Emekli Yarbay Şenol Özbek, "Dışarıya karşı örgütlediğiniz bir müesseseyi kendi vatandaşınıza karşı kullanamazsınız" sözleriyle, terörle mücadele ordunun kullanılmasının yanlış olduğunu ifade ederken, polisin terörle mücadelede memur kılınmasının da hüsran olacağını söyledi.
Emekli Yarbay Şenol Özbek, TV8‘de katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Terörle mücadelede hatanın isimlendirmeden başladığını ifade eden Özbek, "Terörle mücadele adında; sığ, içi boş, doldurulmamış bir kavram var. Bu işin adının ‘terörizmle mücadele‘ konması gerekir. Terör ile terörizm farklı şeylerdir. Şu anda yaşadığımız manada ortaya çıkan terörü algılamamız için formüle etmemiz gerekiyor; bir teröre altyapı oluşturan, istismar edilmeye müsait bir sistem olacak. Kendi vatandaşı ile uğraşan bir sistem. Bu halk, devlette ne bulamadı da örgütsel yapıyla birlikte olmak zorunda kaldı? İki; mağdur olan kitle olacak, üç; sorunları çözmek için örgütlü bir yapı olacak. Sorununu dillendireceğim diyen bir yapı olacak. Bu PKK oluyor. Bu örgütlü yapının ideolojik boyutu olacak. Teori ortaya konacak. Bu işin bir dış desteği olacak. Bütün bu ayaklar oturmamışsa terörün yer tutması, halkta taban bulması zordur" dedi. Terör ile mücadelenin terörist ile mücadele demek olduğunu ifade eden Özbek, "Doğru kategorize etmek lazım bunu da. Ön istihbarat elde etmemişseniz olayları engelleyemezsiniz. Dağdaki teröriste yapılan operasyonla bir mahalledeki evde örgütlenen teröriste yapılan operasyon aynı değildir" dedi.
Akıllı devlet Öcalan‘ı kullanır
‘Akıllı devlet‘in Abdullah Öcalan‘ı kullanarak sorunu çözmeye çalışacağını savunan Özbek, "Öcalan‘ı alıp Türkiye‘ye getiren devlet, Öcalan‘ı kullanarak bir şeyleri çözmeyi göze almış demek ki. Uçağını düşürseydiniz, Şam‘da, İtalya‘da vursaydı iki vatan evladı. Bu ülkenin Abdullah Öcalan‘ı ortadan kaldıracak personeli var. İsteseydi bu devlet Şam‘da da vururdu. Çözüm süreci yaşamayı devlet kabul etmiş demektir. Akıllı devlet Abdullah Öcalan‘ı kullanarak sorunu çözmeyi düşünür zaten" diye konuştu. Terörizm ile mücadele edecek olan sistemin dağdaki teröristin formasyonunu karşılaması, devlet memuru mantığı ile çalışmaması gerektiğini belirten Özbek, "Gönüllülük esas olacak teşkilatta. Beslenmesini dahi kendi insiyatifine bırakmayacaksınız. Devletin hantal yapısının dışına çekeceksiniz. Böyle yaparsanız, terörist başlar ‘Bu adam nerede benim karşıma çıkacak?‘ demeye. Gidecek haklayacak gelecek. Cenaze namazında devlet erkanının olması, ‘şehitler ölmez vatan bölünmez‘ sözleri yanlıştır. Dağın havasını medya eli ile evlere pompalarsanız terörizmle mücadele etmiş olmazsınız, terörü destekleme faaliyeti haline getirirsiniz" dedi.
Orduyu kullanmak yanlış
Devletin bütün kurumları bu işin içinde olması gerektiğini ancak, Kandil‘e operasyonu ordunun 3 ay eğitim gören askerle yapmaması gerektiğini belirten Özbek şöyle devam etti: "Ordu, dış ayakla ilgili vazifelerde olacak. Polisi bu duruma memur kılarsanız hüsrana uğrarsınız. Teröriste karşı nasıl mücadele edilecek? Biz mücadelede orduyu kullandık. Bu bir yanlıştır. Dışarıya karşı örgütlediğiniz bir müesseseyi kendi vatandaşınıza karşı kullanamazsınız. Ordu gibi bir müesseseyi bir takım kısır tartışmalara çekmiş olursunuz. 30 yıldır biz bu hatayı yapıyoruz."dedi