Yaşanan ekonomik kriz sebebiyle sanayi kenti Bursa‘da geçen yıl her 3 kişiden biri icralık oldu. İcra müdürlükleri, borcunu ödeyemediği için icralık olan 614 bin 437 kişinin dosyasına bakarak tarihinin en yoğun yılını geride bıraktı.
Dünyayı saran ekonomik kriz, sanayi kenti Bursa‘yı da vurdu. Özellikle otomotiv sektörünün yoğun olarak etkilendiği krizden, Bursalılar da nasibini aldı. Nüfusu 2 milyonu geçen şehirde 2009 yılında, 261 bin 487 kişi icralık oldu. 2008 yılından devreden 352 bin 950 icra dosyası ile icra müdürlüklerinde 614 bin 437 dosya işlem gördü. Bunlardan 157 bin 950‘si karara çıkarken, 2010 yılına ise 157 bin 950 dosya devretti. Dosyalar dolap ve arşivlere sığmayınca adliye koridorlarına taştı. Bursa‘daki 13 ayr?icra müdürlüğü tarihinin en yoğun yılını geride bıraktı.
Daha önceki yıllarda müşterilerini en fazla icraya veren GSM operatörleri, birincilik tahtını bankalara bıraktı. İcralık olanların yüzde 95‘ini bankalara borçlananlar oluşturdu. Yüzde 15‘lik bölümde ise cep telefonu, Türk Telekom, doğalgaz, elektrik ve diğer borçlar yer aldı.
Rakamları değerlendiren TÜKDER Başkanı Fikri Karagöz, böyle bir durumda icralık olmamanın mümkün olmadığını ifade ederek, "Vatandaşımızın alım gücü giderek azaldı. Artık insanlar, kredilerle, olmadık paralarla yaşıyor. Herkesin geleceği ipotek altında. Vatandaşlarımız gelirleriyle temel ihtiyaçlarını karşılayamaz duruma geldi.
Simit satar gibi kredi kartı dağıtılıyor
Milyonlarca insan banka kredileriyle geçiniyor. Onca uyarılarımıza rağmen bankalar simit satar gibi kredi kartı dağıtıyor. Bu konuya acil bir önlem alınmazsa ilerleyen günlerde daha büyük felaketler bizleri bekliyor olacaktır. Hemen kredi kartlarındaki faiz oranları ve asgari ödemeler düşürülmelidir" dedi. Devletin 2-3 yılda bir çıkardığı geçici maddelerle vatandaşını korumaya çalıştığını fakat bunun yeterli olmadığını belirten Karagöz, "Bunun için devletin kalıcı çözümler üretmesi gerekir. Asgari geçim koşullarını iyileştirilmesi gerekir. Bugün insanlar gelirleriyle sadece faturalarını ödemekle yetiniyor. Acil olarak bu konuya el atılmalıdır" diye konuştu.
Denizli Barosu başkanı Demir:
‘‘480 bin nüfusun yaşadığı kent merkezinde, 150 bine yakın icra dosyası bulunmaktadır‘‘
Denizli Barosu Başkanı Avukat Adil Demir, 480 bin kişinin yaşadığı kent merkezinde, 2009‘da 150 bine yakın icra dosyası bulunduğunu söyledi.
Demir, yaptığı açıklamada, kent merkezinde yaşayan aktif nüfusun üçte ikisinin icralık olduğunu gösterdiğini ileri sürerek, ‘‘480 bin nüfustan, çocukları, ticari hayata katkısı olmayan yaşlıları ve 30 bin üniversite öğrencisini çıkardığımızda geriye 200 bin civarında bir aktif nüfus kalıyor. Bu nüfusun da üçte ikisi icra takibinde‘‘ dedi. Denizli Adliyesi‘ndeki 6 icra müdürlüğünün, dava dosyalarından başını kaldıramadığını ifade eden Demir, şunları kaydetti:
‘‘2009 sonu itibariyle Denizli‘deki 6 tane icra müdürlüğünde, 150 bine yakın icra dosyası bulunmaktadır. Bunun 86 bin 152‘si 2009‘da açılmış durumda. Daha önceki yıllardan gelen derdest dosyalar ve başka illerden talimatla açılan dosyalarla birlikte bu sayı 150 bini bulmaktadır. İcra müdürlüklerinde işlem gören, işlem yapılabilecek dosya sayısı budur. Bu da Denizli‘deki aktif kişilerin üçte ikisinin icralık olduğunu gösteriyor. Bu durum, Denizli‘de ekonomik krizin ne kadar büyük bir önem arz ettiğinin göstergesi. 2008‘de açılan icra takibi dosyası sayısı 68 bin 732 idi. 2007‘de ise 49 bin 710 icra takibi dosyası açıldı.‘‘
Türkiye birincisi olurdu
Bu rakamlara ilçelerdeki dosyaların dahil edilmediğini dile getiren Baro Başkanı Demir, ilçelerdeki rakamların Denizli‘nin genel rakamlarını düşürdüğünü söyledi. Demir, ilçelerin rakamları olmasa Denizli‘nin, icra takibinde Türkiye birincisi olacağını savundu. Bu icra takiplerinin birçoğunun ekonomik krizle alakalı olduğunu ileri süren Demir, icra takibindeki dosyaların dörtte üçünün alacaklısının bankalar olduğunu ifade ederek, şöyle dedi:
‘‘Kredi kartları, bankaların verdiği bireysel ve ticari kredilerinin sonucunda ödenemeyen paralar nedeniyle açılmış dosyalardır. Fabrikalarda çalışan işçiler, ücretlerini alamayınca, aldıkları kredilerin parasını ödeyemiyor. Yine iş yapamayan firmalar, aldıkları kredilerini ödeyemiyor ve sonucunda hakkında icra takibi başlatılıyor. Yine fabrikalarda çalışan işçiler, paralarını alamadıkları için icralık oluyor. Esnafın icralık olduğunu gösteriyor. Esnafın yediemin depolarında adım atacak yer yok. Avukatlar, malları muhafaza altına almaktan kaçınıyorlar. Çünkü muhafazaya ilişkin masrafları çıkaramıyorlar. İcradaki rakamlar, Denizli‘de büyük bir ekonomik buhranın geçirilmekte olduğunu gösteriyor. Nüfusa oranla açılan icra takibi dosyalarında, Denizli ilk 3 ilin arasındadır.‘‘