Deri sektörü en büyük pazarı konumundaki Rusya‘yı kaybetmemek için çaba sarf ediyor. Yaşanan gümrük krizinin ardından Türk mallarının yer aldığı Moskova Çerkez Pazarı‘nın kapatılması ihracatçılarda moralleri bozdu.
Kalitesi ve tasarımıyla dünya çapında ün yapan deri sektörü, 2009 yılında arka arkaya şoklar yaşıyor. Küresel ekonomik krizle ihracatı yüzde 30‘lara kadar azalan sektör, Rusya‘nın Türk mallarına ‘Sakıncalı‘ mevzuatı uygulaması ve 2 Milyar dolarlık Türk malının pazarlandığı Çerkez Pazarı‘nı kapatmasıyla çaresiz kalmıştı. TDKD öncülüğünde tek yumruk olan sektör hedefine ulaşmaya başladı. Derneğin geleneksel iftar programında Konuşan Başkan Ramazan Hazar, "15 yıldır deri ve tekstil ürünlerimizin Rusya Federasyonu‘na ve çevre ülkelere pazarlandığı ve Türkiye ile Rusya arasındaki bavul ticaretinin % 80‘inin yapıldığı Çerkez Pazarı Rusya Federasyonu Hükümetinin aldığı bir karar ile kapatılmıştır. Başbakan Erdoğan ve ilgili Devlet Bakanımız olmak üzere, tüm ilgili kişiler ve merciler nezdinde, Çerkez Pazarı‘ndaki Türk Firmalarının mağduriyetlerinin giderilmesi için girişimde bulunduk. Bu girişimlerimiz sonucunda Başbakanlıktan aldığımız yazıda konu ile ilgili çalışmaların yapıldığı ve en kısa sürede Türk firmalarının mağduriyetlerinin giderileceği sözü verildi. Sektörümüz için hayati önemde olan bu konuda çalışmaların hızlandırılmasını ve bir an evvel çözüm bulunmasını istiyoruz" dedi.
Türk derisiyle rekabet edemeyenler ürünlerimizi yasaklıyor
Türk deri sektörünün dünya genelinde önemli bir rekabet üstünlüğüne sahip olduğunu anlatan Hazar, kalite, fiyat, üretim teknikleri, birikim bakımından Türkiye ile rekabeti göze alamayan ülkelerin, ihraç ürünlerine tarife dışı engeller koymaya devam ettiklerini kaydetti. Rusya Federasyonu‘nun, ihraç ürünlerini sakıncalı ürün ilan ettiğini hatırlatan Hazar, "Rusya Federasyonu‘nun bu uygulaması sonrasında Derneğimiz ve diğer sektör kuruluşları eşgüdümlü olarak aralıksız çalışmalar yaptı. Bu girişimlerimiz sonucunda, Cumhurbaşkanı ve hükümetin desteğiyle Rusya bu yanlışı düzeltti" diye konuştu.
Yılsonunda kriz yerine büyüme konuşacağız
2009‘un son çeyreği itibariyle krizin etkilerinin hafifleyeceğini belirten Hazar, "Kriz artık geride kalıyor. Sektörümüz olumsuz etkilerden kurtulmaya başladı. Rusya ile yaşanan sıkıntıların çözülmesi halinde Deri sektörünü parlak bir dönem bekliyor. İçinde bulunduğumuz ortamı yeni pazarlar bulma ve kendimize çeki düzen vere anlamında bir fırsat olarak görmeliyiz. 2010 yılından itibaren dünyada kriz yerine büyüme rakamları konuşulmaya başlayacak. Deri sektörü olarak bu büyümede ön saflarda yer almak için şimdiden çalışmaya başlamalıyız" ifadelerini kullandı.
Deri sektöründeki daralma yavaşladı
Türkiye‘nin kriz sonrası dünyada en hızlı büyüyen ülkeler arasına girebilmesi için bir takım önlemler alınması gerektiğini anlatan TDKD Başkanı Hazar, "Ara ve yatırım malı fiyatları dünya standardında olmalı, iş gücü üzerindeki maliyetler azaltılmalı, kamu harcamalarından tasarruf yapılmalı, Vergi oranları rakibimiz olan ülkelerin seviyesine indirilmeli, üretimin ve ihracatın finansmanı için kaynaklarımız geliştirilmeli" şeklinde konuştu.
Türkiye deri ve deri mamulleri ihracatının 2008 yılına göre ciddi kayıp yaşadığına değinen Hazar, "2009 Mart ayında deri giyim eşyası ihracatında % 39 oranında bir dramla oldu. 2009 Haziran ayında bu daralma % 21.2 ye geriledi. 2009 Ocak - Mart döneminde 60 milyon 791 bin dolar olan ihracat 2009 Ocak - Haziran döneminde 116 milyon 861 bine yükselmesine rağmen bir önceki dönemle kıyaslandığında ihracatta % 25 oranında bir düşüş olmuştur. Ayrıca kürk ve kürkten mamul eşya ihracatında da % 11,6 oranında bir azalma görülmektedir" dedi.