Orhangazi Parkı‘nda buluşan Saadet Partisi Bursa İl Gençlik Kolları Başkanlığı üyeleri, "Yabancıya verme, toprağımıza nifak ekme" sloganıyla hükümete tepki gösterdi. Saadet Partisi Bursa İl Gençlik Kolları Başkanı Mehmet Torun, mayın temizleyecek yabancı firmanın toprakları sahipleneceğini söyledi.
Torun, bölgedeki halkın yüzde 87‘sinin topraksız olduğunu hatırlatarak, "Mayınlar temizlendikten sonra bu topraklar, hakiki sahiplerine, yoksul ve topraksız vatandaşlarımıza verilmelidir" şeklinde konuştu.
Türkiye Büyük Millet Meclisi‘nden geçen mayın tasarısı tartışmaları sürüyor. Bursa‘da, bir grup genç, düzenledikleri basın toplantısıyla, tasarıya tepki gösterdi. Orhangazi Parkı‘nda buluşan Saadet Partisi (Saadet Partisi) Bursa İl Gençlik Kolları Başkanlığı üyeleri, "Yabancıya verme, toprağımıza nifak ekme" sloganıyla hükümete tepki gösterdi. Saadet Partisi Bursa İl Gençlik Kolları Başkanı Mehmet Torun, mayın temizleyecek yabancı firmanın topraklara sahipleneceğini söyledi. Torun, "Bilindiği üzere; ülkemizin güneydoğu sınırında kalan mayınlı arazinin Ottawa sözleşmesi kapsamında temizlenerek tarıma açılması gündeme gelmiştir. Güvenlik endişesi doğuran, suçsuz, masum insanları hedef alan ve onların imhasına yönelik ve ahlaka uymayan bir savaş taktiği olan mayınların temizlenmesi elbette oldukça önemli ve insancıl davranıştır. Bu bağlamda; yalnızca güneydoğu sınırımızdaki değil, ülkemizin tüm sınır bölgelerindeki mayınların temizlenmesi oldukça gereklidir. Ancak, ilgili sınır bölgemizde yapılacak mayın temizliğinin yabancı şirketlerce uygulanacak olması ve karşılığında 44 yıllığına ilgili toprakların yabancı şirketlerin kullanımına açılacak olması oldukça mühim ve üzerinde dikkatle durulması gereken bir husustur." diye konuştu.
Mehmet Torun, "Zira; ihaleyi alacak olan yabancı şirketlerin kullanımına açılacak arazi, temizlenecek olan 190 bin dönümlük mayınlı araziden ibaret değildir. İlgili kanunun 2. maddesi ‘mevcut mayın alanlarına birleşik olan hazine arazilerinin bu kapsamda yüklenici firmaya devredilmesi‘ ibaresi gereği, civar hazine topraklarından oluşan yaklaşık 460 bin dönümlük araziler de ihaleyi alan yabancı firmaların kullanımına açılacaktır. Bu sayede toplamda 650 bin dönümlük petrol ve su gibi değerli kaynaklara sahip ve orta doğuda hâkimiyet kurmak isteyen egemen güçlerce üzerinde asırlardır büyük ve kanlı pazarlıkların döndüğü bu çok stratejik bölge yarım asırlığına el değiştirecektir" dedi. Dünyanın gözü önünde büyük bir drama dönüşen Gazze‘nin 6 katı büyüklüğündeki bu toprakların gelecek yıllarda benzer bir maziye sahip olabileceğini savunan Mehmet Torun, Türkiye‘nin elindeki imkânlar, teknoloji ve yetişmiş insanlarla mayınların kolaylıkla temizleneceğini kaydetti. Sürecin 1 Mart tezkeresini hatırlattığını anlatan Torun, "Sayın Başbakan yine kendi grubunu kapalı kapılar ardındaki grup toplantılarında ikna etmeye çalışmıştır ve AK Parti grubundaki milletvekillerinin büyük çoğunluğunun da bu yasa ile ilgili çekinceleri olduğu dikkatlerimizden kaçmamıştır. Yapılan en azami hesaplamaya göre, bu mayın temizleme işinin maliyeti 500 milyon dolardır. GAP‘a 12 milyar dolarlık ilave yatırım imkanı sunabilen hükümet, bu iş için 500 milyon doları bulamadığı ve bütçe disiplinine zarar vereceği gerekçesiyle bu işi yap-işlet-devret modeliyle vermek istediğini belirtmektedir. Halbuki Bunun izahı, asla maliyet hesaplamalarıyla yapılamayacak kadar büyük bir çelişkiyi barındırmaktadır. Adeta peşkeş çekilecek olan 6 Gazze Bölgesi büyüklüğündeki bu arazilerde ‘Kibutz‘ adı altında kurulacak tarımsal çiftliklerde, yaklaşık 10 dönüme bir kibutz kurulacağını ve her kibutzta da 15 ailenin yaşayacağını düşünürsek, bütün mayınlı arazilerde 500 bin ilave insanın getirilip çalıştırma imkanı ortaya çıkacaktır. Aileleriyle birlikte bu, 2 milyona yakın insan demektir" diye konuştu. (cihan)
Ziraat fakültesi göreve
Dicle Üniversitesi (DÜ) Ziraat Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Muzaffer Denli, mayınlardan temizlenecek arazilerin bölge halkına verilmesinin uzun vadede onlara bir yarar getirmeyeceğini söyledi. Mayından temizlenecek arazilerin organik tarım için çok elverişli olduğunu belirten Doç. Dr. Denli, bu konuda da ziraat fakültelerine aktif görev verilebileceğini ifade etti. Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesinin ve sonrasında arazilerin tarımsal amaçlı kullanılmasının iki aşamalı olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkati çeken Doç. Dr. Denli, şöyle dedi: "Her ne kadar arazilerin mayınlardan temizlenmesi ve organik tarım uygulanması birbirinden bağımsız iki konu gibi görünse de aslında birbiri ile ilişkilidir. Çünkü 50 yıl işlenmemiş bakir olarak kabul edilen bu araziler ileride organik tarım amaçlı kullanılacaksa temizleme işlemleri sırasında hiçbir şekilde kimyasal bir kirliliğe maruz kalmaması gerekir. Mayın temizlemesini gerçekleştirecek firma ile yapılacak sözleşmede bu konu üzerinde titizlikle durulması gerekir. Gerekirse ihale şartnamesine böyle bir madde eklenmelidir." Doç. Dr. Denli, mayınlardan temizlenen arazilerin organik tarım açısından son derece elverişli olduğunu belirterek, bu arazilerin organik tarım ile değerlendirilmesi halinde bölgedeki ziraat fakültelerine aktif görev verilmesi gerektiğini vurguladı. Ziraat fakültelerince mayından temizlenecek arazilere yönelik hazırlanacak organik tarım projelerinin söz konusu arazilerin en verimli şekilde kullanılmasını sağlayacağını ifade eden Doç. Dr. Denli, "Üniversitelerin hazırlayacağı bilimsel projeler ile örnek bir organik tarım modeli oluşturulabilir. Bu örnek tarım modeli sosyoekonomik kalkınmaya etki edecektir. Üniversite merkezli oluşturulacak bir organik tarım merkezi iyi bir kırsal kalkınma modeli olarak bölgeyi cazibe merkezi haline getirecektir" dedi. (aa
Bölge halkına verilmeli
Gaziantep Paylaşımcı Genç İşadamları Derneği (GAPGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Mutafoğlu, son günlerde gündemden düşmeyen mayınlı arazilerin temizlenmesi işinin bölge insanına verilmesi durumunda bölgeye ekonomik anlamda katkı sağlayacağını söyledi. Mayın temizleme işinin bölgeyi iyi tanıyan kurum ya da kişilere verilmesi durumunda daha iyi bir sonuç alınacağına dikkat çeken Mutafoğlu, buradan çıkacak sonucun ülke ekonomisini yakından ilgilendireceğini ifade etti. Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesinden sonra toprakların mayın temizleme işini yapan firmalara verilmesine karşı olduklarını açıklayan Mutafoğlu, Türkiye ile Suriye arasında oluşturulan ve hiçbir tabii engeli bulunmayan yapay sınırın, bölge halkı üzerinde telafisi imkânsız sorunlara ve iade edilemez hak ihlallerine yol açtığını kaydetti.




