Orta Doğu’da 10 günlük mühletin yankıları sürerken, Netanyahu’dan sürecin geleceğine dair temkinli ve sert bir mesaj geldi. Lübnan ile girilen diplomatik yolu "uzun bir yürüyüş" olarak nitelendiren Netanyahu, her ne kadar barış için bir kapı aralansa da askeri operasyonların tamamen rafa kalkmadığının sinyalini verdi.
43 YIL SONRA DOĞRUDAN GÖRÜŞME TRAFİĞİ
İsrail ile Lübnan arasında yürürlüğe giren ateşkesin diplomatik boyutuna dikkat çeken Netanyahu, tarihe not düşülecek bir ayrıntıyı paylaştı. Netanyahu, "Size hatırlatmak isterim ki, 43 yıl sonra ilk kez İsrail temsilcileri Lübnan temsilcileriyle doğrudan görüşüyor. Barışa giden yol hala uzun, ancak biz bu yola çıktık" ifadelerini kullandı. Görüşme trafiğinin meşruiyetine ve ciddiyetine vurgu yapan Başbakan, Lübnan ile varılan bu mutabakatı, "Bir elimiz silah tutuyor, diğeri ise barış için uzanıyor" sözleriyle özetledi.
"STRATEJİK HEDEF HİZBULLAH'IN TASFİYESİ"
Ateşkes kararına rağmen İsrail'in askeri ajandasından taviz vermediği kaydedildi. ABD Başkanı Donald Trump'ın talebi üzerine diplomatik ve askeri çözüme bir fırsat tanıdıklarını belirten Netanyahu, asıl amacın değişmediğini vurguladı. Netanyahu, "Bir hedefimiz daha var, o da Hizbullah'ın tasfiye edilmesi. Size tekrar tüm samimiyetimle söylüyorum ki bu bir günde gerçekleşebilecek bir şey değil" dedi. Bu açıklamalar, 10 günlük sürenin sonunda operasyonların yeniden alevlenebileceği ihtimalini de beraberinde getirdi.
İMHA EDİLEN ROKETLER VE GİZLİ PLANLAR
Sahadaki askeri başarı iddialarını da sıralayan Netanyahu, Hizbullah’ın tanksavar saldırılarının büyük oranda önlendiğini ve roket kapasitesinin yüzde 90’ının imha edildiğini öne sürdü. Ancak tehdidin tamamen geçmediğini kabul eden İsrail Başbakanı, "Açıkçası, henüz işimizi bitirmedik. Geriye kalan roket ve insansız hava aracı (İHA) tehditlerine ilişkin çeşitli, detaylarından bahsedemeyeceğim planlarımız var" şeklinde konuştu. Bu ifadeler, İsrail ordusunun ateşkes süresince de hazırlıklarını sürdürdüğü şeklinde yorumlandı.