İncir, ismini Güney Ege bölgesinde yaşamış Karia uygarlığından alır. 

İncir ağaçları diğer meyve ağaçları gibi çiçek açmaz. Bir baka deyişle aslında incir bir tür kapalı çiçektir.

Bir incir ağacında ya yalnızca dişi çiçekler ya da yalnızca erkek çiçekler oluşur.

İncir meyvesi sikonyum adı verilen yüzlerce çiçeğin olduğu armut şekilli bir koza içerisinde tersyüz edilmiş bir şekilde açmasıyla oluşur.

Her çiçek aken adı verilen sert kabuklu, yediğimizde çıtırdayan meyvelere dönüşür. Yani yediğimiz her bir incir aslında yüzlerce meyve içerir.

Tozlaşmanın gerçekleşmesi için erkek çiçeklerdeki çiçek tozlarının dişi çiçeklere taşınması gerekir. Bu da bir dişi yaban arısı tarafından gerçekleşir. Bu yaban arısının boyu 1,5 milimetre kadardır. Erkek incir ağacındaki incirlerin tepesindeki küçük açıklıktan içeri girip yumurtalarını çiçeklerin içine bırakır.

Yumurtalar kışı burada geçirir. İlkbaharda dönüşüm geçirmiş olarak dışarı çıkan yaban arılarının vücutlarına çiçek tozları bulaşmış olur.

Bu yaban arılarının dişileri yumurtalarını bırakacak yeni erkek incir çiçekleri aramaya başlar. Bu sırada komşu ağaçlardaki dişi incir çiçeklerini de ziyaret
ederler. Dişi incirlerin de tepesinde bir açıklık bulunur. Yaban arıları buradan içeri girer.

İNCİR YERİNE ARI MI YİYORUZ?

Ama bazıları da kanatları ve antenleri kırıldığı için geri çıkamaz ve incir meyvesinin içinde kalırlar. Bu yüzden ne yazık ki arı içeride ölür, ancak bu gerekli bir birleşmedir. Çünkü tadına doyamadığımız incir meyvelerinin polenleri bu şekilde dağıtılır.

İncir, arıyı proteine parçalamak için fisin  yani incir enzimi adı verilen bir enzim kullanır, bir başka deyilşle inciri ısırdığınızda aslında incir arılarını veya  incir arısı olan bir şeyi de yiyorsunuz demektir.…

Bununla beraber arılar vücutlarına yapışmış olan çiçek tozlarını dişi çiçeklere bulaştırırlar ve tozlaşma gerçekleşmiş olur.

Sonrasında tohumlar gelişmeye başlar. Çoğumuzun severek yediği lezzetli incir meyveleri sadece dişi incirlerdir.

Muhabir: Haber Merkezi