Reklamı Kapat

Selçuk Geçer'den dolar kuru uyarısı: Dolar 10 liranın üstüne göz dikti

Ünlü ekonomist Selçuk Geçer, dolar fiyatında ciddi uyarılarda bulundu. Geçer, FED tarafından şahin açıklama gelirse 10 liranın üzerindeki bir dolar kuruna hoş geldin diyebileceğimizi söyledi.

İnternet Haber Merkezi
İnternet Haber Merkezi Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Dolar kuru yorumlarını sürdüren ekonomist Selçuk Geçer, cari açıkla beraber gelen dolar kurundaki artışları ele aldı. Dolar hakkında konuşan Geçer, Türkiye’de günü kurtarmaya çalışan ekonomi ve siyaset yönetimi olduğunu ifade ederek,  bir sabah kalktığımızda dolar kurunun 10 lira üzerinde görebileceğimiz uyarısında bulundu.

TÜRKİYE DOLAR KURU ŞOKU YAŞAYABİLİR

3 milyar doların üzerinde bir cari açık geldiğini hatırlatan Selçuk Geçer, “Eğer ki turizmle ilgili beklentiler karşılanmazsa bu yüksek seviye Türkiye'de ciddi bir kur şokunu beraberinde getirir.” dedi.

DOLAR HER AN PATLAMAYA HAZIR BİR BOMBA GİBİ

Türkiye ekonomisinin dar boğaza girebileceğini ifade eden Geçer, “Büyük kur şokları ile karşı karşıya kalabilir. İşin komik tarafı ise 8.65, 8.64, 8.66, 8.67 seviyeleri bakın dolar ne kadar düştü diye yorumlanıyor birileri tarafından. Ya kardeşim 8.60'ın üzerinden bahsediyoruz. Yapmayın, etmeyin gözünüzü seveyim. Düne kadar 6.80 olan dolar kuru bugün 8.60'ın üzerinde seyrediyorsa dar bir banda sıkışmış. Fırtına öncesi sessizlik dönemini yaşıyorsa, her an patlamaya hazır bir bomba gibi duruyorsa. Ekonomi yönetimi bunu destekleyebilecek ya da dengeleyecek bir ekipmana sahip değilse, bir cephaneliğe sahip değilse, oturup iki defa, üç defa düşünmek gerekiyor.” diye konuştu.

Ekonomik gelişmeler hakkında değerlendirmelerini sürdüren Geçer, pandemi döneminde Avrupa ve Amerika’da yapılan yardımlarla Vatandaşlar ve çiftçinin ayakta tutulduğunu ama Türkiye’de para olmadığı için bunun yapılamadığını söyledi.

Geçer, şöyle konuştu:

Son 2 yılda en çok konuştuğumuz konulardan birisi elbette pandemi diğeri de ekonomi. Aslına bakarsanız pandemi süreci ekonomi ile ilgili de süreci belirler hale gelmiş durumda. Oysa 2 yıl önce Çin'de 2-3 kişiye bulaştığında bu hastalık ne Avrupa ne de Amerika o kadar önemsememişti. Hatta biraz da hafife almışlardı. Nasıl olsa bu iş Çin'de kalır. Çin ekonomisi bozulur ama bizim ekonomimiz şahlanır diye bakıyorlardı. Biz mi biz de öyle bakıyorduk. Çin'in yerini biz alacaktık sözde. Günün sonunda geldiğimiz nokta şu Çin ekonomisi aldı başını gitti. Hastalığı da kontrol altına aldılar. Hem Amerika hem Avrupa ülkeleri hem de Türkiye pandeminin bedelini çok ağır bir şekilde ödemek zorunda kaldık. Gelişmiş ülkelerde en azından Avrupa ve Amerika'da yapılan yardımlarla vatandaş KOBİ ayakta tutuldu, çiftçi ayakta tutuldu ama Türkiye'de para olmadığı için ne yazık ki o da yapılamadı arkadaşlar. Pandemiden en büyük yaralardan birini alan ülke Türkiye oldu. Pandemi olmasaydı ne olacaktı? Türkiye yine ağır ekonomik krizin içine doğru zaten sürükleniyordu ve alınan önlemler acemice olduğu için yine geleceğimiz nokta burası olacaktı. Belki çok daha ağır koşullar yaşayacaktık ve pandemi gibi bir açıklamamız da olmayacaktı. Dolayısı ile arkadaşlar Türkiye zaten büyük bir çıkmazda idi. Şimdilik pandemiyi bahane ediyoruz. Bakalım sonrasında neyi bahane etmeye başlayacaklar. Onu hep birlikte göreceğiz. Dünyada gıda fiyatları hızla artmaya devam etti. Bu süreçte arkadaşlar bakın son 12 ayda gıda fiyatları öyle bir artış kaydetti ki son yılların en yüksek artış rakamları yakalandı ve enflasyon üzerinde de çok önemli etkileri oldu bunun. Bu ay neyse ki gıda fiyatlarında hafif bir geri çekilme gözlendi. Bu da acaba devam eder de bizi rahatlatır mı? Düşüncesini yaymaya başladı.”

ÜLKELER SOHBAHAR SONUNDA KAPANMAYA GİDECEKLER

Koronavirüs salgınındaki yeni varyantlara dikkat çeken Selçuk Geçer, “Özellikle delta varyantı iyiden iyiye dünyada yayılmaya başladı. Ülkeler muhtemelen sonbahar aylarının sonlarına doğru tekrar kapanma sürecine gitmek zorunda kalacaklar ve ekonomilerle ilgili sıkıntılar da büyüyerek devam edecek.” dedi.

DOLAR KURUNDA BAŞKA ŞOKLAR GELEBİLİR

“Faiz artırmak bir yana faizleri azaltmak zorunda kalacaklar.” diyen Geçer, “Bunun bizim için avantajı şu. Gelişmiş ülkeler faizleri arttırma ya da varlık alımları azaltmayı öne çekmezse en azından kur anlamında biraz nefes alacak gibiyiz. Ancak şunu söyleyelim. Hastalığın devam etmesi bizim bir gelirimizin düşmesi anlamına geliyor. Ödemeler dengesindeki problemlerin artması anlamına geliyor ve kurda başka başka şokların gelmesini beraberinde getirecek gibi görünüyor. Aynı zamanda arkadaşlar enflasyonist riskte devam ettiği için Türkiye'de ve faizi de yukarıya doğru zorlamaya devam edeceği için eğer ki Merkez Bankası faizleri arttırması bu kez kurda farklı kırılmalar görmeye devam edeceğiz. Yani Türkiye riskleri ne yazık ki azalmıyor.”

Selçuk Geçer şöyle devam etti:

“Bundan sonraki süreçte Avrupa Merkez Bankası ve FED faizleri arttırmak zorunda kalacak ya da varlıklarını azaltmak zorunda kalacak gibi düşünüyor olabilirsiniz ama öbür taraftan da diğer haberlere baktığınızda yok. Biraz daha bekleyecek, varlık alımlarını hemen azalmayacak, hatta faizleri de arttırmayacak gibi bir hisse kapılıyorsunuz. Euro Bölgesi beklentilerden daha fazla büyüyecek. Yüzde 4.3'lük bir beklenti vardı, yüzde 4.8 çıkıyor. Şimdi Euro bölgesinin yüzde 4.3'ten 4.8'e çıkan büyümesi önemli arkadaşlar. Neden önemli? Orada talep odaklı ve üretim odaklı bir büyüme var. Bizdeki gibi ithalat odaklı değil. Dolayısıyla eğer 4. 3'ten 4.8 çıkarsa bunun enflasyonist bir etkisi olacaktır ve merkez bankalarında zorlayacaktır hem Avrupa Merkez Bankası'nı hem de FED'i. Gerçi Avrupa Merkez Bankası ısrarlı bir şekilde şunu söyledi. Yüzde 2'lik hedef bizim için çok da önemli değil. Hatta bile yanında şunu ekledi düşük enflasyon da bizim için iyi bir şey değil. Bütün bunlar toplamda bize şunu gösteriyor enflasyonu feda edecek gibi şimdilik Avrupa Merkez Bankası. Fed'in yine para politikası ile ilgili tutanaklarda yaptığı açıklama çok dikkat çekiciydi. Para politikası destekleyici kalmaya devam edecek dedi. Gelecekte de biz varlık alımlarını azaltmayacağız, faizleri artırmayacağız, para politikamızı aynen bu şekilde sürdüreceğiz. Ne zamana kadar? Önümüzü gerçek anlamda görene kadar. Bütün dünya şuna çalışıyor. İstihdamı arttıralım, ekonomiyi ayakta tutalım. Özellikle küçükleri ayakta tutalım. Küçüklerin birinci adım vatandaş, ikinci adımı esnaf ve KOBİ ve çiftçiler. Ve bir sonraki adımı da büyük montanlı şirketler. Bütün bunları ayakta tutmayı başarırsak bu işten çıkabiliriz diye düşünüyorlar. Bunları ayakta tutanmazsak çok daha büyük krizlerle ve sosyal problemlerle karşı karşıya kalırız diye düşünüyorlar. Dolayısıyla iş o noktaya getirmemek için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar.

DOLAR KURU DAR BİR BANDA SIKIŞTI

Türkiye'de ise ne yazık ki günü kurtarmaya çalışan ekonomi yönetimi ve siyaset yönetimi var. En son bugün cari açık geldi arkadaşlar 12 aylık ortalamada 32 milyar doların hemen kıyısında. Yüksek mi? Çok yüksek. Eğer ki turizmle ilgili beklentiler karşılanmazsa bu yüksek seviye Türkiye'de ciddi bir kur şokunu beraberinde getirir. Ve mayıs ayındaki cari açığa bakıyoruz. 2.90 civarında bekleniyordu yani 2 milyar 900 milyon dolar civarında bir cari açık bekleniyordu mayıs ayı itibariyle orada da 3 milyar doların üzerinde bir cari açık geldi. Bu da bize şunu gösteriyor. Turizm beklentileri karşılamazsa aranılanı işte o zaman sıkıntı daha da büyüyecek gibi görünüyor ve Türkiye ekonomisi çok önemli darboğaza girebilir ve büyük kur şokları ile karşı karşıya kalabilir. İşin komik tarafı ise 8.65, 8.64, 8.66, 8.67 seviyeleri bakın dolar ne kadar düştü diye yorumlanıyor birileri tarafından. Ya kardeşim 8.60'ın üzerinden bahsediyoruz. Yapmayın, etmeyin gözünüzü seveyim. Düne kadar 6.80 olan dolar kuru bugün 8.60'ın üzerinde seyrediyorsa dar bir banda sıkışmış. Fırtına öncesi sessizlik dönemini yaşıyorsa, her an patlamaya hazır bir bomba gibi duruyorsa. Ekonomi yönetimi bunu destekleyebilecek ya da dengeleyecek bir ekipmana sahip değilse, bir cephaneliğe sahip değilse, oturup iki defa, üç defa düşünmek gerekiyor. İhracat gelirleriyle bir döviz elde edemiyoruz şu anda, İşçi döviz girdisi sağlayamıyoruz ya da turizm girdisi sağlayamıyoruz. En önemlisi borç bulamıyoruz. Uzun vadeli borç zaten bulamıyoruz. Kısa vadeli borcu da çok maliyetli buluyoruz.

SWAP’ları yenileyip yenilemeyeceğimiz belli değil. Munzam karşılıkları şu anda dolara çevirmeye çalışıyoruz ama hiçbir banka döviz vererek bu riske girmek istemiyor. Bütün bunlar toplamda birilerinin oturup düşünmesi gerekiyor. Biz nerede hata yapıyoruz ve bu hataları nasıl çözümleyici diye oturup düşünmeleri gerekiyor. Ne yazık ki hiç kimsenin düşündüğü yok. Hala magazin yapmaya devam ediyoruz arkadaşlar.

DOLAR KURUNU 10 LİRANIN ÜZERİNDE GÖRÜRÜZ

Biraz da rakamlara bakalım. Borsa 1378 seviyesinde. Yüzde 0.40'lık bir artış var. Dolar 8.65'i gördü. 8.65'in altında 8 60'a kadar giden bir dolar görebiliriz. 8.58'de gösterebilirler. Bu arada bu geri çekilmeler hayra alamet olmayacaktır. 8.80'in üzerinde kendisini atacak ve çok hızlı bir şekilde 9.50'ye doğru gidecektir. Dolar elbette bunların hiçbiri yatırım tavsiyesi değil ama Türkiye'nin koşulları gereği doları burada tutmak mümkün değil. Çok daha ötesini söyleyeyim. Merkez Bankası yanlışlıkla faiz artırmazsa, bakın faizleri sabit tutmaktan falan bahsetmiyorum artık faizleri arttırması diyorum. Çünkü faizleri sabit tutması bile bu enflasyon koşullarında faiz indirimi gibi algılanacaktır piyasalar tarafından ve kura olan talebin artışı hızlanacaktır. Faizi artırırsa buralarda dengeler. Yani 100 150 baz puanlık 200 baz puanlık bir faiz artırımı yaparsa buralarda kalır. 8 .80 civarında kalan bir döviz kuru dolar kuru görürüz. Ancak arkadaşlar şunu çok net söyleyeyim size eğer ki faizleri sabit tutmaya devam ederse 9 liranın üzerine çok hızlı bir şekilde kendisi atar. En basit riskten bahsediyorum. Hele ki FED tarafından ben beklemiyorum ama yanlışlıkla varlık alımları ile ilgili şahin bir açıklama gelirse o zaman zaten 10 liranın üzerindeki bir dolara hoş geldin deyip veririz bir sabah uyandığımızda arkadaşlar. Bakın çok net söylüyorum o zaman Merkez Bankası ne karar verdiğinde çok fazla önemi olmaz. 10 liranın üzerindeki dolar kurunu görürüz.”

Son dakika dolar kuru haberleri için tıkla.

10 Tem 2021 - 12:29 - Ekonomi

Muhabir  İnternet Haber Merkezi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Mister Turist - ne dolar ne altın yükseliyor sorumlusu başkan erdoğanın olduğu ekonomi dibin de altına giderken tl 100 yıllık tarihi erime yaşanıyor bop başarılı

Yanıtla . 0Beğen . 2Beğenme 10 Temmuz 15:59