Orta Doğu'da tansiyon bir an olsun düşmezken, Paris hattında diplomasi trafiği hız kazandı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, krizin çözümü için doğrudan inisiyatif alarak Lübnan’ın tepe yönetimiyle arka arkaya kritik telefon görüşmeleri gerçekleştirdi. Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam ve Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri ile masaya oturan Macron, ülkesinin Lübnan'ın egemenliği ve toprak bütünlüğü için tüm imkanlarıyla seferber olduğunu ilk ağızdan aktardı.
Tüm Silahlar Devletin Tekelinde Olmalı
Macron'un planına göre, bölgede sağlanacak "sağlam bir ateşkes", İsrail askeri güçlerinin Lübnan topraklarından çekilmesiyle tam anlamıyla eş zamanlı olarak yürümek zorunda. Atılacak adımların tek taraflı kalmaması gerektiğinin altını çizen Macron, bu ateşkese krizin tüm aktörlerinin istisnasız uyması gerektiğini vurguladı.
Fransa’nın buradaki temel beklentisi, ateşkesle birlikte Lübnan silahlı kuvvetlerinin bölgeye yeniden ve kalıcı olarak konuşlandırılması. Cumhurbaşkanı Macron, bu hamlenin ülkedeki otorite boşluğunu bitirmek adına hayati olduğunu belirterek, "Bu durum, tüm silahların Lübnan devletinin tekeline alınması için gereklidir" ifadesini kullandı.
Paris Gelecek Haftalar İçin Düğmeye Bastı
Lübnan'da sadece askeri değil, insani bir krizin de kapıda olduğunu gören Fransa yönetimi, elini taşın altına koymaya hazır olduğunu ilan etti. Sürece somut destek vermekten geri durmayacaklarını kaydeden Emmanuel Macron, önümüzdeki haftalarda Lübnan hükümetiyle koordineli bir şekilde hareket edeceklerini belirtti. Plan kapsamında hem Lübnan silahlı kuvvetlerinin güçlendirilmesi hem de çatışmalar nedeniyle yerinden edilen halkın acil ihtiyaçlarının karşılanması için uluslararası kamuoyunun seferber edileceği kaydedildi.