LAHEY‘deki Milletlerarası Adalet Divanı‘nın (ICJ)nın Kosova‘nın 17 Şubat 2008 tarihinde ilan ettiği tek taraflı bağımsızlık kararının milletlerarası hukuku ihlal etmediği yönündeki 22 Temmuz 2010 tarihli tarihi kararının ardından taraflar yeni hamlelere girişmiş bulunuyorlar.

Bu çerçevede Kosova, kararın milletlerarası tanınmasına hız, güç ve meşruiyet kattığını düşünerek tanınma yönündeki çabalarını artırmaya devam ediyor, kendisini hâlâ tanımayan ülkelere mektuplar yazıyor, heyetler göndermeye hazırlanıyor. Bu bapta mesela 120 ülkenin dışişleri bakanlığına tanınma talebini ihtiva eden mektuplarla müracaat etmiş bulunuyor. Ülkenin Dışişleri Bakanı İskender Hyseni de başta BM olmak üzere çeşitli milletlerarası kurumlar nezdinde önemli temaslar, görüşmeler yapıyor ve kısa zamanda en az 35 üyenin de ülkesini tanıyacağını ifade ediyor. Kosova bugün itibarıyla 69 BM üyesi ülke tarafından resmen tanınmış bulunuyor. Bunların arasında 27 üyeli Avrupa Birliği‘nden 22 üye var. Birlik üyesi Romanya, Yunanistan, Slovakya, Kuzey Kıbrıs Rum Kesimi ve İspanya, Kosova‘yı tanımıyor ve anlaşıldığı kadarıyla kolay kolay da tanımayacaklar.

BM‘de tanımış ülke sayısının belli miktarda olması Kosova‘nın buraya üye olarak kabulü bakımından son derece önemli ve hayati bir konu. BM üyesi mevcut 192 üyenin 123‘ü hâlâ Kosova‘yı tanımıyor. Kosova‘nın bu bakımdan da BM Genel Kurulu‘nda belli bir zaman içinde çoğunluk sayısı elde etmeye ihtiyacı var. Bu da mevcut 69 tanıyan ülkeye en az 28 ülkenin de katılması gerektiği anlamına geliyor. Bu yüzden Kosova‘nın tanınma sayısını 192‘nin yarısından bir fazlaya çıkarması gerekiyor...

Kosova ise bütün bunlardan önemli bir sonucun çıkmayacağından emin görünüyor; ancak özellikle tanınma ve BM‘ye kabul konusunda yapması mutlaka gerekenleri de yapmaya çalışıyor. Bu arada Priştine, Martti Ahtisaari planı çerçevesinde Kosova‘ya verilen ‘denetimli bağımsızlık‘ döneminin IJC kararı sonrasında sona erdiğine de işaret ediyor, bir bakıma bu bağımsızlığı denetleyen EULEX gibi kuruluşların da artık Kosova‘yı terk etmeleri gerektiğine imaen de olsa işaret ediyor. Lahey Kararı‘ndan sonra Kosova ve Belgrad arasındaki diplomatik hamleler ve mücadele bugün anlattığım minvalde devam ediyor.

Fikret Ertan ZAMAN

Muhabir: Haber Merkezi