Çevre Kanunu'nda yapılan değişiklikle, biyolojik çeşitliliğin korunması, ekosistemlerin sürdürülebilirliği ve nesli tehlike altındaki türlerin denetimi konularında Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü yetkili kılındı. Genel Müdürlük, yerel yönetimler, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının görüşlerini alarak koruma ve kullanım esaslarını belirleyecek. Bu kapsamda idari yaptırım uygulama yetkisi de Genel Müdürlüğe verilirken, denetim faaliyetleri için kurum bütçesine gerekli ödenek aktarılacak.

Kurumsal Yapılanma ve Yeni Tanımlar

Milli Parklar Kanunu'nda yapılan değişiklikle Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, kamu tüzel kişiliğini haiz özel bütçeli bağlı bir kuruluş olarak yapılandırıldı. Bu doğrultuda yasaya "alan kılavuzu" ve "av ve doğa koruma memuru" tanımları eklendi. Alan kılavuzları, yöre halkı arasından eğitilerek kimliklendirilecek kişiler olarak tanımlanırken; av ve doğa koruma memurları, mevzuata aykırı fiillerin takibi, biyolojik çeşitliliğin korunması ve denetim faaliyetlerini yürütmekle görevli personel olarak belirlendi.

Korunan Alanlarda Planlama Süreçleri

Milli parklar dışındaki tabiat parkı, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanları için de milli parklardaki plan hazırlama süreci uygulanacak. Uzun devreli gelişme planları ve yönetim planları, ilgili bakanlıkların görüşleri alınarak Genel Müdürlükçe hazırlanacak veya hazırlattırılacak. İmar planları ise gelişim planı kararlarına uygun olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının onayı ile yürürlüğe girecek. Turizm bölgelerindeki plan kararlarında ise Genel Müdürlüğün olumlu görüşü şartı aranacak.

Özel Kişilere Verilecek İzinler ve Şartları

Kamu yararı gözetilerek milli park ve tabiat parklarında turistik tesis yapımı için gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerine 49 yıla kadar izin verilebilecek. Başarılı işletmecilik durumunda bu süre 99 yıla kadar uzatılabilecek; süre sonunda tesisler Genel Müdürlük tasarrufuna geçecek. Ayrıca enerji nakil hatları, altyapı ve haberleşme tesisleri için bedeli karşılığında izin verilebilecek. İçme suyu temini gibi aciliyet ve kesin zorunluluk arz eden tesisler için ise başlangıçta plan şartı aranmayacak, bu tesisler daha sonra planlara işlenecek.

Kaynak: Haber Merkezi