Reklamı Kapat

Apaçiler, Bağdat semalarında...

Apaçiler, Bağdat semalarında...

Davetiyeyi tekrar okuduk. İyi günlerinde gidip Mihrican el Merbid şiir akşamlarına katıldığımız Bağdat‘a kötü günlerinde de gitmemiz bir kardeşlik göreviydi. Kerküklü Şemseddin bey, hazarda ve seferde her zaman fahri Irak konsolosu gibi çalışıyordu. Kültür ateşesi-Mesulin Sakafe aracılığıyla ülkeye giriş vizelerimiz alındı. Bir kültürel etkinlik münasebetiyle yol hazırlığımız tamamlanmış oluyordu.

İstanbul‘da öğlen ezanları okunurken, dilimizde "Subhanellezi sahhara lene vame kunne lehu mukrinin. Va inne ile Rabbine le munkalibun!" ayeti kerimesiyle Türk Hava Yolları uçağı tarifeli seferiyle Irak istikametinde havalandı.

Fuzuli aşkıyla bu etkinliğe katılan Türkiye‘den dört, Azerbaycan‘dan altı kişiydik. İkibuçuk saatlik uçuştan sonra Bağdat göründü. İnişe geçmeden önce altımızda uçan iki adet Apaçi helikopteriyle irkildiğimizi söyleyebiliriz. Şehir trafiğindeki kavşakları, ara yolları ve ana arterleri bu iki helikopter havadan denetliyor ve böylece işgali havadan destekliyordu.

Havaalanına usulca iniş yaparken dilimizde "Elhamdulillah!" derin bir soluk aldık.  Bağdat Havaalanı VIP salonunda bizi Irak milletvekillerinden Fevzi Ekrem Terzi başkanlığında bakanlık yetkilisi görevliler karşılıyordu. Onur duyduk ve tabi Fevzi bey kardeşimizle gösterdiği nezaket dolayısıyla hasretle kucaklaştık. Hava alana indiğimiz andan itibaren iki ulusal televizyon kanalı tarafından görüntülenmeye başlandık. Saddam döneminde edebiyat şölenlerine kendi arabalarımızla karayoluyla ve olaysız gelir-dönerdik. Karayolları bombalardan nasibini almış. Havaalanı terminal binası ve kule yeniden tanzimle modernize edilmiş.

Kerkük televizyonu muhabirinin kamera önünde Türkçe sorduğu sorulara cevaplar verdik. Onları çok seven ve hiç unutmayan Türk halkından selam ve sevgiler getirdiğimizi vurguladık. Ayak üstü yapılan çekimlerin ilk haber saatinde yayınlanacağını ve Türkiye‘den de izlenebileceğini söylemeleri bizi memnun etti.

Havaalanından kalacağımız beş yıldızlı El-Mansur yahut eski adıyla Funduk el Mile Mansur Oteli‘ne kadar resmi araçlarla ve eskort eşliğinde gittiğimiz halde altı ayrı kontrol noktasında sorgudan geçtik. Ana yolar yüksek beton duvarlarla bölünmüş ve daraltılmış. Dört şeritli bulvarlar tek şeritli ve tek yönlü olarak trafiğe açılmış.

Kontrol noktalarındaki çadır ve çardaklarda silahlı Amerikan askerleri oturuyor, yakın mesafe denetlemeleri, bagaj ve araç kontrollerini yerli Irak ekserleri yapıyor. Daha otele varmadan başımızın üzerinden o iki Apaçi helikopteri asap bozan bir gürültüyle geçiyor. Bu gürültü halk üzerinde devamlı bir psikolojik baskı kuruyor, sürekli huzur kaçırıyor. Bize eskortluk yapan ve içinde resmi görevlilerin bulunduğu araçlarımız her kontrol noktasında mutlaka, kısa da sürse karşılıklı parola diyalogundan sonra yola devam edebiliyorduk. Bu sıkı ve sık kontroller yüzünden şehir içi yolculuğumuz yavaş seyrediyor. Bıktırıcı beklemelerden sonra nihayet otele sağ salim ulaşıyoruz.

Türkiye‘den doğan ve boydan boya koca bir Mezapotamya‘yı sulayan Dicle nehri kıyısındayız. Kıyı boyunca dört adam boyu kamışlıklar hafif rüzgarla sallanıp bükülüyor. Karşımızda yemyeşil hurma bahçeleri uzayıp gidiyor.

Masada şeffaf jelatinle sarılı mevsimlik meyve tabağı duruyor. Bizler için geniş  suit odalar ayrılmış. Ancak masa örtüleri, perdeler, yatak ve mobilyalar Sovyet modeli kadar zevksiz ve eskiydi.

Güdümlü parlamenter demokrasi

Irak parlamentosunda 275 miletvekili görev yapıyor. Bunların çoğunluğunu şii Araplar teşkil ediyor. Irak Türkmenlerinin ekseriyeti şii. Fakat sünni Arap ve Türkmenler de temsil ediliyor. 178 şii milletvekiline karşılık 55 Kürt milletvekili meclise sokulmuş. Kürtlerin hepsi de sunni. Fakat Amarikan vahşetinin tartışmasız müttefiki. Varlığını ve gücünü Amerika‘ya borçlu. Amerikan ordusu defolup gittikten sonra Barzani‘nin işi zor. Amerikan işgaline karşı açıktan ve tavizsiz mücadele veren şii Mukteda Sadr yönetimindeki partidir. Arkadaşımız Fevzi Ekrem Terzi de bu gurup içindedir. Meclisteki Kürtlerin listesinde Velid Şerike adlı bir Türkmen, iki Hıristiyan ve bir de Şebek bulunuyor.

Ayrıca sekiz Türkmen farklı partilerde Irak meclisinde. Önceki hükümette Başbakan Dr. İbrahim Caferi idi. Şimdiki başbakan ise Nuri Maliki‘dir. İkisi de şiidir. Yani Cumhurbaşkanı sünnilerden Celal Talabani, Başbakanlar da Şiilerden Caferi ve Maliki olmuştur. Ayrıca Muteferrika, yani azınlıklardan toplam on milletvekili Irak meclisinde temsil edilir. İki Süryani, bir Keldani, bir Yezidi ve bir de Şebeklerden yani Karaçilerden vekil vardır. Halk tabiriyle Irakta çingenelere Şebek veya Karaçi denir. Türkiye‘de Cumhurbaşkanı bir kişinin şahsında temsil edilir. Mecliste görüşülen kanunların onay yahut veto yetkisi bu şahıstadır.

YARIN: Başkanlık Divan Sistemi

29 Eyl 2009 - 21:00 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?