Bütün tarih uzmanları günümüzde dünyaca ünlü  Hollanda Lalelerinin Osmanlı zamanında Türkiye den Hollanda ya giderek orada geliştirilerek meşhur ve de o ülkeye has marka olduğunda mutabık ve müttefiktirler. Zaten haddi zatında nelerimiz batıya bizden gidip de oranın markasını yedikten sonra kıymet kazanıp gözümüzde büyük olmamış ki. Geçen haftalarda başkent Amsterdam da Hanımlar Komisyonu ve Çocuk Kulübünün düzenlediği Çocuk Şenliği programındaydık. Oraya rent a car aracımızın navigasyonunun bizi ulaştırdığı adres El-Kübra Hanımlar Kolu binasıydı. Kekler böreklerle karşılanmamızla başlayan organizasyonun afişinden salon-ses düzeni ve süslenmesine, çocukları en çok sevindirecek bol hediyelerin temininden, ağırlanmamızdaki tertibe kadar ekibimizle hayran kaldığımız olayı görünce şükranlarımızı veda yemeğinde kendilerine de ifade ettiğim başkan ve komisyon üyeleri Kezban, Canan, Rahime ve Şükran hanımefendileri şimdi anarken nedense Hollanda Laleleri zihnimde canlandı. Ülkemizde kadir kıymeti bilinemeyen hanımlarımız müsait ortamını bulunca kültürel ve sosyal hizmette de neler yaptıklarını orada görünce açan laleler..

İslam haftası

Almanya Braunschweig da yapılan dört günlük İslam Haftası programında Türkiye den yazar düşünür ve sanatçılarla birlikte dolu dolu programa biz de İbiş Efendi ile davete icabetle iki günlüğüne katıldık. Ama böylesine adeta canlı TV programı gibi timecodu çıkarılmış akışı belli disiplin ve tertip beni de etkilemedi değil doğrusu. Biz de önümüzdeki günlerde TV5 ekranlarına gelecek programımız için malzeme çektik.. Almanya nın en nitelikli eğitim merkezine de sahip bu cemiyette çocuklara ve gençlere özel önem ve şahsiyet verildiğine yıllardır gelip gittiğim bu cemiyette bizzat şahit olmuşumdur. Zaten Erbakan hocamızın meşhur "at sahibine göre kişner" tanımlamasıyla sevgili Hamza Ocaktan cemiyet başkanını tanıyınca işi çözüyorsunuz. Onca mahrumiyete rağmen böyle zengin bir programın buralarda icrasının bırakın bizimkilere getireceği bereketi, evrensel rahmetin Almanyadaki İslam ı bilmeyenlere etkisiyle nice hidayetlere vesile olduğuna tanık olduğunuzda siz de nice fedakarlığa katılmada kendinizi alamadığınızı görüyorsunuz. Yolunuz ve bahtınız açık olsun Anadolu nun çağdaş Alperenleri..

Babalar günü

Bu hafta Almanya da Hz. İsa nın gökyüzüne yükselişi nedeniyle Babalar günü tatili yapılıyor. Misafiri olduğumuz Ordulu cemiyet başkanı Hamza beyin her biri ayrı bir cevher olarak ocaktan yetişen dokuz çocuğundan Kadir in anaokulunda başından şöyle bir olay geçer. Baba Hamza bey, çocuğu okula bırakırken öğretmenini uyararak babalar günü kutlaması için çocuğun kiliseye götürülmemesini İslami hassasiyeti adına ikaz eder. Ancak hristiyan öğretmen buna rağmen o günün özelliği ve önemine binaen başpapazın katıldığı törene Kadir i de götürür. Minik Kadir başpapaz konuşurken mevcut özgüveniyle izin alarak başpapaza itiraz eder. Öncelikle kendisinin Müslüman olduğundan velisinin uyarmasına rağmen kiliseye getirilmemesi gerektiğini hatırlatır. Sonra da başrahibi yalan söylemekle itham ederek şöyle söyler: "Eğer İsa, Allah ın oğlu olsaydı, bir baba olarak Allah kendi oğlunun ellerine ayaklarına çiviler çakılarak idam edilmesine razı olur muydu ".. Sonuç: Cevap vermekte zorlanan başpapazın durumu karşısında zorda kalan öğretmen Kadir in velisini çağrınca veli Hamza bey de taşı gediğine koyar: "Çocuk yanlış mı demiş "