İBB‘nin kültür etkinlikleri kapsamında "Modern Çağda Birey" başlıklı bir seminer veren Gazeteci- Yazar Ali Bulaç, "Batının ortaya çıkardığı bireyin bizde karşılığı yoktur. Bizde daha üstün yerde olan "Kul" vardır. Allah‘ın bütün isimlerinin tecelli ettiği varlığın ismidir ‘kul‘dur. Modern devlet asıl gücün bireyi yalnızlaştırarak güçsüz hale getirmekten alır. Bireyin kalabalık yığınlar arasında yalnız ve güçsüz bir hale getirilmiştir" dedi.
İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Kültür Etkinlikleri kapsamında Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi‘nde "Modern Çağda Birey" başlıklı bir seminer veren Gazeteci- Yazar Ali Bulaç, "Batının ortaya çıkardığı bireyin bizde karşılığı yoktur. Bizde daha üstün yerde olan "Kul" vardır" dedi.
Birey kavramının Modern çağda kazandığı anlamın "Tanrıya başkaldıran, ne Tanrı ne efendi olan insan" anlamına geldiğini söyledi. Bulaç, "Batılı zihin dünyasında din kilisedir. Kilise de Ruhaniliği temsil eder. Laiklik Grek felsefesine kadar götürülebilecek olan Ruh - Madde ayrımının, din ile devletin bir birinden ayrılmasıdır. Batılı zihinde bunun makul karşılığı olsa da bizde bir karşılığı yoktur" ifadelerini kullandı.
Papanın dünyada tanrı adına konuşan insan olduğunu ve "hatasız, günahsız" görüldüğünü söyleyen Bulaç, "Bizde Peygamberin bile Tanrı adına konuşma yetkisi yok. Allah‘tan aldığı vahyi açıklamakla görevli olan Peygamber, ‘zille‘ denilen sonradan vahiyle düzeltilen hatalar işleyebildi" şeklinde konuştu.
İmam-ı Azam gibi en yetkin imam ve müçtehitlerin bütün içtihatlarının Zanni Galip bilgi seviyesinde olduğunu belirterek Bulaç, "Mesela Fahreddin Razi o günün bilgi düzeyine göre Dünyanın düz olduğunu zannederek ‘dünya düzdür‘ dedi. Daha sonraki devirlerde dünyanın düz olmadığı küre olduğu ispatlandı. Zanni bilgi yanlışlanmış oldu. Ama papa/kilise dünyanın düz olduğunu söylediği zaman "tanrı adına bunu söylediği"ni ifade ettiği için, problem oldu. Ne yapıldı? Bilim adamlarının susturuldu. Bu baskılar neticesinde Dekart bir ara formül bularak Kilisenin de bilim adamlarının da haklı olduğunu çünkü iki hakikatin olduğunu söyledi. Böylelikle din ile devlet ayrımı yapıldı" dedi.




