Amerikan siyaseti okyanus ötesindeki savaşlarla sarsılırken, Beyaz Saray'ın kalbinden kopan bu sürpriz fırtına başkent kulislerinde deprem etkisi yaptı.
Yeni sızdırılan bir belge veya güncel bir suçlama yokken, First Lady'nin kameralar karşısına geçip sapık milyarder Jeffrey Epstein ile bağlarını keskin bir dille yalanlaması, kapalı kapılar ardında bambaşka krizlerin koptuğunu kanıtlıyor.

Washington'ın o kirli dehlizlerinde sorulmayan sorulara verilen böylesi ani ve uzun yanıtlar her zaman yaklaşan daha büyük bir fırtınanın habercisidir.

Jeffrey Epstein'in kurbanı olmadığını ve eşiyle onu Epstein'in tanıştırmadığını belirten First Lady, "Adasına gitmedim, uçağına binmedim" diyerek Kongre'yi mağdurlar için göreve çağırdı.

"Bizi Epstein Tanıştırmadı"

Donald Trump'tan tamamen habersiz bir şekilde basının karşısına çıkan Melania Trump'ın en dikkat çekici çıkışı, eşiyle nasıl tanıştığına dair yıllardır fısıldanan o karanlık iddialara verdiği yalanlama oldu.

Tarihçi Andrew Lownie'nin kaleme aldığı ve Prens Andrew ile Epstein'in ilişkilerini irdeleyen "Entitled" adlı kitapta yer alan o çarpıcı iddiayı yalanlayan First Lady, "Ben Epstein'in kurbanı değilim. Beni Donald Trump ile Epstein tanıştırmadı" diyerek kestirip attı.
![]()
Kocamla 1998 yılında New York City'deki bir partide tamamen tesadüfen tanıştığını ve bu anın "Melania" adlı kitabında belgelendiğini belirten Trump, pedofili milyarderle ilk kez 2000 yılında eşiyle birlikte katıldıkları bir etkinlikte karşılaştığını aktardı.

Suç Ortağı Maxwell ile "Tatlım" Yazışması

Skandalın en büyük halkalarından biri olan ve şu an hapis yatan Epstein'in suç ortağı Ghislaine Maxwell ile arasındaki yazışmalara da ilk kez değinen Melania Trump'ın savunması oldukça dikkat çekiciydi.
Sky News'in ifşa ettiği ve 2002 yılına ait olan o meşhur e-postada Maxwell'in kendisine "Tatlım", kendisinin ise "Sevgilerimle" diyerek hitap etmesini ve mesajdaki gizemli "JE" ibaresini basit bir nezaket olarak niteledi.

"Maxwell ile verdiğim e-posta yanıtım, sıradan bir yazışmadan öte bir şey olarak nitelendirilemez" diyen First Lady, bu karanlık ağı yönetenlerle hiçbir dostane ilişkisinin olmadığını savundu. Melania Trump, aleyhindeki iddialara yanıt olarak da "Epstein'ın uçağında hiç bulunmadım ve özel adasını hiç ziyaret etmedim" ifadelerini kullandı.

Mağdurlara Yeminli İfade Çağrısı

Açıklamasının en vurucu ve bir o kadar da tartışmalı kısmı ise Amerikan Kongresi'ne yaptığı şeffaflık çağrısı oldu.

Aleyhindeki karalama kampanyasının durdurulmasını isteyen Melania Trump, "Şimdi Kongre’nin harekete geçme zamanı. Epstein yalnız değildi!" diyerek pimi çekilmiş bir bomba bıraktı.

Mağdur kadınların Kongre önünde yeminli ifade verebilmelerinin sağlanması gerektiğini belirten First Lady'nin bu hamlesi, Washington'da "Trump cephesi yeni bir krizin üzerini örtmeye mi çalışıyor?" sorularını alevlendirdi. Üstelik Epstein mağdurlarından oluşan bir grubun, bu çağrıyı "Yükü mağdurların üzerine yıkıyor" diyerek eleştirmesi ve Adalet Bakanlığı'nın tutumunu hatırlatması, krizin daha çok su kaldıracağını gözler önüne serdi.

Gözler şimdi, eşinin bu sarsıcı ve ani hamlesinden "Haberim yoktu" diyen Başkan Donald Trump'ın vereceği tepkiye ve Epstein dosyasından sızacak o yeni karanlık sırlara çevrilmiş durumda.





