Avrupa'nın kalbinde yer alan Belçika, zengin tarihi, çarpıcı mimarisi ve doğal güzellikleriyle gezginleri büyülemeye devam ediyor.
Bu küçük ülke, orta çağ kasabalarından modern şehirlere, savaş alanlarından romantik kanallara kadar pek çok farklı deneyim sunuyor. İşte Belçika'da mutlaka görmeniz gereken 9 büyüleyici yer:
BRÜKSEL GRAND PLACE
Belçika'nın başkenti Brüksel'in kalbinde yer alan Grand Place, adeta bir açık hava müzesi niteliğinde. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan bu muazzam meydan, gotik ve barok mimarinin en göz alıcı örneklerini bir arada sunuyor. 15. yüzyıldan kalma Belediye Binası, loncaların görkemli evleri ve altın yaldızlı süslemeleriyle dikkat çeken yapılar, ziyaretçileri adeta bir zaman yolculuğuna çıkarıyor.
BRÜKSEL ATOMİUM
Brüksel'in modern yüzünü temsil eden Atomium, şehrin siluetinde göz alıcı bir landmark olarak yükseliyor. 1958 Dünya Fuarı için inşa edilen bu devasa demir atom modeli, bilim ve sanatın mükemmel bir sentezini sunuyor.
BRUGES KANALLARI
Belçika'nın en romantik şehri unvanını taşıyan Bruges, orta çağdan kalma mimarisi ve büyüleyici kanallarıyla adeta bir masal şehri. UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne de giren merkez, gotik yapıları ve dar sokaklarıyla ziyaretçilerine tarihi bir yolculuk yaptırıyor. Kanallar üzerinde yapılan tekne turları, şehri bambaşka bir perspektiften görme şansı sunuyor.
ANTWERP KATEDRALİ
Antwerp şehrinin simgesi haline gelen Onze-Lieve-Vrouwekathedraal (Meryem Ana Katedrali), gotik mimarinin en etkileyici örneklerinden biri. 123 metre yüksekliğindeki kulesi ile Belçika'nın en yüksek kilise kulesi unvanını taşıyan katedral, iç mekânındaki sanat eserleriyle de büyülüyor. Özellikle ünlü Flaman ressam Peter Paul Rubens'in başyapıtları, katedralin en değerli hazineleri arasında.
GHENT GRAVENSTEEN KALESİ
Gent şehrinin kalbinde yükselen Gravensteen Kalesi, orta çağ mimarisinin en iyi korunmuş örneklerinden biri. 12. yüzyılda inşa edilen kale, ziyaretçilerine adeta bir zaman yolculuğu vadediyor. Kalenin surları, kuleleri ve hendekleri, orta çağ savunma mimarisinin tüm özelliklerini yansıtıyor. İçerisindeki müze ve sergiler, Flaman Kontları'nın yaşamını ve dönemin sosyal yapısını anlamamıza yardımcı oluyor.
YPRES (IEPER) SAVAŞ ALANLARI
Birinci Dünya Savaşı'nın en kanlı cephelerinden biri olan Ypres, bugün barışın ve anmanın sembolü haline gelmiş durumda. Bu tarihi bölge, savaşın izlerini canlı bir şekilde yaşatırken, aynı zamanda barışın önemini vurguluyor. Flanders Alanları'ndaki kırmızı gelincikler, savaşta hayatını kaybedenlerin anısına her yıl açıyor. Menin Kapısı'nda her akşam düzenlenen "Last Post" töreni, savaşta hayatını kaybeden askerleri anmak için yapılan etkileyici bir seremoni.
DİNANT
Meuse Nehri kıyısında, sarp kayalıkların gölgesinde kurulmuş olan Dinant, Belçika'nın en pitoresk kasabalarından biri. Nehir kenarındaki renkli evler, kayalıkların tepesinde yükselen kale ve etkileyici Notre Dame Kilisesi, kasabaya masalsı bir görünüm kazandırıyor. Dinant Kalesi'ne çıkıp vadinin panoramik manzarasını seyretmek, nefes kesici bir deneyim sunuyor.
LİEGE
Belçika'nın üçüncü büyük şehri olan Liege, zengin tarihi, canlı kültür sanat ortamı ve modern yüzüyle dikkat çekiyor. Şehrin kalbi sayılan Place Saint-Lambert meydanı, tarihi binalar ve modern yapıların uyumlu bir karışımını sunuyor. St. Paul Katedrali, gotik mimarinin etkileyici örneklerinden biri olarak ziyaretçilerini büyülüyor.
TOURNAİ KATEDRALİ
Belçika'nın en eski katedrallerinden biri olan Tournai Katedrali (Notre-Dame de Tournai), gotik ve romanesk mimarinin muhteşem bir sentezini sunuyor. Bu etkileyici yapı, 12. yüzyıldan kalma beş kulesi ile dikkat çekiyor. Katedralin içerisindeki vitray pencereler, heykeller ve freskler, orta çağ sanatının en güzel örneklerini sergiliyor.





