Gündem

İmamoğlu'ndan casusluk sitemi! 'Bu rezilliğe karşı savunma yapmayacağım"

Tutuklu yargılanan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, siyasal casusluk suçlamasıyla hakim karşısına çıktığı davada ifade vermeyi reddederek, "Gerçekten absürtlükte sınır tanımayan, utanç verici bu rezilliğe karşı savunma yapmayacağım" dedi.

Abone Ol

Siyasetin nabzının attığı Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonu, bugün tarihi bir savunmaya tanıklık etti. Görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile birlikte stratejist Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün'ün 20 yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı "siyasal casusluk" davasının ilk duruşması görüldü. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada söz alan İmamoğlu, hakkındaki iddiaları sert bir dille eleştirerek, ortada ne bir suç ne de delil olduğunu savundu. Yargılama sürecini bir hukuk cinayeti olarak nitelendiren İmamoğlu'nun MİT Başkanı'na yaptığı çağrı ise duruşmaya damgasını vurdu.

"ASRIN İFTİRASI CASUSLUK"

Hakkındaki iddialara yanıt vermek yerine suçlamaların temelsizliğini vurgulamayı tercih eden Ekrem İmamoğlu, mahkeme heyetine yönelik yaptığı konuşmada oldukça sert ifadeler kullandı. Savunma yapmayı reddettiğini açıkça belirten İmamoğlu, "Suç yok, delil yok, buna rağmen deniyor ki masumiyetini ispat et. Böyle bir şey olabilir mi? Asrın iftirası casusluk. Bu iddianame nedir biliyor musunuz? Tam bir hukuk cinayetidir. İstanbul'da seçimi kazanmak, başta İstanbul olmak üzere ülkemiz siyasetinde söz sahibi olmak suç mudur? Casusluk. Gerçekten absürtlükte sınır tanımayan, utanç verici bu rezilliğe, bu suçlamaya karşı savunma yapmayacağım" diye konuştu.

"HANGİ DEVLET SIRRI? HANGİ YABANCI DEVLET?"

İddianamede yer alan "Devlet sırları kullanılarak seçmen iradesi yönlendirildi" suçlamasına tepki gösteren İBB Başkanı, savcılığın somut hiçbir kanıt sunamadığını ifade etti. İddiaların bilirkişi raporlarıyla da çürütüldüğünü savunan İmamoğlu, "Hangi devlet sırrı? Nerede elde edilmiş? Yok. Hangi yöntemle alınmış? Yok. Hangi tarihte gerçekleşmiş? Yok. Hangi yabancı devlet lehine kullanılmış? O da yok. Ortada tek bir somut cevap, delil, beyan hiçbir şey yok. Bu dosyada ortaya atılan teknik iddiaların tamamının mesnetsiz olduğu, kasıtlı yorumlarla oluşturulduğu ve gerçeği yansıtmadığı bizzat bilirkişi incelemesiyle ortaya konmuştur" diyerek iddialara meydan okudu.

MİT BAŞKANI'NA KRİTİK ÇAĞRI

Savunmasının en dikkat çekici bölümlerinden birinde doğrudan MİT Başkanı'na seslenen İmamoğlu, savcılığın casusluk değerlendirmesi yapacak uzmanlığa sahip olmadığını iddia etti. İmamoğlu, "Yahu savcılık ne anlar casusluktan? Bu ülkede devlet sırrı paramparça edilmişse, savcılık bu kadar şey yazmışsa, Ekrem İmamoğlu'nun ismi bu kadar zirveye çıkartılmış, casus, ajan diye yazılmışsa, MİT Başkanı size sesleniyorum niye konuşmuyorsunuz?" sözleriyle dikkatleri başka bir yöne çekti. Ayrıca diğer sanıklar Merdan Yanardağ ve Necati Özkan'ın da bu kurgunun içine dahil edildiğini belirterek, bu kişilerin susturulmak istendiğini savundu.

Mahkeme başkanının Hüseyin Gün ile olan ilişkisine dair sorusunu da yanıtlayan İmamoğlu, bu ismi ilk kez cezaevindeyken itirafçı yapıldığında duyduğunu belirterek aralarında hiçbir diyalog geçmediğini söyledi.