Lübnan, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası tarihinin en ciddi güvenlik ve insani krizlerinden birini yaşıyor. Uluslar arası Millî Görüş Yardım Organizasyonu (IMG) Türkiye Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Kılıç, Millî Gazete’ye verdiği röportajda, Lübnan’daki siyasi felçten ordu yetersizliğine, Hizbullah’ın özerk rolünden İsrail’in ideolojik hedeflerine kadar tüm tabloyu değerlendirdi.
SİYASİ FELÇ VE MEZHEPSSEL KİLİTLENME
Kılıç, Lübnan’daki siyasi sistemin mezhepler arası hassas bir dengeye dayandığını belirterek, “Cumhurbaşkanı Hristiyan, Başbakan Sünni ve Meclis Başkanı Şii olmak zorundadır. 128 sandalyeli meclis ve Bakanlar Kurulu, Müslümanlar ve Hristiyanlar arasında yüzde 50-yüzde 50 oranında bölünmüştür. Bu yapı, her grubun diğerinin kararını veto edebildiği bir kilitlenme yaratıyor. 2 Mart sonrası hükümetin aldığı radikal kararlar bile meclis nezdinde tam karşılık bulamadı” dedi.
SAVUNMASIZ DEVLET VE ORDUNUN YETERSİZLİĞİ
Lübnan ordusunun teknik yetersizliği ve ekonomik kriz nedeniyle etkisiz kaldığını aktaran Kılıç, “Ordunun modern hava savunma sistemleri, radarlar veya savaş uçakları yok. Ekonomik kriz yüzünden maaş ve yakıt bile sağlanamıyor. Ordunun kışlada kalıp sadece iç asayiş ve insani yardımla yetinmesi, ülkenin savunmasını fiilen Hizbullah’a bırakıyor” ifadelerini kullandı.
HİZBULLAH’IN ÖZERK ROLÜ
Hizbullah’ın halk nezdinde tarihsel askeri başarılarıyla meşruiyet kazandığını söyleyen Kılıç, “2000 yılında İsrail işgalini sona erdirdi ve 2006 savaşında direniş gösterdi. Bu nedenle hükümetin silahsızlanma çağrısı, halk tarafından güvenlikten feragat olarak görülüyor. Hizbullah, kendi stratejisiyle müstakil bir yıpratma savaşı yürütüyor” dedi.
İSRAİL’İN ARZ-I MEVUD İDEOLOJİSİ
Kılıç, İsrail’in operasyonlarını sadece güvenlik odaklı okumamanın önemine değinerek, “İsrail, Arz-ı Mevud ideolojisine dayalı olarak Lübnan’ın güneyini, özellikle Litani Nehri’ne kadar olan toprakları kendi kutsal sınırları içinde görüyor. Lübnan ordusunun hava savunma gücünün olmaması, bu ideolojik hedeflerin sahada fiiliyata dökülmesini engelleyecek bir bariyer bırakmıyor” ifadelerini kullandı.
LÜBNAN HALKI KRİZİN AĞIRLIĞINI HİSSEDİYOR
Kılıç, insani tabloyu şöyle özetledi: “Binlerce hava saldırısının ardından yaklaşık bin 500 can kaybı yaşandı. Bunların çoğu çocuk. Her 5 kişiden biri, yani 1 milyon 200 binden fazla insan güvenli bir sığınak arayışıyla evini terk etmek zorunda kaldı. Halk, bombaların altında ve devletin korumasızlığı ile temel ihtiyaçlara erişememenin yarattığı derin kimsesizlik duygusuyla boğuşuyor.”
IMG TÜRKİYE’DEN YARDIM SEFERBERLİĞİ
Bölgedeki yardım çalışmalarını anlatan Kılıç şunları kaydetti: “Prof. Dr. Necmettin Erbakan Meslek Edindirme Okulu, saldırılar nedeniyle eğitimine ara vermek zorunda kaldı. Ancak okul, savaş mağdurları için Lojistik Destek Merkezi’ne dönüştü. Her gün yerinden edilen Lübnan ve Filistin halkı için sıcak yemek dağıtıyoruz. Filistinli mülteci kamplarında ise ‘Kardeş Aile Projesi’ ve ‘Temiz Kamplar’ çalışmaları sürdürülüyor.”
“ACİL YARDIMA İHTİYAÇ VAR”
Son olarak Kılıç, “Şu an ulaştırdığımız her öğün yemek, onlara ‘dünya sizi unutmadı’ demenin yolu. Ancak ihtiyaçlar her geçen saat artıyor. Düzenli bağışlarla bu mazlum halkın elinden tutabilir, bir çocuğun daha karanlıkta aç uyumasına engel olabiliriz. Herkesi bu acil yardım seferberliğine destek olmaya çağırıyorum” dedi.





