ABD ile İran arasında yürütülen diplomatik görüşmeler sonuç verdi ve 3,5 aylık savaş süreci, imzalanan mutabakat zaptı ile yeni bir evreye taşındı.
İran devlet televizyonuna özel açıklamalarda bulunan İran Meclisi Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Washington yönetimiyle yapılan anlaşmanın detaylarına ve bölgenin geleceğine dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
- "HÜRMÜZ BOĞAZI ASLA ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK!"
Savaşın en yoğun dönemlerinde sarf ettiği "Hürmüz Boğazı artık eski koşullarına dönmeyecek" sözünü yineleyen Kalibaf, bu görüşünde kararlı olduğunu belirtti.
Hürmüz Boğazı'ndaki yeni dönemin uluslararası hukuk çerçevesinde şekilleneceğini ifade eden Kalibaf, bölge ülkelerinin hak ve yükümlülüklerine dikkat çekti.
Kalibaf, boğazların kullanımıyla ilgili olarak, "Biz uluslararası hukuk çerçevesinde hareket edeceğiz. Uluslararası hukuka göre boğazlara kıyısı bulunan ülkelerin hem hakları hem de yükümlülükleri vardır. Bu haklardan biri de sundukları hizmetler karşılığında diğer ülkelerin ücret ödemesidir" ifadelerini kullanarak, bölgedeki denizcilik kurallarında yeni bir dönemin sinyalini verdi.
- TAZMİNAT VE "ADIM KARŞILIĞI ADIM" İLKESİ!
Mutabakat metninde yer alan ve 300 milyar doları bulan tutarın "yeniden imar ve ekonomik kalkınma" başlığı altında tanımlandığına dikkat çeken Kalibaf, anlaşmanın işleyişi hakkında şu detayları paylaştı:
- 13. Madde Kritik: Mutabakatın 13. maddesinin "adım karşılığında adım" ilkesi üzerine kurulu olduğunu belirten Kalibaf, bu maddenin garantör olduğunu vurguladı.
- ABD'ye Güven Sınırı: Anlaşma yapılmış olsa dahi ABD yönetiminin siciline vurgu yapan Meclis Başkanı, "Nihai bir anlaşmaya varılsa ve hatta bu anlaşma Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararıyla onaylansa bile yine de güvenilir değildir" değerlendirmesinde bulundu.
- Şarta Bağlı Süreç: ABD'nin yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda İran'ın hiçbir adım atmayacağını net bir dille ifade eden Kalibaf, kararlılık mesajı verdi.
- BÖLGESEL DENKLEMDE GÜVENSİZLİK VURGUSU!
Anlaşmanın imzalanmış olmasına rağmen İran tarafının Washington'a karşı temkinli duruşu dikkatlerden kaçmadı.
Özellikle "adım karşılığında adım" politikasının temel alınması, İran'ın ABD'nin geçmişte verdiği sözleri tutmama ihtimaline karşı kendini koruma altına alma stratejisi olarak yorumlandı.
Bölge kamuoyu, 3,5 aylık çatışma sürecinin ardından gelen bu mutabakatın sahada nasıl bir karşılık bulacağını ve ABD'nin taahhütlerine ne kadar sadık kalacağını yakından takip ediyor.