İsrail ordusundaki personel krizinin derinleşmesiyle birlikte Haredilere yönelik "asker kaçağı" operasyonlarının bu hafta yeniden ivme kazanması, ülkeyi karıştırdı. Dini eğitimlerini gerekçe göstererek silah altına girmeyi reddeden yüzlerce Haredi, Kudüs'ün batısındaki giriş noktalarını ve ana ulaşım köprülerini trafiğe kapatarak hayatı durma noktasına getirdi. İsrail Yüksek Mahkemesi'nin "asker kaçaklarına karşı cezai işlem başlatılması" yönündeki kesin talimatının ardından gelen bu protestolar, toplumsal bölünmeyi zirveye taşıdı.

Askeri polis komutanının bahçesine baskın

Protestolar sadece sokaklarla sınırlı kalmadı; eylemlerin dozu Askalan kentinde tehlikeli bir boyuta ulaştı. Askeri polislerin Haredi öğrencileri gözaltına almasına öfkelenen bir grup, Askeri Polis Komutanı Tuğgeneral Yuval Yamin'in konutuna baskın düzenledi. Duvarlardan atlayarak bahçeye giren eylemciler, burada barikat kurmaya çalıştı. Başbakan Binyamin Netanyahu, yaşananları "vahşi ve şiddet dolu bir saldırı" olarak nitelendirerek failler hakkında en sert önlemlerin alınması talimatını verdi.

"Ölürüz de askere gitmeyiz"

Batı Kudüs'teki Golda Meir kavşağı ve stratejik köprülerde toplanan göstericiler, "Ölürüz de askere gitmeyiz" sloganları eşliğinde polis barikatlarını zorladı. Polisin tazyikli su ve sert müdahalesine yerlere uzanarak direnen Harediler, laik sisteme entegre olmayı reddederek dini kimliklerinin tehdit altında olduğunu savunuyor. 10 milyonluk İsrail nüfusunun yaklaşık yüzde 13'ünü oluşturan bu kesim, hükümetin en hassas dengelerinden birini sarsmaya devam ediyor.

Ordu çıkmazda

İsrail Genelkurmay Başkanlığı’ndan gelen son veriler, ordunun neden bu kadar ısrarcı olduğunu gözler önüne seriyor. Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir'in Mart ayındaki uyarısına göre, asker sayısındaki kritik eksiklik operasyonel kapasiteyi doğrudan tehdit ediyor. Ülke genelinde 71 bin kişinin askerlikten kaçtığı, bu grubun yüzde 80'ini ise Haredilerin oluşturduğu belirtiliyor. Personel açığını kapatmak için mevcut askerlerin hizmet süresini 36 aya çıkarmayı tartışan hükümet, bir yandan da koalisyon ortağı Haredi partilerin istifa tehditleriyle karşı karşıya.

Gözler şimdi, mahkemenin tanıdığı 21 günlük sürenin sonunda finansal yaptırımların ve gözaltıların ne boyuta ulaşacağına çevrildi. Görünen o ki, Kudüs sokaklarındaki bu tansiyon kolay kolay düşmeyecek.

Kaynak: Haber Merkezi