Tekin, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında 29 Ekim 1923'ün tarihi bir dönüm noktası olduğunu, Mustafa Kemal Atatürk tarafından ilan edilen ve Gazi Meclis tarafından onaylanarak kabul edilen cumhuriyetin, insan iradesi ve haklarının eşitliğine dayanan medeniyet tasavvurunun son düzlüğüne atılan kutlu bir adım olduğunu belirtti.
Cumhuriyetin bir yönetim biçiminden çok daha fazlası, insan onurunun, devletin bütün kurumlarında bir zihniyet olarak kök salması olduğunu dile getiren Tekin, Cumhuriyetin herhangi bir toplumsal sınıfın, siyasi partinin ya da elitin değil, bütün Türk milletinin ortak değeri, milletin ortak emeğiyle inşa edilen kutlu miras, her bir yurttaşın kaderini ortak bir geleceğe dönüştüren en büyük ortak payda olduğunu kaydetti.
Cumhuriyetin her kesimden yurttaşın eşit onurla var olabildiği toplumsal bir düzen olduğunu, ikinci yüzyılında ise demokrasinin ve insan haklarının güçlenmesiyle daha da kökleştiğini belirten Tekin, "Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda çıkılan her basamak, kalkınmayı ve toplumsal eşitliği güçlendiren bir yenilenme hareketidir. Eğitimde gerçekleştirdiğimiz dönüşüm ise çağın gerekleri doğrultusunda özgür düşünmeyi ve ortak iyiyi gözeten bir bilinç kazandırmayı amaçlamaktadır. Bu anlayış, Cumhuriyetin kuruluşundaki özle birebir örtüşmektedir. 'İnsanı yücelt ki devlet yücelsin." değerlendirmesinde bulundu.
Eğitimdeki demokratikleşme hamlelerinin bu eşitlik idealinin en somut tezahürü olduğuna işaret eden Tekin, mesajında şu ifadelere yer verdi:
"Kız çocuklarımızın eğitime katılımındaki artıştan özel eğitim alanında sağlanan erişim kolaylıklarına, mesleki eğitimdeki çeşitlilikten öğretmen yetiştirme süreçlerindeki fırsat eşitliğine her alanda 'kimseyi geride bırakmama' anlayışıyla yol alıyoruz. Cumhuriyetin ikinci asrında eğitim, teknik bir kamu hizmetinin çok ötesinde demokratik yurttaşlığın gündelik hayattaki başlıca pratiğidir. Bu perspektif, yarının da sorumluluğunu üstlenmiş bir maarif anlayışının tezahürü olarak okunmalıdır. Türkiye Yüzyılı'nın eğitim vizyonu, milli kimliğini koruyan, insanlığın ortak değerlerine katkı sunan bireyler yetiştirmeyi amaçlamaktadır. Çünkü milli bilinç, evrensel bir sorumlulukla buluştuğunda gerçek anlamını kazanır. Nitekim barışın kalıcılığını, demokrasinin ruhunu ve insan onurunun bölünmezliğini eğitimin kalbine yerleştirmek gayretindeyiz. Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimiz, bireyi bütün yönleriyle kuşatan bir eğitim felsefesi olarak erdem, bilgi, beceri ve sorumluluk ekseninde insanı merkeze alan, hak temelli bir eğitim vizyonunu temsil etmektedir. Böylece demokrasinin kalıcılığı, özgür düşünen ve vicdanı hür bireylerle güvence altına alınmaktadır."
Bugün, dünya devletleri içinde barışçıl ve güçlü duruşu ile Türkiye Cumhuriyeti'nin adalet ve irfan medeniyetinin modern çağdaki temsili haline geldiğini ve ilelebet var olmasını dileyen Tekin, şöyle devam etti:
"Biz, eğitim ailemizle bu kutlu mirası, 'atiye vefa'nın ve gelecek nesillere karşı duyduğumuz vicdani mesuliyetimizin bir gereği olarak yüceltmek için tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, İstiklal mücadelemizin bütün kahramanlarını, şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve hürmetle anıyorum. Cumhuriyetimizin 102. yılı vesilesiyle göğsünde ay yıldız taşıyan her yürek için bu büyük bayramı kutluyor, milletimizin birlik ve beraberliğini daim kılan bütün değerlerimize saygı ve minnetle bağlılığımızı yineliyorum."





