Aziz Üstel‘in Star‘da ‘Gazze ile ilgili bilmedikleriniz‘i yazmış. Üstel hem bizde, hem de dünya basınında Gazze ile ilgili bilgilerin çoğunun eksik ve yanlış olduğunu vurguluyor:

Aşağı yukarı, 700 kilometre karelik bir alana 1.5 milyon insan resmen tıkılmış! Bunların çoğu, Gazze‘nin çevreşindeki Aşkelon ya da Merşeba gibi köy ve kasabalardan buraya sürülmüş. İsrail ordusu bunları 1948‘de yerlerinden yurtlarından alıp getirmiş Gazze‘ye!

GAZZE‘liler, ta 1967‘den, altı gün savaşından bu yana, İsrail işgali altında yaşıyor. Her ne kadar 2005 yılında askerlerini bu bölgeden çektiyse de, hala ‘işgalci güç‘ olarak algılanıyor. Gazze‘ye giriş çıkışları, ithalat ve ihracatı ‘a‘ dan ‘z‘ ye denetliyor. Dahası, Gazze‘nin hava sahası ve deniz kıyısı da İsrail denetim ve gözetiminde. İsrail, Dördüncü Cenevre Konvansiyon‘u hükümleri çerçevesinde, bu insanların, huzurlu ve sağlıklı bir biçimde yaşamasından da sorumlu.

GAZZELİLER‘e uygulanan ambargo, ABD ve AT‘ın da katılımıyla, hele de HAMAS seçimleri kazanınca, bu bölgeye tıkılan 1.5 milyon insanı demir bir kafese soktu. Yakıt, elektrik, ithalat, ihracat ve Gazze‘ye giriş çıkışların durdurulması, yavaş yavaş, soluk alamaz hale getirdi bu insanları; sağlık,ulaşım, su ve kanalizasyon sorunları akıllara ziyah boyutlara ulaştı!

Bunun nedeni HAMAS‘ın 2006 seçimlerini kazanması! Yani demokratik haklarını kullandı diye, Gazze‘liler cezalandırılıyor!

(...) İster İsrail ister HAMAS öldürsün, sivillerin öldürülmesi, savaş suçudur! Ancak, lütfen sayılara kısa bir göz atalım: Şu ana kadar, İsrail saldırılarılarında, yaklaşık, çoğu sivil, 700 kişi öldürüldü 2500 kişi yaralandı. Buna karşılıksa, 12 İsrail askeri hayatını yitirdi. Eğer İsrail, haziran ayında imzaladığı anlaşmaya saygı gösterse ve Gazze‘ye uyguladığı ambargoyu kaldırsaydı, bu gün yaşananlara hiç gerek kalmayacaktı.

Bakınız...Gazze‘ye uygulanan saldırıların roketlerle ya da İsrail‘i bölgedeki varlığını savunma ve sürdürme isteğiyle ilgisi yok! İsrail basın olayı böyle sunuyor dünyaya. Dahası, İsrail basınının dışında, dünyadan hemen hemen hiç bir basın kuruluşu bölgeye giremiyor! Çünkü Lübnan saldırıları sırasında olanları bütün dünya, televizyondan izledi diye, İsrail hükümeti çok rahatsız olmuştu; bu kez gerekli önlemleri aldı! Peki o zaman GAZZE SALDIRILARININ NEYLE İLGİSİ VAR?

Hemen 2002 yılına dönelim lütfen.

İsrail Savunma Kuvvetleri Kurmay Başkanı Moshe Yaalon‘un şu sözlerine kulak verelim: ‘Filistinliler yenilmiş bir ulus olduklarını artık beyinlerine kazımak zorundadır!‘  İşte bu demeçten dilediğiniz sonucu çıkarabilirsiniz. Eğer eski Tophane ağzına merakınız varsa; ‘Ben vurdum mu oturturum anam; annadın mı?!‘ dır bunun tercümesi... ‘Gıkını çıkarırsan da ümüğünü sıkarım!!‘

Muhabir: Haber Merkezi