Gündem

İran'ın cephaneliğinde ne kaldı? İşte füze ve İHA stoklarındaki son durum

ABD ve İsrail'in yok ettik açıklamalarına rağmen İran'ın füzeleri durmuyor; peki Tahran'ın yeraltı depolarında gerçekte ne kadar silah kaldı?

Abone Ol

ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaş dördüncü haftasını doldururken, sahadaki tablo ile başkentlerden yapılan açıklamalar birbirini tutmuyor. Her gece patlayan yeni siren seslerini takip ederken, ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun "İran'ın cephanelikleri büyük ölçüde yok edildi" sözleri havada kaldı. Beyaz Saray'ın işlevsel olarak bittiğini iddia ettiği İran balistik füze kapasitesi, komşu ülkeleri vurmaya devam edince savaşın uzayacağı anlaşıldı. Uzmanlar, Tahran'ın askeri gücünün zayıflatıldığını ancak kesinlikle tamamen çökertilmediğini vurguluyor.

İRAN DAHA AZ ATEŞ EDİYOR AMA DAHA SIK VURUYOR

Savaşın ilk günlerinde gökyüzünü adeta kızıla boyayan İran füzeleri, zamanla yerini farklı bir stratejiye bıraktı. ABD merkezli Stimson Center'dan kıdemli uzman Kelly Grieco'nun çarpıcı analizine göre, ilk günlerde fırlatılan 500'den fazla balistik füze ve 2 bin İHA'nın isabet oranı yüzde 5'in altında kalmıştı. Ancak ABD ve İsrail bombardımanlarının ardından Tahran taktik değiştirdi. Grieco, "İran'ın fırlatma oranları sonraki iki hafta zarfında yüzde 90'dan fazla düşse de şaşırtıcı bir gelişme yaşandı ve isabet oranları artmaya başladı. İran daha az ateş etti ama daha sık vurdu" diyerek rejimin operasyonel rota değişikliğine dikkat çekti.

GİZEMLİ CEPHANELİKTE KAÇ FÜZE VAR?

Savaş öncesinde bile şeffaf olmayan İran'ın cephanelikleri tam bir kapalı kutu. İsrail kaynakları savaş başlamadan önce İran'ın elinde 2 bin 500 civarında balistik füze olduğunu tahmin ederken, bağımsız uzmanlar bu rakamın 6 bine kadar çıkabileceğini belirtiyordu. Orta Doğu'daki en büyük ve en çeşitli füze ağına sahip olan İran'ın envanterinde; 2 bin kilometre menzilli Secil, Gadr ve Hürremşehr'in yanı sıra Emad, Şahab-3 ve Huveyze gibi ölümcül silahlar bulunuyor. Asıl gelişme ise, İran'ın İngiliz-Amerikan askeri üssü Diego Garcia'ya yönelik saldırı girişimiyle 4 bin kilometre menzile ulaşabildiğini kanıtlaması oldu.

80 BİNLİK ÖLÜMCÜL SÜRÜ: ŞAHİD İHA'LARI

Balistik füzelerin yanı sıra savaşın asıl maliyetli ve yorucu cephesini İnsansız Hava Araçları (İHA) oluşturuyor. Portsmouth Üniversitesi'nden uzman Matthew Powell, savaş öncesi tahminlerin yaklaşık 80 bin Şahid İHA'sı yönünde olduğunu kaydetti. Düşük maliyetli bu dronlar, karşı tarafın hava savunma sistemlerini hem fiziksel hem de ekonomik olarak tüketiyor. ABD'nin bu savaş için günde yaklaşık 1 milyar dolar harcadığı düşünülürse, İHA'ları vurmak için kullanılan sistemlerin faturası oldukça ağır. Powell, barış zamanında ayda 10 bin adet Şahid üretebilen İran'ın, savaş koşullarında bu üretimi ne kadar sürdürebildiğinin belirsiz olduğunu ifade etti.

YERALTI TESİSLERİNDE ÜRETİM SÜRÜYOR MU?

Savaşın uzamasıyla birlikte en kritik soru, İran'ın bu devasa mühimmat tüketimini nasıl yerine koyacağı oldu. ABD ve İsrail yer üstündeki üretim tesislerini vurduklarını ilan etse de, İran'ın Kirmanşah, Semnan ve Basra Körfezi yakınlarında en az beş yeraltı üretim tesisi olduğu iddia ediliyor. Eski Pentagon yetkilisi Alex Plitsas'a göre, savaşın başında ayda 300 füze üreten İran'ın kapasitesi şu an 40'a kadar düştü. Uzmanlar ABD ve İsrail'in asıl amacının bugünü kurtarmaktan ziyade, rejimin savaştan sonra füze programını yeniden inşa etme yeteneğini kalıcı olarak felç etmek olduğunu belirtiyor.