Küresel ısınma ve iklim değişikliğiyle mücadelede uluslararası toplumun attığı adımlardan biri, Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde hazırlanan çevre sözleşmeleri oldu. Bu kapsamda 1992 yılında imzaya açılan ve 1994’te yürürlüğe giren Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (İDÇS), hükûmetlerarası düzeyde ilk iklim mutabakatı olarak kabul ediliyor. Sözleşmeye taraf olan ülkeler yıllar içerisinde çeşitli konferanslarla taahhütlerini şekillendirirken, bazı ülkeler bu süreci iç hukuklarına taşıyarak iklim kanunlarıyla destekledi. Türkiye de bu doğrultuda önemli bir adım atarak, 2025 yılında İklim Kanunu’nu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden geçirerek yürürlüğe koydu. Yeni yasa ile birlikte Türkiye, iklim değişikliğiyle mücadelede yasal çerçevesini oluşturan ülkeler arasına katılmış oldu.
İKLİM SÖZLEŞMESİNİN KAPSAMI VE AMACI
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (İngilizce: UNFCCC), insan kaynaklı sera gazlarının atmosferdeki oranlarını sınırlandırarak iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini azaltmayı amaçlamaktadır. Bu sözleşme, iklim değişikliğinin küresel bir sorun olduğunu kabul ederken; taraf devletlerin iyi niyetle iş birliği yapmasını öngörmektedir. Sözleşmeye bugüne kadar 191 ülke ve Avrupa Birliği taraf olmuştur. Sözleşme, 1992 yılında Brezilya’nın Rio de Janeiro kentinde düzenlenen “Rio Çevre ve Kalkınma Konferansı”nda imzaya açılmış, 21 Mart 1994’te yürürlüğe girmiştir. Aynı konferansta “Çölleşmeyle Mücadele” ve “Biyolojik Çeşitlilik” sözleşmeleri de kabul edilmiştir.
TARAF ÜLKELER VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ
Sözleşmede yer alan EK-1 listesinde, sanayileşmiş ülkeler ve geçiş ekonomisine sahip ülkeler olmak üzere toplam 40 ülke ile Avrupa Birliği yer almaktadır. Bu ülkeler, sera gazı emisyonlarını sınırlandırma yönünde tarihsel sorumluluk taşıyan devletlerdir. Türkiye, 2001 yılında kendi talebiyle EK-2 listesinden çıkarılmış ve geçiş ekonomisi sınıfında EK-1 ülkesi olarak yer almıştır. EK-2 listesinde ise sanayileşmiş ve finansal destek sağlayan 23 ülke ile Avrupa Birliği bulunur. Bu ülkeler, gelişmekte olan ülkelere finansman, teknoloji transferi ve kapasite geliştirme gibi konularda destek sağlama taahhüdünde bulunmuşlardır.
TARAFLAR KONFERANSI VE KYOTO'DAN PARİS'E İKLİM SÜRECİ
1994 yılından bu yana her yıl düzenlenen Taraflar Konferansı (COP), sözleşmenin uygulanmasını denetlemek ve yeni kararlar almak amacıyla yapılmaktadır. COP toplantıları, iklim değişikliği alanındaki en üst düzey uluslararası karar platformudur. 1997 yılında Japonya'nın Kyoto kentinde yapılan COP 3’te, bağlayıcı hedefler içeren Kyoto Protokolü kabul edilmiştir. Bu protokol, ilk kez sanayileşmiş ülkeleri yasal olarak sera gazı emisyonlarını azaltmakla yükümlü kılmıştır. 2001 yılında Fas’ın Marakeş kentinde düzenlenen COP 7’de Türkiye’nin özel statüsü tanınmış ve 2004’te sözleşmeye taraf olması sağlanmıştır. 2015 yılında Fransa’nın Paris kentinde düzenlenen COP 21’de ise Paris Anlaşması kabul edilmiş, küresel sıcaklık artışının 1,5°C ile sınırlandırılması hedeflenmiştir.
TÜRKİYE'NİN SÜRECE KATILIMI VE YASAL ÇERÇEVESİ
Türkiye, 2004 yılında İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ne taraf olmuş, 2009 yılında Kyoto Protokolü’nü imzalamıştır. Paris Anlaşması ise 2021 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından onaylanmıştır. Türkiye ayrıca, 2023 yılında kendi “İklim Kanunu” çalışmalarını tamamlayarak iklim değişikliğiyle mücadeleyi iç hukukuna taşımaya hazırlanmıştır.
KÜRESEL İŞ BİRLİĞİ VE ULUSAL POLİTİKALAR
İklim Kanunları, ülkelerin küresel yükümlülüklerini ulusal düzeyde yasal güvenceye alma yolunda önemli bir adım olarak görülmektedir. UNFCCC çerçevesinde bugüne kadar çok sayıda ülke bu doğrultuda düzenlemelere gitmiş; kimileri emisyon hedeflerini yasal sınırlarla bağlamış, kimileri ise finansman ve adaptasyon politikalarıyla sürece katkı sunmuştur. Türkiye de bu doğrultuda adımlarını hızlandırırken, iklim politikalarında hem uluslararası hem ulusal düzeyde yeni bir döneme girmiştir.
İKLİM SÖZLEŞMESİNİ ONAYLAMAYAN ÜLKELER
İklim sözleşmesini, şimdiye kadar 197 ülke anlaşmayı imzaladı, 192'si onayladı. onaylamayan ülkeler arasında, Eritre, Libya, Irak, İran ve Yemen yer alıyor.