Millete yönelik Balyoz Darbe Planı‘nın odağındaki isim Orgeneral Çetin Doğan‘ın ses kayıtlarında atıflar yaptığı Emniyet Asayiş Yardımlaşma (EMASYA) protokolüne Niğde‘den de tepki yağıyor. Sivil toplum kuruluşları ve aydınlar, böyle bir uygulamanın, ne mevcut anayasal ve yasal düzenlemelere ne de evrensel hukuk devleti ilkelerine ve demokrasi anlayışına uygun olmadığına dikkat çekiyorlar.
EMASYA‘nın, devlet içinde devlet olmak için kanunsuz ortaya çıktığı; protokolün, iktidara mahrem bir şekilde sahip olmanın yöntemlerinden yalnızca biri olduğunu ifade eden aydınlar, Türkiye şeffaflaştıkça, demokrasinin üzerindeki ayıp örtülerinin de bir bir kalktığını vurguladı. Demokratik hukuk devletinde, askerin sivil otoritenin emrinde olduğuna vurgu yapan sivil toplum kuruluşları, askerin asli görevinin milli savunma, yurdun dışarıya karşı müdafaası olduğunu hatırlattı.
Niğde Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nafiz Tok, konuyla ilgili açıklamasında, iç güvenlik meselesinin esas itibarıyla askerin görev alanına girmediğini ifade etti. Tok, ancak iç güvenliği sağlayan kolluk kuvvetlerinin yetersiz kaldığı doğal afet, isyan gibi büyük toplumsal kargaşaların ortaya çıkması durumunda yine sivil otoritenin karar ve talebiyle askerin olaylara müdahale edebileceğini belirtti. Zaten İller İdaresi Kanunu‘nun 11. maddesinin de bdurumu düzenlediğine işaret eden Doç. Dr. Nafiz Tok, "Kanun böyle derken, EMASYA protokolünün 9. maddesi, kanuna aykırı bir şekilde sivil otoritenin (mülki idare amirinin) talebi olmaksızın askerin durumdan vazife çıkarıp harekete geçebileceği, olayları değerlendirip, izleyebileceği ve duruma el koyabileceğini belirtiyor. Bu durumda da kanuna aykırı bir protokolle askeri otorite sivil otoritenin üstüne çıkarılmış oluyor ki bu durum, demokratik bir hukuk devletinde hiç bir şekilde kabul edilemez. Çünkü düzenleme ne hukuki ne de demokratiktir. Daha da vahimi durumdan vazife çıkararak toplumsal kargaşaların gerçekleşmesinden önce tedbir alınması bahanesiyle farklı toplum kesimlerinin fişlenmesi, sınıflandırılması hiçbir şekilde kabul edilemez." dedi.



