Aile çocuğu arkadaşlarıyla hediyeleşmesi için teşvik etmeli ve bunun güzel bir davranış olduğunu ifade etmelidir. Aile bireyleri kendi aralarında yardımlaşmalı ve çocuğa örnek olmalıdırlar.
Bazen ebeveynler, ailede yaşanan sorunların farkına varamayabiliyor. Bireyler birbirlerinden uzaklaşıyor, çocuklar odalarına çekiliyor, anne baba ise iki yabancı gibi aynı ortamda yaşamlarını sürdürüyorlar. Sorunun farkında olmayan aileler, bir süre sonra çözülmeye ve dağılmaya başlıyor.
YOLUNDA GİTMEYEN BİR ŞEYLER VARSA
Eşleri birbirine bağlayan sevgi ve saygı yara almıştır. Aile içinde sebepsiz kavgalar küçük atışmalar olmaktadır. Çalışmalar sık sık yaşanır ve sorunların çözümü konusunda tıkanmalar olmuştur. Eşler sevgi, şefkat ve merhamet duyguları zayıflamıştır ve küçük bir şeyde öfke patlaması yaşarlar. Aile bireyleri evdeki kurallara uyum sağlamazlar.
Eşlerden biri kendisini izole eder ve suskunuğu tercih eder. Aile içinde paylaşım alanları daralır ve eşler evden uzaklaşmaya çalışırlar.
Aile bireyleri psikolojik olarak zayıf düşerler ve yardım almaya ihtiyaç duyabilirler. Sorunlar gittikçe büyür ve aile dağılmaya doğru gider.
ÇOCUKLARA PAYLAŞMAYI ÖĞRETİN
Aileler çocuklar daha doğmadan kariyer hesapları yapıyorlar. Bunun yanında çocuklar maddi olarak her türlü imkanlar hazırlanıyor, en iyi okullarda okuyorlar, en pahalı oyuncaklara sahip oluyorlar. Ancak paylaşım duyguları zayıf olduğundan arkadaşlarıyla ilişkilerinde bencil ve kendi merkezli oluyorlar. Kişiliğin temeli ailede atılır. Ailenin, çocuğun ruhen ve bedenen gelişimine katkı yapabilmesi için gereken desteği vermesi ve çocuğa yardımseverlik cömertlik ve mahlukata karşı şefkatli olmayı öğretmesi gerekir. Bütün bunlar bir istidat olarak çocuğun genetik kodlarında var ailenin bu değerleri ortaya çıkarması gerekmektedir. Aile gündelik hayatlarında ihtiyaç sahibi insanların sorunları için çözüm aramalı ve bunun gerekliliğini çocukla paylaşmalıdır.
Aile yardım faaliyetlerine çocuğu da katmalı ve ona yaşantısal olarak da yardımlaşmayı öğretmelidirler.
Aile çocuğu arkadaşlarıyla hediyeleşmesi için teşvik etmeli ve bunun güzel bir davranış olduğunu ifade etmelidir.
Aile bireyleri kendi aralarında yardımlaşmalı ve çocuğa örnek olmalıdırlar.
GELENEKLERİN ETKİSİ AZALIYOR
Günümüzde, yaşam şartlarının değişmesi ve ihtiyaçların fazlalaşması insanların hayat tarzlarını ve beklentilerini etkiledi. Artık insanlar bir kuru ekmek bir soğanla mutlu olabilirim ifadelerine yer vermiyorlar. Aksine, ne kadar lüks ve şaşalı bir hayat elde edebilirse o kadar mutlu olabileceklerine inanıyorlar. Artık geleneklerin etkisi azalıyor insanlar modern şehirlerde daha şaşalı bir hayat elde edebilmek için koşturuyorlar. Şatafatı seven insanın istekleri ve ihtiyaçları bir türlü bitmiyor.
İsteklerin ihtiyaç olup olmadığına bakmayan insanın beklentileri de yüksek. Bütün bunlar bir süre sonra mutsuzluğa ve umutsuzluğa sebep oluyor. İstediği her şeyi elde eden insan doyumsuz, mutsuz ve arayış içinde oluyor.
GERÇEKTEN İHTİYAÇ MI?
Anne abalar çocuğun istediği her şeyi almanın bir iyilik olmadığını bilmelidirler.
Satın alınacak şeyin ihtiyaç olup olmadığını dikkate almalıdırlar.
Anne babalar, çocuklarına sahip olduğumuz her şeyin belli bir emek neticesinde kazanılmış olduğunu ifade etmelidirler.
Aile çocuğa, kimi zaman pek çok şeye sahip olabileceğini kimi zaman da yoksun kalabileceğini anlatmalıdırlar.
Aile evde olduğu gibi dışarıda da insanlarla ilişkilerini sürdürüp sosyal hadiselere duyarlı olduğu sürece, çocukta biz bilinci gelişecektir.
BÜYÜK BİR AHENK VARDIR
Allah varlık alemini büyük bir ahenk ve uyum içinde yaratmıştır. Bu örgü içinde varlık alemi sürekli devam eden bir dayanışma içindedir. Hayvanlar aleminde dahi bu dayanışmanın örneklerini görebiliriz. Mesela, labrus balığı karnındaki yüzgeçlerle hemen yanındaki balığa dokunur o da solungaç kapaklarını açar, temizlikçi balığın yaklaşması için yüzgeç ve solungaçlarını açar. Temizlikçi balık hemen işe girişir ve temizlik işlerine başlar. Bunun gibi, küçük su kaynaklarında yaşayan Neon balığı ve bazı karidesler de bir kürdan gibi, diğer balıklara hizmet verirler. Kimi deniz kastenelerinin aralarında küçük balıklar yaşar. Bu balıklar düşmandan korunmak için burayı tercih ederler. Karşılığında ise, deniz kestanesinin dikenli tenini temizlerler.
Bir arada yaşayan hayvanlar vardır, doğada bu hayvanlar birbirlerinden güç alırlar ve yardımlaşırlar. Bütün bunlar içgüdüseldir. Hayvanlar içgüdüsel olarak evrendeki bu uyuma ayak uydururlar ve dayanışma ağı oluştururlar.



