Dünya

Putin'den Zelenskiy'e Rest: Mektubu kaba, görüşmenin anlamı yok

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna lideri Zelenskiy’nin kendisine gönderdiği mektupta kaba ifadeler yer aldığını belirterek, şu aşamada yüz yüze bir görüşme gerçekleştirmenin hiçbir anlamı olmadığını söyledi.

Abone Ol

Ukrayna cephesinde silahların gölgesinde diplomatik bir çözüm aranırken, Moskova’dan gelen son açıklamalar masadaki tüm umutları bir kez daha tüketti. St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu’nda (SPIEF) dünya basınının karşısına geçen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kiev yönetiminin diyalog zeminini kasten baltaladığını öne sürdü. Liderler düzeyinde bir temasın tamamen rafa kalktığı bu kritik süreçte Putin’in mesajları, sahadaki askeri hareketliliğin daha da sertleşeceğinin sinyallerini taşıyor.

"Böyle Bir Görüşme Yapılmaması İçin Yazılmış"

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin kendisine hitaben kaleme aldığı mektubun içeriğine dair ilk kez konuşan Putin, diplomatik teamüllerin dışına çıkıldığını vurguladı. Mektubun amacının barış olmadığını savunan Rus lider, sert eleştirilerde bulunarak şu ifadeleri kullandı:

"Mektupta oldukça kaba ifadeler var. Bu, yüz yüze görüşme için koşul oluşturmak için mi yoksa böyle bir görüşme yapılmaması için mi yazıldı? Bence ikincisi. Şimdilik Zelenskiy ile görüşmenin herhangi bir anlamını görmüyorum."

Görüşme kapılarını kapatan Rus lider, Kiev’e verilmesi gereken asıl yanıtın mektupla değil, sahadaki ordu eliyle olacağını belirterek, "Yoldaş askerler, bütün ülke size bakıyor, sizinle gurur duyuyor ve size güveniyor. Görevinize devam edin kardeşlerim" diyerek cepheye doğrudan seslendi.

"Trump Olsaydı Bu Savaş Başlamazdı"

Küresel siyasete ve ABD seçimlerine yönelik de çarpıcı bir analizde bulunan Vladimir Putin, Beyaz Saray'daki liderlik değişimlerinin dünyayı nasıl etkilediğini anlattı. Donald Trump’ın 2020’deki pozisyonuna atıfta bulunan Putin, "Eğer o dönemde Trump başkan olsaydı, seçimlerde kandırılmasaydı ve iktidarda olsaydı, belki gerçekten bunlar yaşanmazdı" değerlendirmesini paylaştı. Ukrayna yönetiminin ABD’den silah tedarik etmek istediğini ancak Trump’ın olası bir anlaşmada garantör olmasını reddettiğini aktaran Rus lider, "Bunun nedenini anlamakta zorlanıyorum" dedi.

Orta Doğu’da Washington ve Tel Aviv hattında tırmanan İran gerilimine de değinen Putin, nükleer iddialara dair Moskova’nın elindeki verileri açıkladı. Rusya'nın elinde İran'ın nükleer silah üretmeye çalıştığına dair herhangi bir bilgi bulunmadığını kaydeden Putin, denge politikasını koruduklarını belirterek, "Hem Washington hem Tahran hem de Tel Aviv ile temas halindeyiz" diye konuştu.

Batı Finans Sistemine Güven Bitti: BRICS'te Dev Hacim

Konuşmasının ekonomi bölümünde Batılı ülkelerin uyguladığı yaptırımları ve Rus rezervlerine el konulmasını sert bir dille eleştiren Putin, bu hamlelerin avro ve doların küresel hakimiyetini "dönüşü olmayan şekilde" sarstığına dikkat çekti. Dünyanın acilen modern, esnek ve siyasi engeller taşımayan yeni bir finansal mimariye ihtiyaç duyduğunu belirten Putin, Batı altyapısını kullanan tüm ülkeleri şu sözlerle uyardı:

"Rusya gibi tüm diğer ülkeler, dolar veya avro cinsinden tutulan varlıklarına ve Batı finansal ödeme altyapısına erişimini her an kaybedebilir. Herkes risk altında."

Bu baskılara karşı BRICS blokunun alternatif bir güç merkezi haline geldiğini ifade eden Rus lider, üye ülkeler arasındaki ticaret hacminin yılda 1 trilyon doları aştığını kaydetti.

Maaşlar Yüzde 30 Arttı

Rusya iç pazarındaki ekonomik verilere de değinen Putin, büyüme hızlarının avro bölgesinin son yıllardaki seviyelerine oldukça yakın seyrettiğini bildirdi. Ekonomik büyümenin enflasyondaki düşüşle el ele gitmesi gerektiğine işaret eden Putin, halkın alım gücüne dair de bir veri paylaştı. Rus ekonomisinde reel ücretlerin son 5 yılda yüzde 30'dan fazla arttığını kaydeden Putin, bundan sonraki süreçte refah artışının ve ücret yükselişlerinin doğrudan iş verimliliğiyle bağlantılı olacağını ifade etti.