Gündem

Modern çağda yaşlanmak 2

Modern çağda yaşlanmak 2

Abone Ol

İhtiyarı yormasaydın...

Saadet asrında Efendimiz‘in yaşlılara gösterdiği hürmetin derinliğine bir bakın:  Mekke‘nin fethinde Hz. Ebu Bekir (r.a) yaşlı babası Ebu Kuhafe‘yi Müslüman olması için Hz. Peygamber‘in (s.a.v) huzuruna getirince, Rasulullah (s.a.v) "Ey Ebu Bekir, şu ihtiyarı yormayıp evinde bıraksaydın ya, ben gidip onun ziyaret ederdim" buyurdu. Efendimiz‘in (s.a.v) bu nazik davranışı yaşlı insanlara duyulması gereken saygının engin bir ifadesi değil mi?

Rahmete vesile olan yaşlı

Yaşlılarımıza nasıl davranmamız gerektiği İsra suresinin 23. ayetinde açıkça beyan buyruluyor: "Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, ana-babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın olara ‘öf‘ bile deme; onları azarlama; tatlı ve güzel söz söyle. Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki: ‘Rabbim! Tıpkı beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi Sen de onlara acı."

Ayetteki tutumu hatırlatan ibretli bir örneği de Semiha Hanım‘dan dinleyelim: "Ünlü bir doktorun özel kliniğinde sıramın gelmesini beklerken, salondaki iki hanım dikkatimi çekti. Yaşlı olan sürekli aksi hareketler yapıyor, hakarete varan sözler sarf ediyor, rahat durmuyordu. Diğeri sabırla ‘Tamam anneciğim, az kaldı anneciğim‘ diye idare etmeye çalışıyordu. İşi zordu kadıncağızın. Kendimi onun yerine koyduğumda tahammül edemeyeceğim düşüncesi ağır basıyordu. Bir hafta sonra kontrole gittiğimde tevafuk ya, aynı hasta ile yakını da oradaydı. Yaşlı kadın rahatsızlık veren hareketlerini yineliyordu. Bu kez dayanmayıp yanlarına yaklaştım: ‘Anneniz de olsa bu sıkıntıya katlanmak zorunda mısınız? Huzur evine yerleştirseniz eminim iyi bakılır hem ailece rahat edersiniz‘ dedim. Verdiği cevapla tırnaklarımın ucuna kadar utançtan kızardığımı hissettim.

‘Düşündüğünüz için teşekkür ederim hanımefendi... Fakat ben sabretmem gerektiğine inanıyorum. Kayınvalidem (annesi sanmıştım) hastalığından dolayı beş yıldır kendine ve bize sıkıntı yapıyor. Aslında iyi bir insan... Zamanında eşimi zorluklar içinde tek başına büyütüp bu günkü mevkiye gelmesi için çabalayıp yetiştirmiş. Onun sayesinde ben anlayışlı bir eşe; çocuklarım harika bir babaya kavuştular. Şimdi bütün bunları yok sayıp kendi rahatımız için nasıl huzur evine gönderebilirim? Kayınvalideme minnet borcum var. Sabretmem gerektiğini düşündüğüm için tahmin ettiğiniz kadar zorlanmıyorum. Eşim işe giderken gözü arkada kalmıyor, duasını eksik etmiyor. Çocuklarım da yaşlılara hizmet etmenin gerektiğini görerek büyüyorlar. Sonuçta zahmet veren kayınvalidem aslında evimizde rahmete ve sevgimizin pekişmesine vesile oluyor. Bu da bana mükâfat olarak yeter."

"Yaşlılar toplumun yapı taşlarıdır"

Konuyla ilgili sorularımızı cevaplayan Psikolog Tuba Güngör, yaşlı nüfusun topluma olan katkılarını şu sözleriyle açıklıyor: "Bugünü anlamak için düne bakmamız gerek. Bugünkü kapitalist sistem ‘Yaşlılar ve özürlüler toplumun dışında kalmalı‘ diyor. Organizmacılığın temelleri böyle atıldığından fonksiyon dışı görülüyorlar. Ben yaşlıların topluma danışmanlık hizmeti verebileceklerine inanıyorum. Çünkü dünü biliyorlar. Sosyal bilim araştırmalarında sözlü tarih tekniğinin uygulanmasında en önemli faydayı onlar sağlıyor. Beklentilerinin karşılanması noktasında tatmin düzeyleri gençlere göre çok daha yüksek. Ancak geçmişin koşullarıyla yaşıyorlar ki bu da bardağın boş tarafı. Yaşlıların olmadığı bir toplumun dengeleri altüst edeceğine de dikkat çeken Tuba Hanım, "Yaşlılar olmasaydı toplumsal değişim çok daha hızlı gerçekleşirdi. Bu ilk bakışta olumlu bir durum gibi gözükse de olumsuz tarafları da var. Her ne kadar görünmüyor olsa da yaşlıların toplumda ailelerine bir danışmanlık hizmeti verdiği gerçeğini unutmayalım. Biz çok ekonomik zorluklar yaşamış bir ülkeyiz. Bu organik bağlar bizde patlamaların önüne geçiyor. Genel anlamda modernleşme dediğimiz şey, bireyselleşme eğilimindedir. Geniş aileler çekirdek ailelere onlar da bireylere dönüşür. Bir toplumda kültürel birikimler ve değerler o toplumun en önemli yapıtaşlarındandır. Kültürel miras nesilden nesile ancak yaşlıların birikimlerinin aktarımıyla gerçekleşebilir. Bir bakıma bir toplumun varlığını gelişerek sürdürebilmesi o toplumun yaşlılarına verilen değerle mümkündür" diyor.

Psikiyatr Dr. Nihat Kaya: Yaşlılara ihtiyacımız olduğunu hissettirmeliyiz

"Yaşlı insanlar için dünyayı yaşanılmaz hale getiren yalnızlık duygusudur. Akranları dünyadan ayrıldıkça bu duygu daha da artar. Bizlere düşen onlara bu duyguyu yaşatmamak. Onlara gösterdiğimiz saygı nispetinde, yaşadıkları yılları boşa geçirmemiş oldukları kanaatine varırlar. Saygının arkasından bazı şeyleri kendilerine danışarak hala onlara ihtiyacımız olduğunu hissettirmemiz gerekir."