Libya uçağının düşmesiyle sarsılan kamuoyu, kazanın perde arkasını aydınlatacak teknik raporu bekliyor. AK Parti TBMM Grup Toplantısı öncesinde gazetecilerin karşısına geçen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, soruşturmanın seyrini değiştirecek gelişmeyi paylaştı. Kayıt cihazları üzerindeki teknik çalışmaların kaza kırım ekiplerince nihayete erdirildiğini belirten Uraloğlu, olayın adli boyutunun artık savcılık makamlarında olduğunu kaydetti. Kazanın yaşandığı ilk andan itibaren yürütülen titiz çalışmanın meyvelerini verdiğini ifade eden Bakan, sürecin en yüksek hassasiyetle yönetildiğinin altını çizdi. Vatandaşın gözü şimdi kara kutudan çıkan o son konuşmalarda ve kaza anındaki teknik verilerde.

EN YÜKSEK HASSASİYET GÖSTERİLMELİ

Can kayıplarının yaşandığı kazaya ilişkin idari ve adli makamların eş zamanlı hareket ettiğini dile getiren Uraloğlu, sürecin ciddiyetine dikkat çekti. Bakan Uraloğlu, konuya dair şu açıklamada bulundu: "Burada düşen bir uçak ve hayatını kaybeden insanlar var. Elbette gösterilmesi gereken en yüksek hassasiyetin gösterilmesi lazım. Bu herkes için geçerli. Olayın ilk anından itibaren kaza kırım ekibimiz gerekli incelemeleri başlattı. Aynı zamanda Cumhuriyet Başsavcılığımız ve adli makamlar da işe el koymuş durumdadır. Biz kendi incelemelerimizi tamamladık. Kara kutu olarak tabir edilen kayıt cihazlarının çözümleri bitti. Elde edilen sonuçları savcılığa sunduk."

DENİZ YAVUZYILMAZ'IN İDDİALARINA YANIT

Apron kameralarının çalışmadığına yönelik siyaset kanadından gelen eleştirilere de sert çıkan Uraloğlu, CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz'ın söylemlerini yalanladı. Soruşturmanın mahremiyetine ve teknik seyrine vurgu yapan Uraloğlu, tepkisini şu sözlerle gösterdi: "Bu iş kendi seyrinde ve olması gereken hassasiyette yürütülürken suyu bulandırmaya çalışmanın bir anlamı yok. Deniz Yavuzyılmaz'ın iddialarını yalanlamaktan biz bıktık ama o yeni iddialar ortaya koymaktan bıkmadı. Her seferinde 'ya tutarsa' diyerek hareket ediyor. Kendisine buradan açık çağrı yapıyorum; eğer bu sürece samimi bir katkı sağlamak istiyorsa, elinde bizim bilmediğimiz bir bilgi varsa buyursun, işin mahremiyetine de dikkat ederek bize ulaştırsın."

VEKALETEN ATAMA USUL GEREĞİDİR

Kazanın ardından gündeme gelen personel atamalarıyla ilgili tartışmalara da açıklık getiren Bakan Uraloğlu, yapılan işlemin rutin bir prosedürden ibaret olduğunu savundu. Görevlendirme biçiminin kaza olayıyla ilişkilendirilmesinin doğru olmadığını belirterek, havalimanlarındaki idari işleyişi anlattı. Uraloğlu, "Oradaki arkadaşımız zaten olay sırasında oradaydı ve vekaleten görev yapıyordu. Havalimanlarında usul budur; süreçlerin hızlı ilerlemesi için önce vekaleten görevlendirme yapılır, ardından asaleten atama gerçekleştirilir. Bu durumun söz konusu kaza olayıyla hiçbir ilgisi yoktur, tamamen idari bir süreçtir." ifadesini kullandı.

Kaynak: Haber Merkezi