Camiler ve Din Görevlileri haftası münasebetiyle konuşan Diyanet İşleri iBaşkan Yardımcısı Muhammed Şevki Aydın: Kendimizi yenilemeliyiz
Aydın, bugünün insanıyla iletişim kurabilmek için din görevlilerinin kendilerini yenilemeleri ve yeni bilgilerle donanmaları gerektiğini belirterek, ‘‘Din görevlileri olarak önce aynayı kendimize tutmamız lazım‘‘ dedi.
Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Muhammed Şevki Aydın, bugünün insanıyla iletişim kurabilmek için din görevlilerinin kendilerini yenilemeleri ve yeni bilgilerle donanmaları gerektiğini belirterek, ‘‘Din görevlileri olarak önce aynayı kendimize tutmamız lazım‘‘ dedi.
Camiler ve Din Görevlileri Haftası dolayısıyla Kayseri Müftülüğünün düzenlediği, ‘‘Din Görevlisi ve Cemaat Arası İletişim Usulleri‘‘ konulu konferansta konuşan Aydın, herkesin kendi kültür penceresinden bakarak dini yorumladığını ifade etti.
Aydın, ‘‘Her toplumun kendine has bir kültürü, din dışı ama toplumu bir arada tutan değerleri var. Dini yorumlarda da bu kültür ve değerler etkili oluyor. Ancak farklı kültür penceresinden dini yorumlanması demek, asla dinin temel taşlarını, esas unsurlarını değiştirmek, onlarla oynamak anlamına gelmez‘‘ diye konuştu.
Hayatın her alanında iletişimin büyük önemi olduğunu, insanlar arasındaki ilişkilerin de iletişim sayesinde sağlandığına işaret eden Aydın, şöyle devam etti:
‘‘Bilgileri nerede, ne zaman, nasıl, kiminle ve ne kadar paylaşacağız, bunu çok iyi hesaplamamız lazım. Ancak İslam dünyası iletişim alanında çok geride. Kendimizi geliştirmeli, iletişim uzmanlarıyla diyalog içerisinde olmalı ve bilgilerimizi yenilemeliyiz. İyi bir iletişim stratejisi belirleyip, insanlarla ilişkilerimizde bu stratejiyi en iyi şekilde uygulamalıyız. Hayatta mutlak kötü ya da mutlak iyi diye bir şey yoktur. Örneğin, çok sevdiğimiz, yerken çok büyük haz aldığımız bir meyve, asidi nedeniyle midemize zarar verebilir. Ayrıca bize çok kötü gelen bir davranışın sonucunda büyük bir hayırla karşılaşabiliriz. Bu nedenle insanlara ön yargısız yaklaşmalı ve temeli sağlam olan bilgilerimizi, iyi bir iletişim teknolojisiyle onlara aktarmalıyız.‘‘
Türkiye‘de yetişen bir çocuk ile Avrupa‘da yetişen bir çocuk arasında kültür ve yetişme tarzı anlamında büyük farklılıklar olduğuna dikkat çeken Aydın, ‘‘Avrupa‘da yetişmiş bir çocuk daha dürüst, kendini daha iyi ifade edebiliyor, kendini gizlemiyor ve yalan söylemiyor. Ülkemizde yetişen çocuklar ise genellikle kendilerini saklıyorlar ve kendilerini Avrupalı yaşıtlarına göre daha zor ifade edebiliyorlar. O nedenle her iki toplumda yaşayan çocuklarla iletişimimizi de bu farklılıkları gözeterek yapmalıyız‘‘ dedi.
Aydın, bugünün insanıyla iletişim kurabilmek için din görevlilerinin kendilerini geliştirmeleri ve yeni bilgilerle donatmaları gerektiğini belirterek, ‘‘Din görevlileri olarak bizler, önce aynayı kendimize tutmamız lazım. Anadan, babadan alınan eğitimle günümüz insanına ulaşamayız‘‘ diye konuştu.