Turgut Özal‘ın siyasi yaşamımıza soktuğu "Değişim mühendisliği" yaşamın tüm alanlarını etkisi altına alırken, 28 Şubat post-modern darbesi gündeme girivermişti. Sosyo-politik açıdan "Değişim"le ifade edilen olay, insanların "huy değiştirmesi" değil, insanların değişime "uyum göstermesi" dir..
Dünyada ve yurtta yer alan ve önüne geçilmesi mümkün olmayan değişimin yönünü önceden hissedip, toplumun önündeki engelleri kaldıran ve hem mesleklerine hem de ülkeye "Vizyon" açan kişilere "Değişim mühendisi" deniliyor...
Bunun en parlak örneğini, siyasette Turgut Özal‘da gördük.. Turgut Özal‘ın ilk dönemdeki "Yeniden-yapılanma reformları" ve ölümü ile rafa kaldırılan "2‘nci Değişim Programı" siyasal bilimciler için "Değişim mühendisliği"ne ilişkin olarak verilebilecek en iyi örneklerdir.. Özal‘ın ölümünden 5 yıl sonra Türkiye‘nin gündemine getirilen "28 Şubat" olayı ise "Toplum mühendisliği" konusundaki örnek vakadır.. Dünya 2000‘li yıllara yönlenmişken, "28 Şubat"ı yapanlar toplumu, 1930‘ların modeline göre yeniden yapılandırmayı amaçladı.. Bu açıdan "28 Şubat" bir "Karşı-devrim"di...
Bu şekilde "Susurluk"la başlayan "Şeffaflaşma" özlemleri de bastırıldı.. "Serbest rekabet" ortamı, "28 Şubat rejimi"ne destek olan dar bir imtiyazlı çevre lehine bozuldu..
"Medya karteli" ve bir grup oligarşik sermaye, toplumdaki diğer müteşebbisler yok edilirken, teşvikler aldı... 21‘inci yüzyılın ilk 10 yılını yaşamaya başladığımız bu günlerde, siyasette, medyada ve toplumsal yaşamın çeşitli alanlarında yer alan gelişmeleri irdelerken, bütün bunların "dün"le olan bağlantılarını hiç unutmamalıyız. Örneğin 28 Şubat‘ın medya kartelinin mimarlarının ve aktörlerinin bugünkü konumları, herhalde dünle de bağlantılıdır. 1997 yılındaki 28 Şubat post-modern darbesinin Türk medyasını bir hatırlayın....
Bakalım bundan sonra kimler değişimi doğru okumak yerine eski söylemlerle karşımıza çıkacaklar bizim meslekte?





