Dünya

İran: 'ABD ve Siyonist rejimi yendik'

İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Kalibaf, ABD ve İsrail’in savaşın başında belirlediği 9 hedefin hiçbirine ulaşamadığını belirterek, sahada kazandıkları zaferin masada diplomatik başarıya dönüştüğünü ilan etti.

Abone Ol

Orta Doğu'da aylardır süren askeri ve diplomatik bilek güreşinde dengeleri tamamen değiştirecek, uluslararası kulisleri sarsacak itiraflar arka arkaya geldi. ABD ile İran arasında varılan ve taraflara nihai bir anlaşma için 60 günlük müzakere süresi tanıyan 14 maddelik mutabakat metninin üst düzey bir Amerikalı yetkili tarafından ilk kez dünya kamuoyuna sızdırılması, Tahran'da zafer çığlıklarıyla karşılandı. Belgenin yankıları sürerken İran devlet televizyonunun karşısına geçen İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Washington ve Tel Aviv hattına adeta ültimatom gibi bir mesaj gönderdi.

Sahadaki Güç Masanın Dayanağı Oldu

Mevcut diplomatik sürecin geçmiş yıllarda yürütülen rutin müzakerelerle hiçbir benzerliği bulunmadığını vurgulayan Kalibaf, masadaki ellerini güçlendiren temel unsurun ordunun hamleleri olduğunu kaydetti. Karşılarında sadece bölgesel bir gücün olmadığını ifade eden Kalibaf, "Dünyanın siyasi, ekonomik ve askeri olarak bir numaralı gücü İsrail ile birlikte karşımıza çıktı. Bu savaşın çatışma sahnesi küresel etkiler doğurdu. Gelişmeler bölgesel olabilir ancak etkileri küresel boyuttadır. ABD ve İsrail'in savaşın başında belirlediği 9 hedefe ulaşmasına izin vermedik. ABD ve Siyonist rejimi yendik" dedi. İranlı lider, silahlı kuvvetlerin sahada elde ettiği mutlak galibiyetin, bugün yürütülen müzakerelerin en büyük dayanak noktası olduğunu aktardı.

Müzakere Sürerken Fırkateynler Vuruldu

Konuşmasında askeri operasyonların perde arkasına dair daha önce gizli tutulan çok çarpıcı detayları da ilk kez paylaşan Kalibaf, diplomatik temaslar yürütülürken bile taviz vermediklerini söyledi. Fars Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nda yaşanan sıcak çatışmalara değinen Kalibaf, "Müzakereler sırasında düşmanın Fars Körfezi'ndeki eylemlerine cevap verdik. Hürmüz Boğazı'ndan geçmeye çalışan iki düşman fırkateyni vuruldu ve yandı. Öte yandan düşman uçaklarının kalktığı tüm havalimanları bulundukları ülkelerde vuruldu. Bu olaylar müzakereler devam ederken meydana geldi" sözleriyle sürecin ne kadar sert bir askeri hat üzerinde ilerlediğini itiraf etti.

Beyaz Saray'a Geri Adım Attıran Tehdit

İsrail'in Lübnan'daki saldırılarına karşı ABD'ye doğrudan gözdağı verdiklerini aktaran İranlı yetkili, Külliye ve Beyaz Saray koridorlarında diplomatik hesapları altüst eden o kritik anı şu cümlelerle özetledi:

"İsrail Dahiye'yi vurduğunda ABD'ye karşılık vereceğimiz hususunda tehdit ettik ve ültimatom verdik, taleplerimizin kabul edilmesini istedik. Ardından ABD Başkanı, Netanyahu'nun Dahiye'ye saldırma hakkının bulunmadığına dair paylaşım yapmak zorunda kaldı."

Kendisini bir diplomat değil, bir "savaşçı" olarak tanımlayan Kalibaf, diplomasi masasını da bu savaşçı ruhla yönettiklerini belirtti. Askeri eylemlerle hedefledikleri ne varsa, hatta çok daha fazlasını müzakere masasında kopardıklarını ileri süren Kalibaf, "Savaşı kazandık ve kazanımlar müzakerelerde şekillenecektir" diyerek sürecin kendi lehlerine sonuçlandığını savundu.

Gözler şimdi, sızdırılan 14 maddelik mutabakatın ardından başlayacak 60 günlük kritik süreçte Washington ve Tel Aviv yönetimlerinin bu iddialı açıklamalara vereceği yanıta çevrildi.