Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hamza Aktan, IV. Din Şûrası‘nda tinercilerden, dağ başındaki çobana kadar her katmandan insana daha iyi din hizmeti götürme yollarının tartışılacağını söyledi.
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hamza Aktan, IV. Din Şûrası‘nda tinercilerden, dağ başındaki çobana kadar her katmandan insana daha iyi din hizmeti götürme yollarının tartışılacağını söyledi.
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurul Başkanı Prof. Dr. Hamza Aktan, 12-16 Ekim tarihleri arasında Ankara Bilkent Otel‘de düzenlenecek IV. Din Şûrası hakkında açıklamalarda bulundu. Aktan, beş yıl aradan sonra toplanan şurada, din ve toplum konusunun ele alınacağını belirtti. Tarım toplumundan sanayi toplumuna geçişteki ‘sancılara‘ dikkat çeken Aktan, göç ve şehir hayatına uyumda ortaya çıkan sorunlar, oluşan varoşlar ve gerekli eğitimi alamayan gençlere değindi.
"Tinerciler, köprü altı çocukları, kapkaç olayları gibi kentsel hayata dönüşte yaşadığımız bir sancı var." diyen Aktan, bu insanlara da din hizmeti götürmek zorunda olduklarını vurguladı.
Maddeten zengin, Sevgiden yoksun
Ortalamanın üzerinde geliri olan, şehirli ailelerin çocuklarının da ‘varoşlarda yokluk içinde yaşayanlardan‘ çok daha iyi konumda olmayabildiğini söyleyen Aktan, "Ceplerine harçlığı verilmiş, ama sevgiden yoksun. Çocuk ile irtibat yok, sevgiden yoksun. Bu defa arayış içine giriyor. Uyuşturucu bağımlılığından, satanizme kadar giden bir çizgide başka bir problem yaşıyorlar." dedi.
Bu duruma biraz da sosyal hayattaki değişmelerin neden olduğunu vurgulayan Aktan şöyle devam etti: "Bugün hısım- akraba dayanışması yok. İnsanlar kapı komşusunu tanımıyor, mahalle muhtarını, cami imamını bilmiyor. Yıllarca torununu görmeyen dedeler, nineler var. Milyonlar içerisindeki birey, yalnız yaşıyor. Hızlı, gürültülü, bunaltıcı bir hayatın ortaya çıkardığı bir takım problemler gündeme geliyor. Biz bu insanları manevi hazzın ikliminde nasıl rahat ettirebilirizin arayışı içindeyiz."
Herkese ulaşmalıyız
Kentlerin yanı sıra ihmal edilmiş kırsal kesimlerin de bulunduğuna dikkat çeken Aktan, "Kişi hayvancılık ile uğraşıyor. Bütün bir mevsim dağlarda, otlaklarda geziyor. Mesela biz bunlara ulaşamıyoruz. Tarım işçisi olarak çalışan bir kesim var. Ne Cuma, ne bayram, ne de tatil biliyor. Sadece sabah kalkıyor iş, akşam yorgun yatıyor, sonra sabah kalkıyor yine iş. Kırsal‘da da yeterince hizmet alamayanlar var. Onlara da ulaşmalıyız." diye konuştu.