Havayolu şirketlerinin filolarını süsleyen Airbus A320 serisi, bu kez motor arızasıyla değil, uzaydan gelen bir tehlikeyle gündemde. Güneş kaynaklı yoğun radyasyonun, uçuş güvenliğini doğrudan tehdit ettiği ve kritik sistemleri devre dışı bırakabileceği ortaya çıkınca sektörde kırmızı alarm verildi.
Pilotun isteği dışında dalışa geçiyor
Tehlikenin teknik boyutunu ve ciddiyetini İstinye Üniversitesi Uçak Teknolojisi Program Başkanı ve Kıdemli Aviyonik Mühendisi Ersan Yüksel gözler önüne serdi. Yaşanan durumun havacılık tarihinde bir ilk olduğuna dikkat çekildi.
Yüksel, güneşte meydana gelen şiddetli patlamaların yaydığı radyasyonun, uçağın beyni sayılan uçuş kumanda sistemlerine sızdığını aktardı. En korkutucu senaryo ise otomatik pilotta yaşanıyor. Radyasyonun etkisiyle bozulan veriler, uçağın burnunu pilotun isteği ve kontrolü dışında aşağıya vererek ani irtifa kaybına neden olabiliyor.
Acil yazılım güncellemesi şart
Bugüne kadar güneş patlamalarının iletişim sistemlerinde parazit yaptığı bilinse de uçağın fiziki kontrolünü ele geçirecek boyuta ulaşması, mühendisleri şaşkına çevirdi. Avrupalı üretici Airbus'ın, A320 ailesinin önemli bir kısmı için "acil yazılım güncellemesi" ihtiyacı duyduğu kaydedildi.
Bu olayın 30 Ekim'de JetBlue havayolu firmasının Meksika'daki Cancun'dan New Jersey'deki Newark Havaalanı'na 1230 sefer sayılı uçuşunu yapmakta olan A320 uçağında yaşandığını anımsatan Yüksel, ani irtifa kaybı nedeni ile uçakta hafif olarak yaralanan yolcular olduğunu, kumanda dışı olarak dalışa geçen uçağı kontrol altına alan pilotların Florida eyaletindeki Tampa Havaalanı'na acil iniş yaptıklarını hatırlattı.
ABD Federal Havacılık İdaresinin (FAA) yaptığı incelemede olayın Fly by Wire (Uçuş kumandalarının elektrik kabloları üzerinden kontrolü) sistemine sahip olan A320 uçağının elevatörüne ve aileronlarına kumanda eden ve ELAC adı verilen bilgisayarın içindeki yazılımın güneş patlamaları nedeniyle zarar görmesi olarak açıkladığına değinen Yüksel, Airbus A320 ailesi uçakların pazardaki en büyük rakibi olan Boeing B737 ailesi uçaklarda Fly by Wire sistemi ve ELAC bilgisayarı bulunmadığını kaydetti.
Bu tespitin uçağın üreticisi Airbus'a haber verilmesinin ardından şirketin olay hakkında tüm A320 operatörlerini AOT adı verilen acil yayın aracılığı ile bilgilendirdiğini dile getiren Yüksel, "Yayınlanan AOT'da bazı ELAC bilgisayarları üzerinde yüklü olan yazılımların güneş patlamalarından olumsuz etkilenmiş olabileceği, bu olayın uçuşta uçağın burnunu aşağıya vermesine ve en kötü ihtimalle bu durumun uçağın yapısal limitlerini aşabileceği (uçağın kırılabileceği) bilgisi veriliyor." diye konuştu.
Yaşananların, uçuş emniyetini tehlikeye atabilecek ve uçağı uçuşa elverişsiz hale getirebilecek ani durumlara, üretici firmalar ile havacılık otoritelerinin ne kadar hızlı müdahale ettiğini gösterdiğine dikkati çeken Yüksel, bu tür olayların aynı zamanda havayolu şirketlerinin mühendislik, planlama ve bakım birimlerinde tecrübeli ve yetkin personel bulundurmasının önemini bir kez daha ortaya koyduğunu vurguladı.
Yüksel, FAA’nın veya Airbus’ın, uçuş kumanda bilgisayarına yüklü yazılımdaki bozulmanın güneş patlamalarından kaynaklandığını nasıl tespit ettiğinin ise ayrı bir merak konusu olduğunu aktardı.
Bundan sonra neler olacak?
Ersan Yüksel, 11 bin 300 adet A320 ailesi uçağın aktif olarak kullanıldığını belirterek, bunlardan 6 bin 440 adedinin A320 NEO uçaklarından önce üretilen ve A320 Klasik adı verilen uçaklardan oluştuğunu söyledi.
Yazılımla ilgili sorunun hem A320 Klasik hem de A320 NEO uçakları etkilemiş olabileceğinin değerlendirildiğini dile getiren Yüksel, şunları kaydetti:
"Airbus yayınladığı AOT dokümanında havayolu firmalarına hangi uçakların bu sorundan etkilendiği konusunda bilgi verdi, konunun Avrupa Birliği Havacılık Güvenliği Ajansına (EASA) aksettiği ve EASA'nın bu sorundan etkilenen uçakların uçuşunu yasaklayacak bir AD yayımlayacağı ve uçaklarının yerde kalmalarını istemiyorlarsa bir an önce düzeltici işlem yapmaları konusunda uyarıda bulundu.Bu sorun nedeniyle 6 bin kadar A320 ailesi uçağa işlem yapılması gerekeceği tahmin ediliyor. Bu uçakların önemli bölümünde ELAC'a 3 saatlik bir software yükleme işlemi ile sorun giderilebilecek.
Buna karşılık 1000 kadar uçağın ELAC bilgisayarının de değişmesi gerekecek ve bu kadar çok ELAC bilgisayar yedeği bulunmadığı için bu durum bazı uçakların bir süre uçuştan kesilmelerine neden olabilecek. EASA da bu olayla ilgili olarak Acil Uçuşa Elverişlilik Direktifi'ni yayımladı. Etkilenen uçaklar düzeltici işlem yapılmadan uçuş yapamayacaklar. Tek istisna ise uçakların bakım işlemi görecekleri yere gitmek için ETOPS (uzun mesafeli uçuşlar) uçmamak ve yolcusu olmamak kaydı ile en fazla 3 uçuş yapmak olacak."