Medya mensupları olarak bir gerzekleşme dönemi mi yaşıyoruz anlayabilmiş değilim.. Medya alanında yaşanan çok hızlı teknolojik gelişmeye karşılık insan malzemesinde gerileme mi görülüyor Bu meslekte 40. yıla yaklaşırken olan biteni anlamakta zorluk çekmeye başlıyorum.. Dilerim bizim mesleğe hiçbir yerde dikiş tutturamayanlar girmeye başlamamıştır.  Gazetelerde öyle haberlere rastlıyor ve okuyorum ki bu haberleri hazırlayanlar kesinlikle bu ülkede yaşıyor olamazlar diye düşünüyorum.

***

CHPile DSPnin baraj korkusu sebebiyle ortak liste halinde seçimlere girme hususunda anlaşmaya varmış olmalarının gazete ve televizyonlarda "Solda birleşme" olarak takdim ediliyor olması karşısında insan şaşırıp kalıyor.. Birleşme ile ortak liste arasındaki o çok önemli farkı farkedemeyen ya da işlerine öyle geldiği için fark etmek istemeyen arkadaşlar bu mesleğe bir katkıda bulunabilirler mi Gönüllerinden solda birliğin sağlanması geçiyor olabilir. Ama, CHP ile DSP arasında varılan mutabakat kesinlikle birleşme değil sadece ve sadece seçimlere tek liste halinde girmekten ibaret. Hatta, bu ortak liste işinin bile tam olarak sağlanabildiğini söylemek mümkün değil.. Çünkü, Zeki Sezer aday bile olmayarak partisinin başında durmayı tercih ediyor. Elbette partiler seçimlere ortak liste halinde girebilirler buna bir itirazım olduğu için CHP-DSP anlaşmasını dile getiriyor değilim.. Ortak liste ile seçime girme kararını alayı vala ile solda birleşme olarak takdim edenlerin yaşadığı garabete dikkat çekmek istiyorum.

***

Bir başka husus ise son bir haftadır.. MHPnin Tunceliden alevi aday göstereceğinin basında yer alması.. Bu da yetmedi ardından AKPden bazı alevilerin aday adayı olarak müracaat etmiş olmaları allanıp pullanmaya başlandı.

İyi de bu memlekette aleviler sağ ya da sol partilerden ilk defa bu seçimlerde mi aday adaylığına müracaat ediyor ve aday olacaklar Yani şimdiye kadar alevilerin milletvekili adayı olması mümkün değil miydi Söz gelimi şimdiye kadar MHPden hiçbir alevi aday olmadı mı

Nasıl oluyor da bu ülkenin birer vatandaşı olan insanların yıllar yılı yaşadığı bir gerçeği ilk defa oluyormuş ve alkışlanacak bir durummuş gibi takdim edebiliyorlar Bu memlekette böyle bir ayrım var mı Yok da bazıları böyle bir ayrımı körüklemeye mi çalışıyorlar

Bu noktada Milli Görüş partilerinden Refahın Tunceli il başkanı bir alevi dedesiydi.. Şimdi rahmetli olan Mehmet İpekoğlu, genellikle Mehmet İpek olarak bilinirdi.. Bizler kendisine İpek Amca olarak hitap ederdik. İpek Amca Refah Partisinin kapatılmasının ardından kurulan Fazilet Partisinin de il başkanlığını yaptı. Milletvekili seçimlerinde Milli Görüş partilerinin adayı oldu. Milli Görüş Partilerinin alevi adayı sadece İpek Amca dan da ibaret değildi.. Ama, o zamanlar Milli Görüş camiası bunun reklamını yapmayı hiç düşünmedi.. Çünkü, böyle bir olay gayet doğaldı. Ama, şimdi bir bakıyoruz falan filan partiler bu seçimlerde listelerinde alevi adaylara yer verecekler şeklinde bir kampanya yürütülüyor.. Bu memleketin vatandaşı olan herkesin seçimlerde aday adayı ve aday olma hakkı olduğuna göre bu işin müthiş bir olaymış gibi takdimi yanlış olmuyor mu Listelerine almayı düşündükleri insanları rencide etmez mi

Sanıyorum bu yayınların benim açımdan bir faydası oldu İpek Amcayı bu vesile ile bir kez daha rahmetle anıyorum.. Ankaraya Genel Merkeze her gelişinde gazeteye uğrar kendisi ile sohbet ederdik.. Hatta, bir seçimin ardından Ankaraya geldiğinde kendisine seçimlerin nasıl gittiğini sorduğumda, "Seçim kampanyasını yürütmek için maddi imkanım kafi gelmedi. Bir ineğim vardı  sattım, onunla kampanyayı yürüttüm. İkinci bir ineğim olsaydı kampanyayı daha hızlı yürütebilir ve seçimi kazanabilirdim" demişti.

Demek istediğim o ki, partilerin listelerinde alevi adaylara yer vermiş olmalarının orijinal bir yanı yok.. Bu Mecliste kurulduğu günden beri alevi vatandaşlarımız bulunmuştur, bundan sonra da bulunacaktır. Çünkü, işin gereği budur..  Hiç kimse reklam uğruna keyf bağışlıyormuş gibi bir hava estirmemelidir. Estirilmesi ahlaki olmaz. Doğru da olmaz.