1 kişinin ölümü ve 2 kişinin yaralanması, 200 kişilik ailenin hayatını kararttı.
Van‘ın Muradiye ilçesinde iki aile arasındaki kan davası yüzünden onlarca öğrenci okula gidemiyor. Öldürülme ve kaçırılma korkusuyla okula gidemeyen ve evlerinde adeta açık cezaevinde yaşayan çocuklar, kurtulmaları için yetkililerden barış sağlamalarını istiyor. A. ve H. aileleri arasında geçtiğimiz 16 Temmuz günü Kırgamış Yaylası‘nda çıkan kavgada, H. ailesinden bir kişi ölürken her iki aileden de birer kişi yaralanmıştı. Olayın ardından evlerinden çıkamayan A. ailesi, çarşı pazar ihtiyaçlarını ise komşuları ve akrabaları vasıtasıyla sağlıyor.
Eğitim öğretim yılının başlaması ile birlikte okula gitmek isteyen çocukların büyük üzüntü yaşadığını anlatan aile büyükleri, "Büyüklerin hatasını çocuklar çekiyor. Okula gitmesi gereken çocuklarımızı başlarına bir şeyler gelir korkusuyla gönderemiyoruz. Çocuklarımız da okula gitmek için bizi sıkıştırıyorlar. Meydana gelen, istemediğimiz bir olay sonrasında 3 aydır çoluk çocuğumuzla hapis hayatı yaşıyoruz. Okula gitmesi gereken bazı çocuklarımızı hayvanlarımıza bakmaları için değişik köylere göndermek zorunda kaldık. Kendimiz de 3 aydır evimizden dışarı çıkamıyoruz. Ekinlerimizden hasılat alamadık tamamen yerde çürüdü. Hasılatlarımızı toplayan vatandaşlar tehdit edildi, onlar da korkudan yerde çürüyen hasılatlarımızı toplayamadılar" açıklamalarında bulundu.
Gazetecilere toplanıp dertlerini anlatan öğrenciler, daha sonra heyecanlanıp önlüklerini giyip defterlerini alarak okula gidiyor gibi yerlerde ders çalışıp özlem giderdiler. Artık okuya gitmek istediklerini anlatan öğrenciler, "Çantalarımız, önlüklerimiz hazır ama korkudan okula gidemiyoruz, bizim suçumuz nedir? Biz okula gitmek istiyoruz. Özgürlüğümüzü kısıtladılar, eğitim hakkımızı elimizden aldılar, kısacası hayatımızı aldılar. Devlet yetkililerinden bir an önce bu barışın sağlanmasını istiyoruz. Bizler de artık okula gitmek istiyoruz. Okulumuzu, öğretmenlerimizi ve arkadaşlarımızı özledik. Arkadaşlarımız bile korkudan buraya gelemiyor. Evimizin uzağına gelerek bize bakıyorlar, biz korkudan dışarı çıkamıyoruz. Uzaktan birbirimize bakıyoruz, tekrar geri dönüp gidiyorlar. Okulumuzun bahçesinde koşup oynamayı, öğretmenlerimizle şarkılar söylemeyi özledik" dedi.




