Gündem

Özgüven başarıyı destekliyor

Özgüven başarıyı destekliyor

Abone Ol

Çocuğun çaba gösterdiği emek verdiği şeyleri takdir etmeliyiz.

0-6 yaş özgüven oluşumunun gerçekleştiği bir süreçtir bu dönem aile çocuğu desteklemelidir.

Çocuklarda özgüven sağlıklı bir şekilde desteklendiğinde bu çocuklar ileride başarılı oluyorlar.

Çocukların özgüvenini geliştirebilmek için aile çocuğun olumlu taraflarını ifade etmeli, olumsuz taraflarını kabullenmelerini sağlamalıdırlar.

KİBİRLİ İNSAN KENDİNİ GÖREMEZ

Kibirli insanlar, genellikle maddiyat odaklıdırlar. İnsanları statülerine ekonomik imkanlarına bakarak ayrıştırırlar ve kendilerini olduğundan farklı gösterdiklerinden çoğu zaman yalnız kalırlar. Kibir insanı kendi kozasına alır ve yalnızlaştırır. Çünkü onlara göre toplumun büyük bir kısmı aşağı seviyede yer almaktadır ve bu kimselerle oturup kalkmak doğru değildir. Onlar, bulundukları durumun farkında olmadıklarından kendilerini her zaman zirvede görürler.

YALNIZ KALIRLAR

Kibir sahibi insanlar karanlık bir tünele hapsolmuşlardır. Burada çaresiz ve yalnız kalırlar ve kendilerini hiçbir zaman göremezler.

Çevrelerindeki insanlar tarafından sevilmezler

Kendilerini olduğundan farklı gösterdiklerinden, yalancı bir kişilik oluştururlar

İnsanların sorunlarına karşı duyarsızdırlar ve sadece kendileriyle meşgul olurlar.

İnsanlara saygı göstermezler ama herkesin kendilerine saygı göstermelerini beklerler.

İç dünyalarında sürekli savaş yaşamaktadırlar.

NELER YAPILABİLİR?

Kibir manevi bir hastalıktır. Kişi bu durumdan kurtulmak için, Allahın yarattı bütün varlıklara saygı ve sevgi beslemelidir. İnsanları sahip olduklarıyla değil davranışlarıyla değerlendirmeli ve anlamaya çalışmalıdırlar.

İnsanları ve dünyayı olması gerektiği yere koyuncaya kadar iç yolculuklarına devam etmelidirler.

HASED BİR HASTALIKTIR

Hazreti Peygamber, "Ateşin odunu yakıp bitirdiği gibi haset de iyilikleri yer bitirir." buyurur. Hased yıkıcı bir duygudur ve tahribatın büyük bir kısmını sahibine yapar. Çünkü kişi başkalarının sahip olduğu maddi ya da manevi imkanların yok olmasını istemektedir. Bu da kalbe etki eden olumsuz bir duygudur.

Rabbimiz, Kitabında bu menfi tutumun kişi ve toplumların imanî boyutunu zedeleyebileceğini şöyle vurgulamaktadır :

"Ehl-i kitaptan çoğu, hakikat apaçık belli olduktan sonra, sırf içlerindeki hasetten ötürü, sizi îmânınızdan vazgeçirip küfre döndürmek isterler." (el-Bakara, 2/109) Buradan da anlaşılacağı üzere, asırlardır Müslüman kanıyla beslenen ve onları imanlarından vazgeçirmeye çalışan zümrelerin bu isyanlarının altında hased duygusu vardır.

HASED EDEN ZARARDADIR

Hz. Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem-"Bir kulun kalbinde îmânla haset bir arada bulunmaz" Buyurmaktadır. Efendimiz burada hasedin kalbi bir durum olduğuna dikkat çekiyor. İman insana sorumluluğunu hatırlatıyor hased ise yıkıyor tahrip ediyor.

Bir hadisi şerifte Resûlullah -sallallâhu aleyhi ve sellem- ümmetine şöyle hitap etmektedir:

"Birbirinize haset etmeyinız, alış verişte müşteriyi kızıştırmayınız, birbirinize buğz etmeyiniz, birbirinizden yüz çevirmeyiniz!... Ey Allah‘ın kulları! kardeş olunuz! Müslüman müslümanın kardeşidir: Ona zulmetmez, onu yardımsız bırakmaz, onu küçük görmez. (Göğsüne işâret ederek) Takvâ buradadır, takvâ buradadır, takvâ buradadır! Kişiye kötülük olarak müslüman kardeşini hor görmesi yeter. Her Müslümanın kanı, malı ve namusu diğer müslümana haramdır. Allah, sizin bedenlerinize ve sûretlerinize değil, ancak kalplerinize bakar." (Müslim, Birr, 32-33)

Hased eden kişi şunu bilmelidir ki, insana her türlü nimeti veren Allahtır. O halde insanların sahip olduğu nimetlere hased etmek ve onların yok olmasını istemek büyük bir gaflettir.

Hased kardeşlik duygusunu zedeler

İnsan ilişkilerini zayıflatır

Kişinin huzurunu alıp götürür

EY ALLAH‘IN KULLARI KARDEŞ OLUN!

Hazreti Peygamber‘in ,"Ey Allah‘ın kulları! Kardeş olunuz!" şeklindeki uyarısı, kötü huyların terk edilmesinde ve olumlu davranışların ortaya çıkmasında büyük bir tesire sahiptir.