Tarih boyunca yetiştirdiği "alaylı" söz ve müzik ustalarıyla Türk müziğine önemli katkılar sunan Şanlıurfa, Harran Üniversitesi (HRÜ) bünyesinde kurulacak konservatuar bölümüyle artık "mektepli sanatçılar" da yetiştirecek. Tarihte birçok şehir yetiştirdikleri şair, yazar, müzisyen, ressam, heykeltıraş ve mimar gibi sanatçılar ile sporcu ve siyasetçilerle anılıyor. Bu şehirler arasında yer alan Şanlıurfa, daha çok "yanık sesli" sanatçılarıyla ön plana çıkıyor. Bu çerçevede genelde kentteki sıra gecelerinde "usta-çırak" eğitimiyle yetişen; Tenekeci Mahmut, Kazancı Bedih, Nuri Sesigüzel, Mehmet Özbek ve İbrahim Tatlıses gibi onlarca sanatçıyı Türk müziğine kazandıran Şanlıurfa‘da, birçok kişi de eğitim ve imkânsızlıklar nedeniyle sesini duyuramıyor. Bu değerlerin eğitilerek, gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla HRÜ bünyesinde kurulan konservatuar, "müziğin beşiği" kentte sevinçle karşılandı.
HRÜ Rektörü Prof. Dr. İbrahim Halil Mutlu, yaptığı açıklamada, üniversite bünyesinde kurulmasını planladıkları konservatuarın izninin, bir süre önce YÖK‘ten çıktığını belirtti. Konservatuarın kuruluşu aşamasında, valilik ve belediye ile vatandaşlardan da destek beklediklerini ifade eden Mutlu, konservatuarın üniversite bünyesindeki en önemli okullardan birisi olmasını hedeflediklerini ifade ederek; "Konservatuarımızda, müzikoloji ilk kuracağımız bölümdür çünkü kentimizde daha önce müziğe dair yapılan birçok çalışma ya kaybolmakta ya da başka isimlerde tescil ediliyor. Öncelikle bu bölümü faaliyete geçirmek istiyoruz" dedi. Kentte müziğe emek vermiş müzisyen ve kişileri, konservatuar aracılığıyla öğrencilerle de buluşturmak istediklerini dile getiren Mutlu, şunları kaydetti: "Konservatuarımızda çeşitli bölümlerde enstrüman eğitimlerinin yanı sıra ses eğitimi de verilecektir. Bölge müzisyenimizin konservatuarımızda rahatlıkla eğitim alabileceğini düşünüyorum. Neden bu arkadaşlar burada eğitim almasın.
Gayet rahatlıkla burada bu eğitimi alabilmelerini sağlayabileceğimizi tahmin ediyorum. Konservatuar öğrencilerinin alımı şu anda sınava bağlı yapılmaktadır ama yurt dışındaki birçok üniversitede olduğu gibi belki bizde de gelecekte ilköğretimle başlayıp, konservatuar eğitimine kadar eğitimler verilebilir. Bunlar yapıldığı takdirde bölgemizde daha çok sanatçı yetiştirebileceğimiz kanaatindeyim" dedi. Şanlıurfa‘da bulunan çok sayıda sıra gecesi ekibi de konservatuarın kurulmasının kendilerine katkı sağlayacağı görüşünde. Yaklaşık 25 yıldır sıra gecesi ekibi organizatörlüğü yaptığını belirten Mehmet Sarıdoğan, üniversite bünyesinde konservatuar bölümü kurulmasını son derece önemli bir gelişme olarak gördüklerini söyledi. Konservatuarın da katkısıyla bölgede daha çok müzisyenin yetişeceğine inandığını ifade eden Sarıdoğan; "Sektöre alttan gelen müzik eğitimli sanatçılar fayda sağlar. Bizim ekipte müzik eğitimi alan arkadaşlar var, ancak konservatuar olsa daha faydalı olur. Devlet sanatçısı yetişir, Urfa müziği daha iyi öğrenilir" dedi. Sıra gecesi ustalarından Mehmet Öztürk de 20 yıldır müzikle iç içe olduğunu belirtti.
Piyasada çok sayıda ekibin bulunduğunu ve kontrol edilemeyecek bir durumun oluştuğunu anlatan Öztürk, artık bilimsel olan değerlerin kabul gördüğünü vurgulayarak; "Şimdiye kadar ki ekiplerin çoğunluğu ‘alaylı‘ dediğimiz müzisyenlerden oluşuyordu. Mektepli olan çok az sayıda ekip var. Sertifika tabii ki önemli, keşke biz de sertifikalı olsaydık ama şu anda değiliz, bundan sonra olursa biz de seviniriz" diye konuştu.





