Bu suçlar, hırsızlık, gibi toplumun ahlaki değer yargılarına ters düşen, bu nedenle toplumun şiddetle tepki gösterdiği eylemlerdir. Yüz kızartıcı suçlar, memuriyet başta olmak üzere farklı hukuki alanlarda önemli sonuçlar doğurabilen suçlar arasında yer almaktadır. Bu yüzden, bu tür suçlarla ilgili hukuki süreçlerde alanında uzman avukatlardan destek alınması tavsiye edilir.
Yüz Kızartıcı Suç Nedir?
Yüz kızartıcı suçlar, toplumun genel ahlak anlayışıyla bağdaşmayan, eleştirilen, kınanan ve bireye toplum içinde utanç verici durumlar yaşatan suçlar olarak ifade edilir. Türk Ceza Kanunu'nda doğrudan bir tanımı yapılmamış olan yüz kızartıcı suçlar, Anayasa ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu gibi yasal metinlerde çeşitli örneklerle dolaylı olarak ele alınmaktadır. Bu kanunlar kapsamında, memuriyet gibi çeşitli statüler üzerinde engelleyici bir etkiye sahip olan bu suçlar, belirli özel kanunlar ve yönetmeliklerde düzenlenmiştir.
Anayasa'nın 76. maddesi ve diğer özel kanunlarda bu suçlar için verilen örnekler, bu suçların toplumun ahlaki yapısıyla doğrudan ilişkili olduğunu göstermektedir. Ancak, belirli bir suçun yüz kızartıcı suç olarak sınıflandırılabilmesi için, özel kanunlarda bu suçun yüz kızartıcı olduğunun belirtilmesi gerekmektedir.
Yüz Kızartıcı Suçlar Nelerdir?
Yüz kızartıcı suçlar, Anayasa ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun yanı sıra çeşitli özel kanunlarda belirlenmiş suçlar arasında yer alır. Bu suçlar arasında hırsızlık, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma, rüşvet, irtikap ve zimmet gibi suçlar sayılabilir. Bu suçların tespitinde, özel kanunlarda suçun açıkça yüz kızartıcı suç olarak nitelendirilip nitelendirilmediğine bakılması gerekmektedir.
Yüz Kızartıcı Suçların Yasada Sayılanlarla Sınırlı Olup Olmadığı Sorunu
Yüz kızartıcı suçların tanımı ve sınırları konusunda "gibi" ifadesi nedeniyle hukuki bir belirsizlik bulunmaktadır. Anayasa Mahkemesi ve Danıştay'ın ilgili kararları, yüz kızartıcı suçların yalnızca özel kanunlarda açıkça belirtilen suçlar olabileceğini, "gibi" ifadesinin suç ve cezaların kanuniliği ilkesine göre kapsamın genişletilmesine izin vermediğini belirtmiştir. İdare, bir suçu yüz kızartıcı olarak değerlendirirken, bu konuda belirli kriterlere dayanarak karar vermek zorundadır.
● Anayasa Mahkemesince verilen 14/02/2013 günlü, E:2011/63, K:2013/28 sayılı karara göre:
• “…29/03/2011 günlü, 6215 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle değiştirilen 3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun`un ek 9. maddesinin 5. fıkrasının (d) bendi ile, federasyon başkanı olabilmek için getirilen, “zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, yağma, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçtan hükümlü olmamak” koşulundaki “gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçtan” ibaresinin iptali istemiyle açılan davada, Anayasa Mahkemesince verilen 14/02/2013 günlü, E:2011/63, K:2013/28 sayılı kararda da; “gibi” edatının, metinde sayılan “zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, yağma, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas” suçlarının yüz kızartıcı veya şeref veya haysiyet kırıcı birer suç olduklarını nitelemek için kullanıldığı, federasyon başkanı olabilmek için sadece maddede sayılan suçlardan mahkum olmamak şartının aranabileceğinin kabul edilmesi gerektiği, suç ve cezaların kanuniliği ilkesi gereği, “gibi” kelimesine dayanarak “yüz kızartıcı suçlar” veya “şeref veya haysiyet kırıcı suçlar” kavramlarının kapsamını genişletmenin mümkün değildir.”
● İdarenin bir suçun yüz kızartıcı suç olup olmadığını belirlerken kullandığı takdir yetkisinin mutlak olmadığına ilişkin Danıştay 5. Dairesi 13.04.1989 Esas:1987/1931; Karar:1989/640 sayılı kararı şöyledir:
“İdare, memurun işlediği bir suçu yüz kızartıcı sayıp saymamak yolundaki takdirini kullanırken, yüz kızartıcı suçlarla ilgili ortak kıstasları esas alarak Yönetmelikte açıkça yüz kızartıcı olarak sayılan suçlarla mukayese etmek ve bu hususta Yönetmeliğin koyduğu ölçüleri göz önünde bulundurmak zorundadır. Bu sebeple Yönetmeliğin 120/e maddesindeki “gibi” sözcüğünden hareketle bir suçun yüz kızartıcı sayılıp sayılmamasının mutlak surette idarenin takdirine bırakıldığını ve idarenin istek ve takdirine göre suçları nitelendirebileceğini kabul etmek mümkün değildir. Zina suçunda, maddede sayılan diğer suçlardaki ortak nitelik bulunmadığından bu suçun yüz kızartıcı suç olarak kabul edilmesi suretiyle davacının görevine son verilmesinde mevzuata uyarlık söz edilemez. Bu nedenle bu yoldaki işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin kabulüyle İdare Mahkemesi kararının 2577 sayılı Yasanın 49.maddesinin 1.fıkrası uyarınca bozulmasına uyuşmazlık sadece hukuki noktalara ilişkin bulunduğundan ve dosya içindeki bilgi ve belgeler esas hakkında karar verilmesi için yeterli olduğundan aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca dava konusu işlemin iptaline karar verildi.”
Yüz Kızartıcı Suçlar Adli Sicil Kaydından Ne Zaman Silinir?
Adli sicil kayıtlarının silinmesi konusunda, yüz kızartıcı suçlar özelinde, Adli Sicil Kanunu'nda belirli şartlar yer almaktadır. Bu şartlara göre, yüz kızartıcı suçlarla ilgili kayıtlar, belirli süreler geçtikten sonra veya belirli koşullar altında tamamen silinebilir. Örneğin, ilgili kişinin ölümü veya suçun kanunla suç olmaktan çıkarılması gibi durumlar bu şartlar arasındadır.
Yüz Kızartıcı Suçların Memuriyete Etkisi
Devlet Memurları Kanunu'na göre, yüz kızartıcı suçlar, memuriyete girişte ve memuriyet sürecinde ciddi engeller oluşturur. Belirli suçlardan mahkumiyet, memuriyetten el çektirilme gibi sonuçları beraberinde getirebilir. Bu nedenle, memuriyet süresince ilgili yasal şartların korunması zorunludur.
Yüz Kızartıcı Suç Kavramının Yer Aldığı Kanunlar
Yüz kızartıcı suç kavramı, çeşitli kanunlarda farklı şekillerde ele alınmıştır. Bu kanunlar arasında Anayasa, Devlet Memurları Kanunu, Adli Sicil Kanunu, Avukatlık Kanunu gibi önemli yasal metinler bulunur. Bu düzenlemeler, yüz kızartıcı suçların tanımı ve sonuçları konusunda önemli bilgiler içerir. Yüz kızartıcı suçlar ifadesinin bazı kanunlarda doğrudan kullanılması, bazılarında ise belirli suçların sayılması yoluyla ele alınması, bu suçların hukuki tanımı ve sınırları konusundaki zorlukları ortaya koymaktadır.




