Türkiye genelinde konut ve kira piyasasında kartlar yeniden dağıtılıyor. Geçtiğimiz yıllarda kiracılarını tahliye etmek için adliye koridorlarını dolduran ev sahipleri, bugün bomboş kalan dairelerin yarattığı mali yükle karşı karşıya kaldı. Gayrimenkul Uzmanı Selçuk Hiçdurmaz, yaptığı çarpıcı açıklamalarda, konut piyasasında ezber bozan bir döneme girildiğine dikkat çekti. Vatandaşın gözü kulağı kiralardaki değişimdeyken, sahada hesapların tamamen şaştığı kaydedildi.
YÜKSEK KİRA DEĞİL SORUN ÇIKARMAYAN KİRACI DEVRİ
Piyasadaki arz talep dengesinin kökten değiştiğini belirten Selçuk Hiçdurmaz, birçok bölgede "eski kiracı" kavramının yeniden değer kazanmaya başladığını ifade etti. Kentsel dönüşüm projelerinin tamamlanmasıyla boş konut arzının daha da artacağını vurgulayan Hiçdurmaz, ev sahiplerinin karşı karşıya olduğu yeni riskleri aktardı. Artık dairelerin ilanda kalma sürelerinin uzadığına işaret edilerek, düzenli ödeme yapan ve hukuki pürüz çıkarmayan kiracıların mülk sahipleri için en büyük güvence haline geldiği kaydedildi.
Hiçdurmaz, mülk sahiplerinin mevcut kiracılarını kaybetmek istememe nedenlerini şu sözlerle sıraladı:
"Evin aylarca boş kalma riski var. Bu risk, beraberinde aidat vb. giderlerin de ev sahibine yüklenmesine yol açıyor. Yeni kiracının ödeme performansı bilinmiyor. Tahsilat ve tahliye süreçleri zaman alabiliyor. Yeniden kiracı bulma ve evi hazırlama maliyetleri oluşabiliyor. Hukuki süreçler ve belirsizlikler nedeniyle ev sahibi mevcut kiracısını kaybetmek istemiyor."
YASAL SINIRIN ÜZERİNDE ARTIŞ TALEP EDENLERE NE OLACAK?
Yüzde 25 kira artış sınırının kalkmasının ardından 12 aylık ortalama TÜFE uygulamasının getirilmesiyle piyasadaki tansiyonun bir miktar azaldığı bildirildi. Haziran itibarıyla yasal kira artış oranının yaklaşık yüzde 32 seviyesinde bulunduğuna dikkat çeken uzman isim, hem mülk sahiplerine hem de kiracılara kritik uyarılarda bulundu. Ev sahiplerinin yasal sınırlar içinde kalması gerektiğini belirten Hiçdurmaz, boş kalan bir dairenin aidat, vergi ve bakım giderleri nedeniyle beklenenden daha maliyetli olabileceğini hatırlattı.
Baskı altında hisseden kiracılara ise haklarını bilmelerini öneren Hiçdurmaz, tarafların mahkeme kapıları yerine uzlaşma zemininde buluşması gerektiğini belirtti. Yaşanan anlaşmazlıkların her iki tarafa da zarar verdiğini söyleyen deneyimli uzman, "Yasal sınırların dışına çıkmak yerine karşılıklı güvene dayalı bir çözüm aramak, çoğu zaman iki taraf için de en kazançlı yoldur" ifadesini kullandı.
EV ALMAK İSTEYENLER İÇİN EN UYGUN TARİH HANGİSİ?
Konut üretimi tarafında ilk el satışların toplam satışlar içindeki payının yüzde 30 civarında seyrettiği ve arz açığının sürdüğü aktarıldı. Arsa ve inşaat maliyetlerinin yüksekliği ile finansmana erişim zorluğunun kalıcı sert düşüşleri engellediği vurgulandı.
Gelecek planı yapan vatandaşlar için önümüzdeki 6-12 aylık dönemin özellikle oturum amaçlı alıcılar adına ciddi fırsatlar barındırabileceği kaydedildi. Faizlerdeki olası gevşeme durumunda bekleyen talebin piyasaya girerek fiyatları yukarı itebileceği riskine dikkat çekildi.