Kültür-Sanat

Leyla nın İzinde: Yunus Emre Özsaray ın Yeni kitabı üzerine

Leyla?nın İzinde: Yunus Emre Özsaray?ın Yeni kitabı üzerine

Abone Ol

Hatice  ÇAY

Geçmişten günümüze nice zorluklar yaşadık. Kâh okullara kâh meclislere alınmadık hatta kovulduk atıldık. İnancımız bizim suçumuzdu yalnızca. Bu yol ile yani zorbalık ile Allah?ı bırakacağımız zannına kapılmışlardı. Oysa biz evvelde çekilen ıstırapları okuyarak geldik bu günlere. Kızgın güneş altında bir kayanın altında ezilen Bilali Habeşi?yi, dört yanından kazıklara bağlanan ve mızrakla şehit edilen Sümeyye?yi. Secdedeyken sırtına işkembe konulan bir peygamberin ümmetiydik üstelik. Aşk demek çilelere göğüs germek demekti. Aşk ki yalnızca Allah demek için ölümü göze almaktı. Şu halde biz inandık derken sözümüze sadık olamazsak zayıflık göstermiş olurduk. Bu ise sevdaya yakışmazdı.

Bu kitapta AŞK var

Yunus Emre Özsaray yeni kitabında işte bu aşkı yazmış. İz Yayıncılık?tan çıkan bu kitapta bir kahve Merkez Efendi?de ağırlıyor Mecnun?u. Elleriyle konuşan Mecnun?un Leylasını anlatması ise sürüklüyor insanı. Fuzuli?nin mesnevisi olan Leyla ve Mecnun?u okuyanlar bilir kitap insanı etkisi altına alır içimizde aşk dediğimiz duyguyu oluşturur. Bir şahıs yoksa bile melankoli hali insanı sarar ve nihayetinde Allah?a sığınır içimizdeki duyguyu Ona çevirmesini bizi Ona yöneltmesini isteriz.

İşte yıllar sonra bir kitap bunu başarıyor: Özsaray?ın Mecnun?un Şehri Terk Edişi adlı  kitabı.

Kitap pek çok yönüyle günümüze ışık tutmakta. Müslümanların yaşadığı işkence ve zulümler kimi siyasi olaylar kitapta ete kemiğe bürünüyor Mecnun?da Bir Zihin Depremi adlı bölümde zuhur ediyor. Özsaray?ın öyküsünde yıllardır ihmal edilen bir şey var: Mizah. Oysa ki anlatımın önemli yapıtaşlarındandır mizah. Üslubu zenginleştirir okuyucuyu rahatlatır zihni dinlendirir. Hikayeyi tekdüzelikten kurtarır. Kitabın, Mecnun?un Bir Acayip Hâli kısmında mizah özellikle kendisine geniş yer bulmuş. Bu esprili dil kitabın tamamına yayılsa da özellikle bu bölümde yoğunlaşıyor.

Çalan bir telefon insana en olmayacak şeyi hatırlatabilir bazen. İnsanın zihni neye yönelirse onu alır hayaline. İşte bu kitapta da Mecnun olmaya sebep olan bir telefondur yalnızca.

Kalbimizi kuşatan sevgi hep Allah?a yönelir

Kıymetini bilmediğimiz kimi şeylerin kıymeti yıllar sonra bizi bulabilir. Ama özellikle yıllar sonra okuduğumuz bir kitap bizi aslımıza döndürebilir hakikati hikmeti bize hatırlatabilir. Evliyalar hiç ölmeyen ve bize daima ışık tutan neferlerdir. Onların yolları bizi Allah?a götürür. Kalbimizi kuşatan sevgi hep Allah?a yönelir.  Şayet bir kulu salih bir sevgiyle sever ve sonrasında her şeyi temiz bırakırsak çektiğimiz çile bize Allah?ın sevgisiyle dönüş yapar. Allah haramdan kaçınan genci sever. Yani aşk gelince Mecnun olabilen genci.  Mecnun ki kendinden geçmiş demektir. Sevgisinden aklını yitirmiş. Ne demek istiyorum, yani bir film vardı izlediniz mi bilmem ama izlemeyenler izlesin o İran filmini ?Allah Yakındır?. Oradaki kızıl saçlı delikanlı Mecnun olur. Emre Özsaray?ın kitabı bana o filmi hatırlattı her ne kadar kurgular farklı ve tamamen bağımsız olsa da içlerinde geçen duygu aynı duygudur. Kitap okurken müzik dinlemeyi sevenler fon olarak ?Mohammad Esfahani, Ouje Aseman?ı dinleyebilirler Mecnun?un Şehri Terk Edişi?ni okurken.  Kitap bitince tekrar okuma arzusu oluyor. İkinci okuyuşta kimi taşlar yerine oturuyor. Modern zamanda mesneviyi özleyenler için tavsiyemdir bu kitap.