Osmanlı Devleti’nin son döneminde yetişen önemli askerlerden Mehmed Şükrü Paşa, Birinci Balkan Savaşı sırasında gerçekleştirdiği Edirne savunmasıyla “Edirne Müdafii” olarak tarihe geçti. Bulgar ve Sırp kuvvetlerinin kuşatması altında giderek ağırlaşan şartlara rağmen savunmayı aylarca sürdüren Şükrü Paşa’nın adı, Edirne ile özdeşleşti. Edirne’nin 155 gün süren savunması, 26 Mart 1913’te şehrin teslim edilmesiyle sona ererken Paşa’nın hayatı bundan sonra da dikkat çekici gelişmelere sahne oldu. Peki, Mehmed Şükrü Paşa kimdir, nerelidir, Edirne’yi neden ve kaç gün savundu, teslimden sonra ne oldu, nasıl öldü ve mezarı nerede?

Edirne Müdafii kimdir?

“Edirne Müdafii” olarak anılan isim Mehmed Şükrü Paşa’dır. Şükrü Paşa, Birinci Balkan Savaşı sırasında Edirne Müstahkem Mevkii Komutanı olarak şehrin savunmasını yönetti.

1912’de başlayan Balkan Savaşı, Osmanlı Devleti açısından son derece ağır askerî sonuçlar doğurdu. Balkan devletlerinin ilerleyişi sırasında Edirne de savaşın en kritik noktalarından biri haline geldi.

Şükrü Paşa’nın komutasındaki Osmanlı birlikleri, kuşatma altındaki şehri aylar boyunca savundu. Zaman ilerledikçe yiyecek, ilaç, mühimmat ve diğer lojistik kaynaklar azalmasına rağmen direniş sürdürüldü.

Bu savunma, Şükrü Paşa’nın isminin ilerleyen yıllarda doğrudan Edirne ile anılmasını sağladı.

Mehmed Şükrü Paşa kimdir?

Mehmed Şükrü Paşa, 1857 yılında Erzurum’da dünyaya geldi. Babası Kolağası Mustafa Bey, annesi ise Muhsine Hanım’dı.

Askerî eğitimine Erzincan Askerî İdadisinde başlayan Şükrü Paşa, daha sonra İstanbul’daki Sütlüce Topçu Okulunda öğrenim gördü. Buradaki eğitimini 1879 yılında topçu teğmeni olarak tamamladı.

Özellikle matematik ve askerî bilimlerdeki başarısı, kariyerinin şekillenmesinde etkili oldu. Eğitim amacıyla Almanya’ya gönderilen Şükrü Paşa, Potsdam Garnizonu’nda dört yılı aşkın süre mesleki eğitim aldı.

Almanya’daki döneminde askerî bilgisini geliştiren Şükrü Paşa, Osmanlı topraklarına döndükten sonra ordunun çeşitli kademelerinde görev üstlendi.

Şükrü Paşa nerelidir?

Mehmed Şükrü Paşa Erzurumludur. 1857’de Erzurum’da doğan Paşa’nın babası Kolağası Mustafa Bey’di.

Şükrü Paşa’nın ailesinin Erzurum’un tanınmış ailelerinden Ayabakan ailesiyle bağlantılı olduğu aktarılıyor.

Doğduğu şehir Erzurum olsa da askerî kariyerinin en unutulmaz dönemi Edirne’de geçti. Bu nedenle Şükrü Paşa’nın ismi tarihsel hafızada doğduğu şehir kadar savunduğu Edirne ile de özdeşleşti.

Askerî kariyeri nasıl başladı?

Şükrü Paşa, Sütlüce Topçu Okulundan mezun olduktan sonra Osmanlı ordusunda göreve başladı. Topçuluk alanındaki eğitiminin yanında matematik konusundaki yetkinliğiyle de öne çıktı.

Devlet tarafından Almanya’ya gönderilmesi kariyerinin önemli aşamalarından biri oldu. Potsdam’daki eğitim döneminde askerî bilgi ve deneyimini geliştirdi.

Türkiye’ye dönüşünün ardından yalnızca sahadaki askerî görevlerle yetinmedi. Şükrü Paşa, sahip olduğu bilgi birikimini yeni subayların ve öğrencilerin yetiştirilmesinde de kullandı.

Harbiye ve Darüşşafakada balistik ve matematik dersleri verdi. Böylece kariyerinde komutanlık ve eğitimcilik birlikte ilerledi.

Neden Edirne Müdafii deniliyor?

Şükrü Paşa’nın “Edirne Müdafii” unvanıyla anılmasının nedeni, Birinci Balkan Savaşı sırasında Edirne’nin savunmasını yönetmesidir.

Balkan Savaşı başladığında Osmanlı kuvvetleri birçok cephede geri çekilirken Edirne, Bulgar ordusunun temel hedeflerinden biri haline geldi. Sırp kuvvetlerinin de destek verdiği kuşatma, şehrin dışarıyla bağlantısını giderek zorlaştırdı.

Şükrü Paşa ve emrindeki askerler, bütün olumsuz şartlara rağmen mevzilerini korumaya devam etti. Kuşatmanın uzamasıyla birlikte şehirde yaşam koşulları ağırlaştı.

Cephane ve gıda stoklarının azalması, hastalıklar ve ağır hava koşulları savunmayı giderek güçleştirdi. Buna rağmen Edirne aylar boyunca direnmeye devam etti.

İşte bu uzun savunma, Mehmed Şükrü Paşa’yı Edirne Müdafaası’nın simge ismine dönüştürdü.

Edirne kaç gün savunuldu?

Edirne savunmasının süresiyle ilgili en çok öne çıkan rakam 155 gündür. Edirne Valiliğinin aktardığı bilgilere göre şehir kuşatma şartları altında 155 gün savunuldu.

Şükrü Paşa Anıtı ve Kıyık Tabya ile ilgili kayıtlarda bu dönem 5 ay 5 gün olarak da ifade ediliyor.

Savunmanın başlangıcında Şükrü Paşa’ya ne kadar süre direnmesi yönünde emir verildiğine ilişkin kaynaklarda ise farklı bilgiler bulunuyor. Bazı kayıtlarda 40, bazı kaynaklarda 50 günlük bir savunma hedefinden söz ediliyor.

Ancak tarihsel hafızada öne çıkan fiilî direniş süresi 155 gün oldu. Şükrü Paşa’nın ünü de başlangıçta öngörülen sürenin çok ötesine geçen bu savunmayla şekillendi.

Edirne savunmasında neler yaşandı?

Edirne’nin savunması yalnızca cephede gerçekleşen askerî çatışmalardan oluşmuyordu. Kuşatma uzadıkça şehrin ikmal imkânları da ciddi biçimde azaldı.

Osmanlı birlikleri bir taraftan Bulgar ve Sırp kuvvetlerinin saldırılarıyla mücadele ederken diğer taraftan açlık, mühimmat eksikliği ve sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kaldı.

Şükrü Paşa’nın önündeki en büyük sorunlardan biri, dışarıdan yeterli yardım alınamamasıydı. Kuşatma şartlarında askerlerin ihtiyaçlarının karşılanması her geçen gün daha zor hale geldi.

Savunma hatları buna rağmen aylar boyunca korundu. Ancak kaynakların tükenmesi ve karşı tarafın baskısının artması, direnişin sürdürülebilirliğini giderek ortadan kaldırdı.

Edirne ne zaman teslim oldu?

Edirne 26 Mart 1913 tarihinde teslim oldu. Aylar süren kuşatmanın ardından şehirdeki askerî ve temel yaşam kaynaklarının tükenmesi savunmanın devam ettirilmesini imkânsız hale getirdi.

Bulgar ve Sırp birliklerinin yoğun saldırıları da savunma hattı üzerindeki baskıyı artırdı.

Şükrü Paşa, 155 günlük direnişin ardından teslim sürecini başlatmak zorunda kaldı. Böylece Birinci Balkan Savaşı’nın en dikkat çeken kuşatmalarından biri sona erdi.

Ancak Edirne’nin kaybedilmesi kalıcı olmadı.

Şükrü Paşa’ya teslimden sonra ne oldu?

26 Mart 1913 sabahında Şükrü Paşa, teslim protokolünün iletilmesi amacıyla subaylarını Bulgar kuvvetlerine gönderdi.

Bulgar Ordu Komutanı General Nikola İvanov, Şükrü Paşa’yı askerî törenle karşıladı. Paşa daha sonra Bulgaristan’a götürüldü.

Şükrü Paşa yaklaşık altı ay esaret altında kaldı. Diplomatik gelişmelerin ardından Osmanlı topraklarına dönmesine izin verildi.

Edirne’nin işgali ise birkaç ay sonra sona erecekti.

Edirne ne zaman geri alındı?

Balkan devletlerinin kendi aralarında anlaşmazlığa düşmesiyle İkinci Balkan Savaşı başladı. Ortaya çıkan yeni askerî tablo Osmanlı Devleti açısından Edirne’yi geri almak için fırsat yarattı.

Enver Paşa komutasındaki Osmanlı birlikleri yeniden harekete geçti ve 21 Temmuz 1913 tarihinde Edirne geri alındı.

Böylece Şükrü Paşa’nın 155 gün boyunca savunduğu şehir, teslimden yaklaşık dört ay sonra yeniden Osmanlı kontrolüne geçti.

Şükrü Paşa ne zaman öldü?

Mehmed Şükrü Paşa, 5 Haziran 1916 tarihinde İstanbul’da hayatını kaybetti.

Edirne’deki ağır kuşatma şartlarının Paşa’nın sağlığı üzerinde olumsuz etkiler bıraktığı aktarılıyor. Savunma döneminde yaşanan zorlu kış şartları ve uzun süreli askerî baskının ardından sağlık sorunları yaşayan Şükrü Paşa, tedavi amacıyla Bursa’ya gitti.

Bursa kaplıcalarındaki tedavi sürecinde zatürreye yakalandığı belirtilen Şükrü Paşa daha sonra İstanbul’a döndü.

Rahatsızlığı ilerleyen Paşa, 1916 yılında İstanbul’daki evinde yaşamını yitirdi.

Şükrü Paşa nasıl öldü?

Şükrü Paşa’nın ölümüne giden süreçte zatürre öne çıkıyor. Bursa’da tedavi gördüğü sırada zatürreye yakalanan Paşa’nın sağlık durumu daha sonra ağırlaştı.

İstanbul’a dönmesinin ardından tedavisi sürse de sağlığına kavuşamadı. 5 Haziran 1916’da vefat etti.

Böylece Edirne Müdafaası’nın sembol komutanı, kuşatmanın sona ermesinden yaklaşık üç yıl sonra hayatını kaybetti.

Şükrü Paşa’nın mezarı nerede?

Mehmed Şükrü Paşa’nın naaşı vefatından sonra ilk olarak İstanbul’daki Merkez Efendi Mezarlığı’na defnedildi.

Ancak yıllar sonra Edirne’de Paşa’nın anısını yaşatmak amacıyla yapılan düzenlemeler kapsamında naaşının, tarihî savunmayı yönettiği şehre taşınmasına karar verildi.

Şükrü Paşa’nın naaşı 24 Temmuz 1998’de Edirne’deki Kıyık Tabya’ya getirildi. 27 Temmuz 1998’de düzenlenen törenin ardından Şükrü Paşa Anıtı’ndaki yerine nakledildi.

Günümüzde Mehmed Şükrü Paşa’nın kabri, Edirne’deki Kıyık Tabya’da bulunan Şükrü Paşa Anıtı’ndadır.

Şükrü Paşa Anıtı ve Balkan Savaşı Müzesi nerede?

Şükrü Paşa Anıtı ve Balkan Savaşı Müzesi, Edirne’deki Kıyık Tabya’da bulunuyor.

Bölgenin önemi yalnızca Paşa’nın mezarının burada bulunmasından kaynaklanmıyor. Kıyık Tabya, Edirne’nin savunmasında önemli rol oynayan tarihî askerî alanlardan biri olması nedeniyle Balkan Savaşları açısından da özel bir konuma sahip.

Şükrü Paşa’nın naaşının yıllar sonra Edirne’ye getirilmesiyle, komutanın son istirahatgâhı da adını tarihe yazdırdığı savunmanın gerçekleştiği şehir oldu.

Bugün Şükrü Paşa Anıtı ve Balkan Savaşı Müzesi, hem 155 günlük Edirne Müdafaası’nın hem de savunmanın sembol komutanının hatırasını yaşatan tarihî mekânlar arasında yer alıyor.

Edirne Müdafii Şükrü Paşa neden tarihe geçti?

Mehmed Şükrü Paşa’nın Türk askerî tarihindeki yeri büyük ölçüde 1912-1913 Edirne Müdafaası ile şekillendi.

Osmanlı Devleti’nin Balkanlar’da ağır kayıplarla karşı karşıya bulunduğu bir dönemde Edirne’nin aylar boyunca savunulması, savaşın en çok hatırlanan hadiselerinden biri oldu. Şükrü Paşa’nın komutasındaki birlikler, giderek tükenen kaynaklara ve kuşatma koşullarına rağmen savunmayı 155 gün boyunca devam ettirdi.

26 Mart 1913’te gerçekleşen teslimiyetin ardından esaret yaşayan Şükrü Paşa, daha sonra Osmanlı topraklarına döndü. 5 Haziran 1916’da hayatını kaybeden Paşa önce İstanbul’a defnedildi, naaşı 1998’de Edirne’ye nakledildi.

Böylece 1857’de Erzurum’da başlayan Mehmed Şükrü Paşa’nın hayatı, ölümünden onlarca yıl sonra sembolik olarak en büyük askerî mücadelesini verdiği Edirne’deki Kıyık Tabya’ya uzandı. “Edirne Müdafii” unvanı ise 155 günlük savunmanın hafızalardaki en güçlü simgelerinden biri olarak kaldı.

Muhabir: Haber Servisi