İZMİR - İzmir‘de 2009 yılında başlatılan ve bu yıl ülke genelinde uygulanmaya konulan ‘‘risk odaklı denetim‘‘le, özellikle ilaçtaki suistimalin çok büyük oranda azaldığı bildirildi.
SGK İzmir İl Müdürü Mustafa Keskin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, genel sağlık sigortası ve sağlıkta dönüşümle birlikte sağlık hizmetlerine ulaşımın kolaylaştığını, bunun da vatandaş memnuniyetini arttırdığını, aile hekimliği müessesesi kurulmadan önceki dönemle bugün kıyaslandığında memnuniyet oranının iki katına çıktığını söyledi.
Keskin, muayene sırası alabilmek için sabah erken saatte sıraya girmek zorunda kalan, aynı şekilde ilacını alabilmek için saatlerce kuyrukta bekleyenlerin görüntülerinin artık ‘‘tarih olduğunu‘‘ anlattı.
Sağlık hizmetlerine kolay erişim ve ilaç kullanımı konusunda herhangi bir kısıtlamaya gidilmediğini, ancak gereksiz ilaç kullanımının da önüne geçilmesi gerektiğini vurgulayan Keskin, bu kapsamda denetimlerini yoğunlaştırdıklarını dile getirdi.
-İzmir‘de başlatıldı Türkiye‘ye yayılıyor-
Mustafa Keskin, önceki dönemde denetim ekiplerinin eczaneleri yılda bir, özel hastane, tıp merkezi gibi sağlık sunucularını yılda iki kez ‘‘planlı‘‘ denetime tabi tuttuklarını, yeni uygulamayla risk ve suistimal odaklı denetim gerçekleştirildiğini, 1 Ocak 2012 tarihinde hayata geçirilen ‘‘Data Madenciliği ve Risk Odaklı Denetim‘‘ projesiyle denetimin etkinleştirilmesinin hedeflendiğini söyledi.
İzmir SGK olarak 2009 yılından bu yana risk odaklı denetimleri sürdürdüklerini belirten Keskin, ‘‘Yeni genelgeden önce, kurum bilgisayar sistemimiz üzerinden eczane, optik ve özel sağlık hizmeti sunucularını takibe alıp risk odaklı denetimleri başlatmıştık. Üçüncü yılımızdayız ve çok da başarılı şekilde ilerliyor. Aldığımız sonuçları göz önünde bulundurursak, rutin denetim yerine risk odaklı denetimlerin daha etkili olduğunu görüyoruz‘‘ dedi.
Keskin, kuruma bildirilen ihbar şikayetleri ve fatura incelemeleri kapsamında denetimlerin gerçekleştirildiğini, bilgisayar üzerinden sağlık hizmet sunucularını taradıklarını, standart sapması yüksek olan sunucuyu incelemeye aldıklarını, eczanelerde ise pahalı ilaçları saptayıp il ortalamasına baktıklarını, eğer bir eczane bu ilacı ortalamanın üzerinde satmışsa ya da bir hekim bu ilacı ortalamanın üzerinde yazmışsa bunu incelemeye aldıklarını anlattı.
Uygulamaya önce ilaçta başladıklarını dile getiren Keskin, şöyle konuştu:
‘‘35 tane ilaç tespit ettik. Dedik ki ‘biri suistimal yaparsa, aspirinle yapmaz bunu. Zaten fiyatı düşük. Suistimal fiyatı yüksek olan ilaçlarda olabilir‘ dedik. Bunlar da mesela kemoterapi, tansiyon, kardiyoloji ve psikiyatride kullanılan ilaçlardır. Fiyatı 500 liranın üzerinde olan ilaçları belirledik. Bunun Türkiye‘de eczane başına yapılan aylık satış miktarını bulduk. Diyelim ki 2,5. İzmir‘de de ortalamasını çıkardık ve burada da aynı rakamlar çıktı. Bu rakamın üzerinde satış yapan eczanelere baktığımızda, 80 tane eczane çıktı. Ortalama 2,5 iken, bunları 80, 90 hatta 100 tane satanlar çıktı. Bunun şöyle bir tarafı olabilir; eğer sinir hastalıkları hastanesinin yanındaysa, bu doğru olabilir. Ama bizim için risk içeriyor, doğruluğunu araştırmamız gerekiyor dedik ve bunların tamamını inceledik. Bir yönlendirmenin olması ya da ilaçların doktorlar tarafından yazılıp o eczaneye gönderilmesi, kullanmayanlara bu ilaçların yazılması gibi tespitler yaptık. Sonuçta 7 tane fesih gerçekleştirdik.‘‘
Keskin, hastaneleri ve optikçileri de içine alacak şekilde risk odaklı yöntemler geliştirdiklerini bildirdi.
-‘‘İlaçta suistimal çok azaldı‘‘-
Risk odaklı denetimle ceza alan kuruluş sayısının yıldan yıla azaldığını belirten Keskin, ‘‘Etkin denetimin böyle güzel bir yanı vardır. Amaç da zaten işlerin nizami yapılması. SGK artık sağlıkla ilgili güncellemelerin 20 ay gerisinden gelmiyor. Eskiden reçeteler ya da faturalar 20-25 ay geriden incelenirdi. Yani bizim 25 ay geriden incelediğimiz eczane, o konudaki suistimalini bırakmış, belki de başka bir konuda suistimal yapıyor. Şimdi, eczane ya da hastaneler hiçbir şekilde avansa düşmüyor. Avansa düşmemek şu demek, bu ay gelen faturayı biz ertesi ay içinde incelemelerini yapıyoruz ve ödemeyi gerçekleştiriyoruz. Eğer faturayı bir aylık süre içinde inceleyip ödeyebiliyorsanız, riski anında tespit edebiliyorsunuz. Bunun üzerine gittiğinizde, piyasa çok duyarlı hale geliyor, suistimal sayıları azalıyor‘‘ dedi.
SGK İzmir İl Müdürü Mustafa Keskin, İzmir, Aydın, Manisa, Muğla ve Uşak‘ta 2009 yılının son 5 ayında 119 eczaneye uyarı, 22 eczaneye fesih işlemi gerçekleştirildiğini ve 128 bin lira ceza kesildiğini, 2010‘un tamamında uyarı yapılan eczane sayısının 92, sözleşmesi feshedilen eczane sayısının 22, ceza tutarının 92 bin lira olduğunu, 2011‘de yılında ise uyarı yapılan eczane sayısının 14‘e, fesih yapılan eczane sayısının 1‘e, ceza tutarının 12 bin liraya düşüğünü bildirdi.
2010‘da gerçekleştirdikleri 767 denetim sonucu toplam 5 milyon 553 bin lira cezai işlem uygulandığını, 2011‘de 565 denetime karşılık 11 milyon 63 bin liralık ceza kesildiğini anlatan Keskin, bu yılın ilk 4 ayında ise 108 denetim sonucu cezai işlem tutarının 1 milyon 378 bin lira olduğunu sözlerine ekledi.