Küresel ticaretin en kritik geçiş noktalarından Babülmendep Boğazı’nda sinir harbi derinleşiyor. Aden merkezli Yemen hükümetini destekleyen Arap Koalisyonu ile İran destekli Husiler arasındaki restleşme, bu kez uluslararası deniz seyrüseferini doğrudan hedefe koydu. Bölgede seyrüsefer güvenliği tehlikeye girerken, Koalisyon kanadından askeri müdahale sinyali gecikmedi.
"Korsanlık Sayılır, Karşılığı Ağır Olur"
Arap Koalisyonu Sözcüsü Tuğgeneral Turki el-Maliki, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, uluslararası hukuk ve 1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ni hatırlattı. Maliki, ticaret gemilerinin güvenliğini sağlamak için gereken tüm askeri ve operasyonel adımların sahada uygulandığını bildirdi.
Koalisyon, ticari gemilere dönük her türlü engelleme ve tehdidin uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu ve doğrudan "deniz korsanlığı" kapsamında değerlendirileceğini vurguladı.
Dezenformasyon İddiası ve Liman Rakamları
Yemen’deki liman ve havalimanlarının kapalı tutulduğu yönündeki haberleri sert bir dille yalanlayan Koalisyon yetkilileri, bu iddiaların Husiler tarafından yürütülen bir dezenformasyon kampanyası olduğunu savundu.
Sahadaki durumu rakamlarla savunan Koalisyon, 2026 yılının ilk yarısına ait verileri açıkladı:
-
300’den fazla ticari gemi: Yılın ilk altı ayında Hudeyde, es-Salif ve Ras İsa limanlarına sorunsuz giriş yaptı.
-
İnsani yardım ve ikmal: Bu gemilerle bölgeye gıda, yakıt ve inşaat malzemeleri taşındı.
Sana Uluslararası Havalimanı’ndaki tıkanıklığın tek sorumlusunun Husiler olduğu öne sürülürken; Yemen Hava Yolları’na ait uçakların imha edildiği ve uçuşların yeniden başlamasına dönük tüm diplomatik girişimlerin yine Husilerce reddedildiği aktarıldı.
Krallığa "Deniz Ablukası" İlan Edilmişti
Bölgedeki fırtına, İran destekli Husilerin (Ensarullah Hareketi) Suudi Arabistan’a karşı deniz ablukası başlattıklarını duyurmasıyla koptu. Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri, Suudi Arabistan’ı yaklaşık 12 yıldır Yemen halkına nefes aldırmamakla ve ülkenin kaynaklarını yağmalamakla suçlamıştı. Seri, liman ve havalimanlarının karadan, havadan ve denizden kuşatılarak insani krizin dayanılmaz bir noktaya taşındığını savunarak misilleme kararı aldıklarını ilan etmişti.