MÜSİAD Başkanı Ömer Cihat Vardan, "28 Şubat keşke olmasaydı da bütün enerjimizi ülkemizin ilerlemesi için harcasaydık." dedi. Vardan, "O yılları kayıp seneler olarak görüyoruz maalesef. Türkiye‘nin ilerlemesine mani olduk. O günlerde kimi üyelerimiz ortak bir sigorta firması kurdukları için takibe alındılar, hatta 02.00-03.00‘lerde kimi üyelerimiz çilingir ile kapıları açılmak suretiyle gece yataklarından kaldırıldı." ifadelerini kullandı.
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Ömer Cihad Vardan, Türk Sanayici ve İşadamları Derneği‘ne rakip değil alternatif olduklarını belirtti. Vardan, "Rakip algısını kınıyoruz. 1971‘de kurulan TÜSİAD, tüm sanayicimizi kapsayabilseydi, onların ihtiyaçlarını görebilseydi o zaman MÜSİAD ‘a gerek kalmazdı. " dedi.
TRT Haber‘de yayınlanan Ekonomi Kulübü ‘ne konuk olan MÜSİAD Başkanı Vardan, gündemi değerlendirdi. Programda Süzer Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Süzer‘in "TÜSİAD‘da 3-5 ailenin dediği oluyor onun için derneğe üye olmuyorum." sözlerinin aktarılmasına karşılık Vardan, "O, onların bileceği şey. Biz, MÜSİAD olarak her daim istişareye önem veriyoruz; istişareden hayır çıkacağına kanaat getiriyoruz." cevabını verdi.
28 Şubat kararlarına da göndermede bulunan Vardan, "Onları kayıp seneler olarak görüyoruz maalesef. Bu dilimde Türkiye‘nin ilerlemesine mani olduk. O günlerde kimi üyelerimiz ortak bir sigorta firması kurdukları için takibe alındılar, hatta 02.00-03.00‘lerde kimi üyelerimiz çilingir ile kapıları açılmak suretiyle gece yataklarından kaldırıldı. " ifadelerini kullandı.
MÜSİAD Başkanı, "28 Şubat keşke olmasaydı da bütün enerjimizi ülkemizin ilerlemesi için harcasaydık." dedi.
Reel ekonomi ön planda olmalı
Vardan, reel ekonominin ön planda olması gerektiğini vurguladı. Söz konusu sektörün finans kurumları ile iç içe olması tavsiyesinde bulundu. Finans sektörü ile reel sektör arasında bir gerginlik olduğuna işaret eden Vardan, bunun sebebini de şöyle açıkladı: "2008‘de bunalımın ilk başladığı günlerde yabancı markalar direk olarak verdikleri kredileri hemen tahsil etme yoluna gittiler. Bankacılık sektörü, akıl yürütmeye başvurmadan reel sektörde faal olan arkadaşlarımızın gözlerinin yaşına bakmadan ipleri çektiler. Bu dilimde iflas edenler bile oldu."
Kurda görülecek dalgalanma sanayiciyi rahatsız eder
Kurlara da değinen Vardan,"Öyle kaygan zemindeyiz ki net olarak bir şey ifade edilmesi mümkün değil, büyüme oranları ne olacak? Avrupa‘da Türkiye‘de ne olacak? Dolar ve euro nereye gidecek? Altının değeri bayağı artmıştı, artık ne olacak? Kimse bir değerlendirme yapamıyor, sonuç olarak Avrupa Birliği dahi iletişim sorunlarından dolayı net olarak ne yapabileceğini ortaya koymuş değil. Kurların artması genel itibari ile ortaya çıkan sonuç belirsizlik oluşturduğu için beni değil herkesi rahatsız ediyor. Yatırım yapmaya kalkacaksınız nasıl yapacaksınız, mal satmaya yelteneceksiniz nasıl satacaksınız?" yorumunu yaptı.
Yerli otomobil üretmeliyiz
Otomobil sektörüne de değinen MÜSİAD Başkanı Ömer Cihad Vardan, Türkiye‘nin yerli otomobil üretebilecek kapasitede olduğunu belirtti. Vardan, konuya dair şu değerlendirmelerde bulundu: "Biz bu konuda çok geç kaldık. İran‘ı ele aldığımızda bunların birkaç otomobil markası ürettiğini, hatta üretim sayılarının bizden daha fazla olduğunu gördüğümüzde bu konuda çok geri kaldığımız kanısına kapılabiliriz. Sonuç olarak bugün bu yoğun şekilde gündeme geldi. Esasında biz 2009‘un Ekim ayında Bursa‘da yaptığımız sektörler temelinde Türkiye istişare toplantısında, biz bunun başlangıcını yapmıştık. O günkü adıyla sanayi bakanımız telekonferans sistemiyle katılmıştı Kırşehir‘deydi kendileri. Ondan sonra bu oldukça şiddetli bir şekilde gündeme geldi. Hatta o gün başka bir şey daha konuşmuştuk elektrikli otomobilden de söz etmiştik. Belki bu konuda yerli otomobil derken klasik otomobil piyasasının yanında elektrikli otomobil piyasasını da mutlaka yorumlamamız gerekir Çünkü biz belki normal klasik otomobillerde hakikaten belirli zaman periyodu kaçırdık başlangıç olarak ama geç bir zaman olarak düşünülmeli. Elektrikli otomobil düşündüğümüzde şu an biz dünyadaki diğer üreticilerle hemen hemen aynı seviyedeyiz. O yönüyle bakacak olursak belki bizim yerli oto markasını oluştururken elektrikli otomobille de pazara girmemiz oldukça isabetli olabilir." dedi.




