkiye Gıda ve Şeker Sanayi İşçileri Sendikası Genel Başkanı İsa Gök, iklim krizine ilişkin bir yazılı basın açıklaması yaptı. Gök, iklim krizinin üretim hayatı, istihdam yapısı ve çalışma ilişkileri üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, sürecin artık ertelenemez bir ekonomik ve sosyal dönüşüm başlığı haline geldiğini ifade etti. Gök’e göre iklim değişikliği, sadece çevresel sonuçlar doğuran bir sorun olmaktan çıkmış; sanayiden tarıma, enerjiden dış ticarete kadar tüm üretim zincirini doğrudan etkileyen stratejik bir risk alanına dönüşmüş durumda.
TARIM VE SANAYİDE KIRILGANLIK ARTIYOR
Gök, dünyanın farklı bölgelerinde artan aşırı sıcaklıklar ve su kıtlığının tarımsal üretimde ciddi kayıplara yol açtığını belirtti. Bu tablonun yalnızca gıda arz güvenliğini değil, sanayi üretiminde hammadde teminini de zorlaştırdığını ifade etti. Gök, iklim krizinin etkilerinin doğal çevreyle sınırlı kalmadığını vurgulayarak, “Üretim süreçleri daha kırılgan hale geliyor, maliyetler yükseliyor ve tedarik zincirlerinde ciddi aksamalar yaşanıyor” değerlendirmesinde bulundu.
KÜRESEL TİCARETTE YENİ KURALLAR
Uluslararası ticaret sisteminde çevresel standartların giderek belirleyici hale geldiğine dikkat çeken Gök, özellikle Avrupa Birliği başta olmak üzere birçok ekonomik blokun karbon emisyonu ve sürdürülebilir üretim kriterlerini ticaret politikalarının merkezine yerleştirdiğini söyledi.
Gök, bu gelişmelerin Türkiye’nin ihracata dayalı üretim yapısını doğrudan etkilediğini belirterek, yeşil dönüşüm yatırımlarının hızlandırılmasının artık kaçınılmaz olduğunu ifade etti.
“ADİL DÖNÜŞÜM” VURGUSU
İsa Gök, düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecinin çalışanlar açısından risk değil, yeni istihdam alanları doğurabilecek bir fırsata dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.
Gök, bu sürecin ancak “çalışanların mağdur edilmediği, mesleki dönüşüm programlarının uygulandığı ve yeni istihdam alanlarının oluşturulduğu adil bir yapı” ile başarılı olabileceğini vurguladı.
COP31 SÜRECİNE STRATEJİK BAKIŞ
Türkiye’nin 2026 yılında COP31 İklim Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak olmasının önemli bir fırsat olduğunu belirten Gök, bu sürecin yalnızca diplomatik bir organizasyon olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Gök, sanayi, tarım, yerel yönetimler ve akademinin birlikte hareket ettiği kapsamlı bir dönüşüm sürecine ihtiyaç olduğunu dile getirdi. Gök, gıda güvenliği, yenilenebilir enerji, su yönetimi, döngüsel ekonomi ve yeşil sanayi politikalarının artık geleceğin değil bugünün zorunlulukları haline geldiğini söyledi.