Gündem

Neden “NATO’nun şu kötülükleri de oldu!” diyemiyorsunuz! NATO hemen her ülkede darbeler planlamadı mı! NATO'nun 15 Temmuz darbesi’nde rolü yok muydu? Bu kalemler bugünlerde neden sustu?

Bir dönem ABD ve NATO politikalarını sert sözlerle eleştiren bazı isimlerin bugün sessiz kalması dikkat çekiyor. Yazı, geçmişte dile getirilen eleştirileri hatırlatarak bu değişimin nedenlerini ve kamuoyunda oluşturduğu soru işaretlerini gündeme taşıyor.

Abone Ol

Bir ilginç suskunluktan bahsetmek isteriz…

İsim vermeden, adres vermeden… Okur ne demek istediğimizi, kimleri anlatmak istediğimizi elbette takdir edecektir…

* Bir zamanlar ‘radikal’ gezen ve geçinen kalemler…

* Bir zamanlar Amerika’yı üst perdeden eleştiren kalemler…

* Bir zamanlar ABD’yi ve NATO’yu darbeci olarak telakki eden kalemler…

* Çok değil daha 10 sene önce 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünde ABD’nin ve NATO’nun dahli olduğunu yazan ve konuşan ve de ABD ve NATO’yu bu sebeple iliğine kadar -haklı olarak- eleştiren kalemler…

* Bir zamanlar ABD ve NATO’nun en çaresiz dönemlerimizde bizi nasıl da yalnız bıraktığından yakınan kalemler…

* 15 Temmuz hain darbesinden sonra ülkemize gelen ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’in, “Biz bunu bir internet oyunu sandık…” yollu saçmalığını haklı olarak yüksek perdeden eleştiren kalemler…

* ABD’nin, NATO’nun dünyanın hemen her köşesinde darbeler, kaoslar düzenlediğini yazan çizen ve eleştiren kalemler…

* ABD’nin, NATO’nun Afganistan’da, Irak’ta, İran’da, Suriye’de, Libya’da, Bosna Soykırımı’nda, Gazze Soykırımı’ndaki günahlarını üst perdeden eleştiren kalemler…

* NATO’nun Komünizm tehlikesinden sonra İslam’ı düşman ilan etmesine daha düne kadar tepki gösteren kalemler…

NEREDESİNİZ SAHİ, NEREYE KAYBOLDUNUZ?

Bunları kaleme alan, yazan, ekranlarda konuşan isimler, kalemler, orumcular…

Neden şimdi buharlaştınız?

Hiç olmazsa ABD’nin, Nato’nun bu kötülüklerini zikredip hatırlatmanız gerekmiyor mu?

Şaşılacak bir durum gerçekten!

“Bunda da vardır bir hayır” diyemiyoruz…

Zira, ne ABD’den ne de NATO’dan bugüne kadar bize bir hayır gelmedi, gelmez de…

NATO’ya girdiğimiz 1950’li yıllardan bugüne kadar başımıza gelmedik kalmadı! Burnumuz b.k’tan hiç çıkmadı!

Bu kalemler hiç olmazsa 1950’lerden bugüne kadar yaşadıklarımızı, bu kötülükleri, fenalıkları, şerleri okurlarına şöyle bir hatırlatsa fena mı olurdu?

O yüzden hayretler içinde kalarak tekrar tekrar sormak istiyoruz;

“Radikal” geçinen o kalemler, yorumcular…

Şimdi neden suskunsunuz? Neden susuyorsunuz?

---