Saadet Partisi, “Türkiye’de Anayasal Düzenin Dönüşümü” başlıklı bir rapor yayınladı. 2018 sonrası yönetim modeline ilişkin değerlendirmelerin yer aldığı raporda, yürütme yetkisinin tek merkezde yoğunlaştığı, karar alma süreçlerinin hızlandığı ancak buna paralel olarak çoğulcu katılımın ve denetim mekanizmalarının zayıfladığı tespitine yer verildi.
MERKEZİLEŞEN YÜRÜTME GÜCÜ
Raporda, 2018 sonrası sistemde yürütme gücünün büyük ölçüde Cumhurbaşkanlığı bünyesinde toplandığı belirtilerek, bu durumun karar alma süreçlerini hızlandırdığı ancak kurumsal çeşitliliği azalttığı ifade edildi. Yeni yapıda bakanlıklar ve uzman kurumların etkisinin gerilediği, politika üretiminin daha dar bir merkezden yürütüldüğü kaydedildi. Bu durumun, hızlı koordinasyon avantajı sağlasa da uzmanlık temelli katkıyı sınırlayabileceği vurgulandı.
MECLİS VE YARGI VURGUSU
Meclis’in yasama ve denetim kapasitesinde önceki döneme göre belirgin bir zayıflama yaşandığı değerlendirmesinin yer aldığı raporda, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin artan etkisinin, yasama sürecinin ağırlığını değiştirdiği ifade edildi. Yargı alanında yapılan düzenlemelerin de bağımsızlık tartışmalarını beraberinde getirdiği belirtilerek, denetim mekanizmalarının etkinliğinin azaldığına dikkat çekildi. Bu durumun, hukuk sisteminin dengeleyici rolünü zayıflatabileceği uyarısı yapıldı.
2018 ÖNCESİ VE SONRASI KARŞILAŞTIRMA
Raporda, 2017 Türkiye anayasa referandumu süreci ve sonrasında şekillenen yeni yönetim modelinin, yalnızca bir sistem değişikliği olmadığı, devletin işleyiş biçimini de kökten dönüştürdüğü ifade edildi. 2018 öncesi parlamenter sistemde karar alma süreçlerinin daha çok aktörle yürütüldüğü, bunun zaman zaman yavaşlığa neden olsa da daha dengeli bir yapı sunduğu belirtildi. Buna karşın yeni sistemde hız ve merkezileşmenin öne çıktığı vurgulandı.
KOORDİNASYON VE KURUMSAL DÖNÜŞÜM
müsteşarlık gibi ara kurumların kaldırılmasının bürokrasi ile siyaset arasındaki koordinasyonu zayıflattığı da raporda ifade edildi. Bu durumun bazı alanlarda uyum sorunlarına yol açtığı ve karar süreçlerinde tıkanmalara neden olabildiği kaydedildi.
TEKİN: “MEVCUT HIZ, KATILIMI AZALTIYOR”
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. Sinan Tekin, yeni yönetim sistemine ilişkin yaptığı değerlendirmede yürütme gücünün merkezileşmesine dikkat çekti. Tekin, hızlı karar alma süreçlerinin bazı avantajlar sağladığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bu hız, karar süreçlerine farklı görüşlerin katılımının azalması ve denge-denetim mekanizmalarının zayıflaması gibi önemli tartışmaları da gündeme getirmiştir. Yeni sistemle birlikte Meclisin yasama ve denetim gücünde gerileme yaşanmış, yargının bağımsızlığına ilişkin şüpheler artmıştır. Bürokratik yapıdaki değişiklikler, kurumlar arası koordinasyon ve uzmanlık temelli politika üretimi açısından bazı zorluklara yol açmıştır.”